JANE AUSTEN – EMMA ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
Jane Austen, “Emma” isimli romanını 1815 yılında tamamlamıştır. Yazar bu romanında; döneminin görgü kurallarına, evliliğe, toplumsal cinsiyete, kadın erkek ilişkisine ve sınıf farklılıklarına bir kadın gözüyle bakar ve tasvir eder.
Roman İngiltere’ de bulunan Highbury isimli bir kasabada geçer. Kitaba ismini veren “Emma” kitabın ana karakteridir ve olaylar Emma üzerinden gelişir. Yazar kitabın başlangıcını da Emma Woodhouse’ u tanıtarak başlar. “Emma Woodhouse, güzel, zeki, varlıklı bir kızdı. Rahat bir evi, iyimser bir yaradılışı vardı. Böylece dünyanın en büyük nimetlerine sahip sayılırdı; ömrünün şu ilk yirmi yılında pek az sıkıntı, üzüntü çekmişti” (AUSTEN, 2019, s. 9).
Hayatında kayda değer bir sıkıntı görmeyen Emma, mürebbiyesi ve aile dostu Miss Taylor’ un evlenip başka bir eve taşınmasıyla birlikte babasıyla tek başına kalarak hayatında bir boşluk hisseder ve yalnızlaşır. Yalnızlık hissini, Harriet isimli düşük tabakadan bir kız ile tanıştıktan sonra gidermeye çalışır. Harriet’ i kanatları altına alıp kollayarak hayatındaki boşluğu doldurmaya çalışır. Harriet’ i yüksek çevrelere sokmaya çalışır ve onu kendi deyimiyle “güzel bir kısmetle” evlendirmek ister fakat çöpçatanlık konusunda kendine fazlaca güvenen Emma istediğini elde edemez. Harriet’ i kasabanın genç papazı Mr. Elton ile tanıştırır fakat kızın o sıralarda hoşlandığı biri vardır. Emma, kızı sevdiğinden soğutmak ve Mr. Elton’ a yakınlaştırmak için Mr. Elton’ u övgülere boğar. Nitekim bir gün Harriet Mr. Elton’ a âşık olur fakat Mr. Elton’ un asıl âşık olduğu kişi Emma’ dir. Her şeyi eline yüzünü bulaştıran Emma için bundan sonra sıkıntılı günler ve olaylar başlayıp devam eder. Ana karakter Emma’ nın kendine duyduğu bu aşırı özgüven olayların asıl iç yüzünü