İçinde yaşadığımız modern dönemde taşıdığımız kusursuzluk saplantısı, kuşkusuz olarak büyük ölçüde sosyal medya uygulamalarının yaygın kullanımından kaynaklanır. Fakat bence, sözü geçen uygulamaları kapatırsak bu saplantıın ortadan kaybollacağını düşünmek bir hatadır. Çünkü böyle bir durumda, sürekli olarak bizim dikkate ve harcama alışkanlığımıza ihtiyaç duyan ekonomimiz, kendimizden kuşku duymamızı ve daha fazlasını istememiz sağlamanı başka bir yolunu bulacaktır. Yani bir hastalığı, yalnızca semptomlarını gidererek tedavi etmek mümkün değildir. Burada akla gelen soru, sosyal medyanın onun zararlı ve fırsatçı yönlerinden kaçınacak şekilde nasıl kullanılabileceğidir.
"Jean Louise düşünebilseydi,o günkü olayları zaman kadar eski,durup durup yinelenen bir öykü olarak değerlendirip,belki de olacakları önleyebilirdi:Onu ilgilendiren bölüm iki yüzyıl önce başlamış,modern tarihin en kanlı savaşının ve en insafsız barışının yok edemediği,gururlu bir toplumda sahnelenmişti;şimdiyse başa sarıyor,hiçbir savaşın ve hiçbir barışın kurtaramayacağı bir uygarlığın alacakaranlığında,dışa kapalı bir arazide yeniden sahnelenmek üzere geri dönüyordu. Öngörüsü olsaydı,fazlasıyla seçici,yalıtılmış dünyasının bariyerlerini delebilseydi,ömrü boyunca onda bir kusur bulunduğunu,kendisinin de en yakınlarının da fark edemediği,ihmal ettiği bir göz bozukluğu olduğunu keşfedebilirdi:Jean Louise doğuştan renk körüydü."
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İlginç bir şekilde, bu ekransız çocukların akran grubundan dıșlanma riskiyle karşı karșıya oldukları sık sık duyulmaktadır. Bu nedenle, çocuklarımizi bu "ortak kültür"den ve sosyal ağlar gibi modern iletişim araçlarina erişimden mahrum bırakmak tehlikeli olacaktır, Bu masala iki nokta da itiraz edilebilir: İlk olarak, bugüne kadar hiçbir çalşma, eğlence amaçlı ekranlara erişimi olmayan çocuklarda sosyal, duygusal,bilişsel veya akademik zarar bildirmemiştir. ikincisi, çelişkili veriler olmasına rağmen"çok sayıda araştırma, rapor, meta-analiz ve inceleme, harika siber-eğlence dünyasında en az zaman harcayan ergenlik öncesi dönemdeki çocukların ve ergenlerin aynı zamanda en başarılı kişiler olduğunu ortaya koymuştur.Sonuç: Çocuklarimız eğlence ekranları olmadan da yapabilirler; bu yoksunluk onlarin duygusal dengelerini veya sosyal bütünleşmelerini tehlikeye atmamaktadır. Tam tersine!
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Felsefe tarihini okumak, insanın kendini okuması, belki de kendine yer bulma uğraşıdır. Yoksa kendinden uzak bir dünyanın varlıklarını tanımak ya da tanımaya çalışmak anlamsızdır.
Sayfa 9 - Kesit Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Mehmed Ali Osmanlı sultanı tarafından sadık Mısır valisi olarak tayin edilmiş olmasına rağmen, 1831'de efendisine düşman olacak ve oğlu İbrahim'e Suriye'ye Batı tarzında eğitilmiş bir orduyla girmesi için emir verecekti. Bölgenin bazı tarihçileri "modern çağın" başlangıcını bu yıl olarak görürler. Filistinli tarihçi Adel Manna Filistin toplumu esasen Tanzimat reformları (1839-76) dönemine kadar değişmeden kaldığı için Mısır işgalinin modernleşmenin başlangıcı olarak görülmesini yanlış bulur. 1831 yılı ayrıca Osmanlıların Bağdat'ta Memlûk rejimini alaşağı ettiği yıldır. İronik olarak, başkente uzaklığına bakılırsa Bağdat İstanbul'dan dayatılan merkezi rejime yönelik girişimleri tecrübe eden ilk Arap eyaletiydi. Bu, giderek artan biçimlerde vergilendirmenin ve asker vasıtasıyla dayatılan daha etkin bir düzenin eşlik ettiği daha güçlü bir merkezi kontrolün siyasi modernizme eşit olup olmadığı sorusunu doğuruyor.
Sayfa 171
Eğer Ortadoğu’da erken 19. yüzyılın “modern çağa” yol açan önemli bir değişim potansiyeline tanıklık ettiği konusunda bir fikir birliği varsa, Osmanlı Arap eyaletlerinde bu çağın tam ola rak ne zaman başladığı sorusu geçerliliğini hâlâ korumaktadır. Cevap büyük oranda kişinin coğrafi perspektifine bağlı. Nesiller boyunca Mısır'daki okul çağındaki çocuklar için bu sorunun cevabı 1798'de Fransızların Kahire'yi işgaliydi. Mısır'ın milliyetçi anlatısında, Batılı emperyalistler listesinde birinci sırada gelmesine ve sonraki yüz elli yıl boyunca Mısırlılara eziyet verecek olmasına rağmen Napoléon, ister Memlûk ister Osmanlı adı altında olsun Türklerin ülkede yüzyıllardır süren baskıcı idaresinin sonunu getirdi.⁶² Ülkede Fransızların çekilmesinin ardından çıkan anarşide, Mehmed Ali yüksek oranda merkezileşmiş bir Mısır ulus-devletinin doğmasına sebep olacak çeşitli tasarıları uygulamaya koyacaktı. Her ne kadar onunla ilgili tarihsel bir hüküm vermede, örneğin bir tiran mı yoksa aydınlanmış bir despot olup olmadığı konusunda farklı düşünceler olsa da, Mısır'daki çoğu insan Mehmed Ali'nin "modern Mısır'ın kurucusu" olduğu konusunda hemfikirdi.
Sayfa 169