Ayşe Özkurt

Ayşe Özkurt
Türk Dili ve Edebiyatı ,Türkçe öğretmeni.Artık yerini gençlere bıraktı
lisans
Manavgat
okumak iptiladır,müptelalara salam olsun
474 okur puanı
Mart 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Ambalaj kültürünün göbeğinde yaşıyoruz. Evlilik sözleşmesi aşktan daha önemli, cenaze ölümden, elbise bedenden, ayin tanrıdan daha önemli.” Biz Hayır Diyoruz | Eduardo Galeano
Yaşadığınız hayatı yüzünüze çarpacak bir eser!
9/10
·88 syf.··
2024 94. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2024 10:38
Bitti. İncecik hacmiyle bütün yaşamamımı sorgulamaya itti. Ve ben, elimde yer bile kaplamayan bu kitabın ruhumda bu kadar yer edineceğini tahmin dahi edemezdim. "Ya bütün hayatım, yaşadığım bilinçli hayat gerçekten gerektiği gibi değil idiyse?" Okuduklarınız bir hayal ürünü değil, Tolstoy'un kendisiyle girdiği iç hesaplaşma sonucu geçirdiği bunalımın ardından kaleminden dökülenler. Hani der ya Mehmet Âkif Ersoy, "Hayır, hayal ile yoktur benim alışverişim, İnan ki her ne demişsem görüp de söylemişim." Ne varsa ruhunda, onu yansıtmış kağıda. Öyle bir yansıtma ki okurken kendi hayatınız film şeridi gibi geçiyor gözlerinizin önünden. Ve ne yazık ki büyük oranda onunla aynı yanlışlara düştüğünüzü görüyor, hayatınızı yeniden değerlendirmek üzere masaya yatırıyorsunuz. "Geç olmadan." "Hayat, çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona, en korkunç ıstıraba doğru tepetaklak inmektir: Ben de iniyorum." Franz Kafka'nın Gregor Samsa'sını bilir misiniz? Hayatını içinde yaşadığı sistem uğruna feda eden, işinde patronunun evinde ailesinin işine yaradığı sürece hiçbir problem olmadan yaşayıp giden bir kahraman... Ve bir sabah uyandığında kendini bir böceğe dönüşmüş olarak bulur, tıpkı her şey yolunda giderken bir gün kendini hasta olarak bulan İvan İlyiç gibi! Nasıl Samsa böceğe dönüşünce işleyen çark duruyor, ailesi ve işi için önemsiz bir hale geliyor, kendisinden vazgeçiliyorsa İvan İlyiç de hasta olunca onunla işleyen çark duracaktır. "Gün gelir anlar ki insan yaşadığı her şey bir yalandır." Onun sonu da Samsa gibi mi olur dersiniz? "Allah rızası için bırakın beni de rahat öleyim." Hayatın sizden beklediği, gerektiği gibi mi yaşıyorsunuz yoksa mutlu olmak için mi? Bu öyle bir soru ki ölüm yaklaştığında ya huzur duyacaksınız ya artık çok geç kalınmış bir pişmanlık... Ve eminim
Edebiyat
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Can Yayınları · 202061,1bin okunma
9/10
·197 syf.·
2018 107. kitabı
“Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf SUS OTUR DİNLE GEZME GİYME YAPMA İSTEME SEVME BAKMA . . . Eeee nefes alayım mı?? Gelin size bir hikâye anlatayım. “Bir gün, bir baba ve oğlu geziye çıkarlar, hava yağışlıdır. Baba, direksiyon hakimiyetini kaybeder ve kaza yaparlar. Baba, kan revan içindeki oğlunu kucakladığı gibi hastaneye götürür ve çocuğu hemen ameliyata alırlar. Cerrah gelir önlüğünü giyer, eldivenini takar tam çocuğun üstüne eğilirken ; “Ben bu ameliyatı yapamam der, bu benim oğlum.” Ne oldu, mantık hatası mı arıyorsun ? Kadının aldattığı falan da gelmiştir belki aklına. Yoo olay gayet açık, cerrah aslında çocuğun annesidir. Bu hikayeyi yazmamdaki amaç sonucu bulmanız değil. Belli bir mevkideki birinden bahsedilince aklınıza ilk kimin geldiği. Ve sonuç tabii ki erkek.. Halbuki hizmetçi-temizlikçi desem aklına direkt kadın gelirdi değil mi? Mesela Jetgiller çizgi dizisine bakın. Ordaki robot bile (hizmetçi bu arada) kadın şeklinde çizilmiş. Robot bile erkek şeklinde çizilmeye layık görülmemiş. Çizgi dizi bile olsa mazallah erkeğe zeval gelir. Neden ? Çünkü erkeğin görevi değil bunlar kadının görevi. Çünkü kadın dünyaya erkeğin ve dahi tüm ailenin temizliğini yapmak, kusursuz bir hizmette bulunmak, evlenene kadar baba-abi-kardeş evlendikten sonra koca-kocanın ailesi-çocuklarının hizmetini yapmak, ne koşulda olursa olsun erkek kahrı çektiği halde susmak, erkek boyunduruğu altında yaşamak için dünyaya gelmiştir. “Kadın fikir üretmek için değil, süt ve gözyaşı üretmek için doğuyor; hayatı yaşamak için değil, yarı kapalı pencerelerin ardından seyretmek için doğuyor.” Syf:39 Ha ama şöyle bir şey var. Yönetici, müdür, ceo, başhekim, başkan vs dediğimde aklına ilk ne gelir
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,664 okunma
Halimi anlatacak halim kalmadı. /5 okura yazarından hediye!
Puan vermedi·92 syf.··
2024 89. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 21:09
"Bin yıl yaşamışçasına yorgunum." Hiç böyle hissettiğiniz oluyor mu? Öyle bir yorgunluk ki 21. yüzyıl ile baş etmenin sancılarını barındırıyor içinde. Terapi diye kitaplara koşuyor, ruhunuzu yerle bir eden dizelerle bir darbe de oradan yiyorsunuz. Zülfü Livaneli'nin "harese"si gibi, okudukça kanıyor, kanadıkça okuyorsunuz. "... tutunmaya çalışıyoruz savrulan yaprağa, sokaktaki köpeğe, gökteki maviliğe, gülümseyen bir çocuğa." Tutunduğu dallar bir bir kopan insan nasıl tutunursa, öyle. Oğuz Atay'ın "Tutunamayanlar" kabilesindeniz belki de. Ama dilimizde hep bir umut türküsü, çok sevdiğim bir şair misali: "Kar yağmış dağlara, bozulmamış ütüsü." "Güzel günler mi? Hiç sanmıyorum ama Görürüz belki." Görür müyüz sahi? Ama beklemek de güzel değil mi? Bir kitapta okumuştum: "Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz." Belki de o uyumsuzluk dönemindeyiz ve uyum çok yakın. Ahenge doğru rotamız, kim bilir... "Bitip tükenmeyen yoldan usandım." Şairin kimi şiirleri bir halk türküsü gibi, yer yer Neşet Ertaş dinler gibi hissettim kendimi yer yer Ender Balkır'ın sesinden, "Yollar seni gide gide usandım." youtu.be/OkNXzukLrNM?si=... "Ben de seni bir vefalı yar sandım..." Nerelere gittik yine. Biz dize okumayagörelim, bir türkü dinlemeyegörelim yeter ki... Hâlimizi anlatacak hâl, bizi dinleyecek insan kalmadı. Haklı şair, hiçbir şeye yaramıyor sevgisiz dünya. "Her şeyi düzelteceğim diye koşmaktan yoruldum." Kim diyebilir şimdi "bu dize beni anlatmıyor," diye. Yorulmadık mı? Ve bazı şeyler ne kadar çaba gösterirsen göster düzelmiyor.
Şiir
Kırık Düşler ve UmutUmut Furkan Çakır · Odessa Yayınevi · 20241,035 okunma