Parmak uçlarına basa basa çekilip gidiyordu gece. Sanki yorgunluk çıkarmıştı, kanaatkardı, bu kadarı yeterdi ona. Uzak, hafif sesler duyuluyordu. Bir göçmen kuş, rüya görüyordu belki, belki bitkiler büyüyordu.
KÖR BAYKUŞ
"Yazık, gençliğin defteri dürüldü gitti!
Hayatın o taze baharı güz oldu gitti!
Adına gençlik denilen şey var ya,
Anlamadım ki; ne zaman geldi, ne zaman gitti!?"
"Şarap testimi kırdın be Tanrım!
İşret kapısını kapadın yüzüme be Tanrım!
Ben şarap içiyorum, sen dağıtıyorsun.
Tövbe tövbe; sarhoş musun nesin be Tanrım!"