E. A. Wallis Budge’un Babil Yaratılış Efsaneleri adlı çalışması, yalnızca antik bir mitler derlemesi değil; aynı zamanda modern insanın, kendi köken anlatılarına dışarıdan bakabilmesini sağlayan bir aynadır.
Kitapta anlatılan yaratılış, masum bir başlangıç hikâyesi olmaktan ziyade, güç, kaos ve düzen arasındaki gerilimin mitolojik ifadesidir.
Budge’un sunduğu Babil yaratılış anlatıları, özellikle Enûma Eliš, evrenin sevgiyle değil çatışmayla kurulduğunu söyler.
Kaos tanrıçası Tiamat’ın parçalanarak kozmosun inşa edilmesi, Babil düşüncesinde düzenin bedelsiz olmadığını açıkça ortaya koyar.
Bu bakış açısı, günümüz dünyasında “düzen” adına yapılan fedakârlıkları düşündüğümüzde şaşırtıcı derecede tanıdık gelir.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, yaratılışın ahlaki değil politik bir mesele olarak ele alınmasıdır.
Marduk’un tanrıların lideri oluşu, onun “en bilge” ya da “en merhametli” olmasından değil, en güçlü ve en etkili olan olmasıyla ilgilidir.
Yaratılış miti burada açık bir mesaj taşır: Evren, iktidarı elinde tutanın hikâyesiyle anlam kazanır. Bu yönüyle Babil mitolojisi, modern ideolojilerden daha naif değil, belki de daha açıktır.
Budge’un çalışması, bugün için bilimsel açıdan eksik ve yer yer sorunlu kabul edilse de, metinleri neredeyse ham hâliyle okura sunması bakımından değerlidir. Çevirilerin dili zaman zaman arkaik ve romantik olsa da, bu durum metnin düşünsel sertliğini yumuşatmaz. Aksine, anlatının mitolojik ağırlığını daha da görünür kılar.
Yine de kitabın, modern Assirioloji çalışmalarıyla birlikte okunması gerektiği açıktır; Budge bir başlangıçtır, nihai durak değil.
Bu kitabı okurken insan ister istemez kutsal metinlerle karşılaştırma yapar. Yaratılışın sudan başlaması, insanın hizmetkâr olarak tasarlanması, tanrısal düzenin merkezinde