Özge`

Özge`
@monachopsissy
“Yanıtı olmayan bir soru olarak geldim dünyaya... ve sorusu olmayan bir yanıt gibi de gidiyorum.” Hakan Günday Emil Michel Cioran Oğuz Atay #221533827
Yeraltı Dünyası
26 Haziran
1952 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
yağmura çok teşekkür ederim. bu gece yalnızca cesedime yağdı... bana bir şey olursa diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem; düşünürken üşürsem diye korktum. oturup siyah portakallar yedim, oturup korkunç kitaplar okudum. içimde bir sıkıntı gibi cinayet içimde bir sığıntı gibi telaş içimde felaket gibi bir merak hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm... şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm daha da düşersem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem; ay kıvrılırsa diye kan kıvranırsa diye can sıçrarsa ölürken bir yerlere, daha da ölürsem diye korktum seni birkaç saniye düşünürsem; sessem, sersem bir heceysem eğer seni bir kelime edersem diye korktum seni kötü bir cümlede kullanırsam adını söylerken takılırsam, yalnış telaffuz edersem, böyle bir günah işlersem tanrı affeder diye korktum. yağmura çok teşekkür ederim. bu gece yalnızca bu şiire yağdı...
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kimseden bir şey beklememen gerektiğini, öğretir sana hayat. Bir yolculuk bu ve tek başınasın. Ailen yok, arkadaşların yok, sevdiklerin yok. Seni sevenler ise hiç yok... Bir kez daha anlarsın, hayatına kim girerse girsin, yarasını göğsünün tam ortasına; bir neşter acısıyla, sana bir iz bırakır. Bir gün her şey biter. Geriye eskimiş kitaplar, eskimiş şarkılar ve yıkık dökük cümleler kalır. Geriye dönüp baktığında, iyi ki- diyebilecek kadar güçlü müsün peki? Sanmıyorum. Her yıkıntı, bir güç değildir. Her karanlığın arkasından, bir güneş doğmaz. Sen yaşarsın öylece, sessiz ama yine kendini bildiğin o sakin yerde. Gücüme güç katmak, karanlığın içinde ışık aramak seni tatmin etmiyor artık. Çünkü eskisi kadar hiçbir şey avutmuyor seni ama yaşıyorsun işte. Söver gibi, sever gibi... Bazı şeylerin bittiği o yerdeyim ben hâlâ, ne bir adım atmaya mecalim kalmış ne de geriye dönüp bakacak gücüm. Kendi kendime savaştığım bu yerde bekliyorum. Yorgunum... uzun zamandan beri yorgunum... Yıkılmış bir enkazın altında hissediyorum kendimi, üzerime tuğla atan herkesin, hayatın da canı sağolsun diyorum. — Özge`youtu.be/p1Wpp_vkIJIopen.spotify.com/track/75qBv3kRq...
Bir gece yarısı, bir düşünce sardı zihnimi. Saçlarımı gözlerimin önünden çektim, pencereyi açıp hava almak istedim. Aldığım nefes, ilk defa canımı yaktı. Ya da belki daha öncede yakmıştı ama ben yeni farkına vardım ya da kim bilir, bazı şeylerin üzerini örterek gülüp geçtim. Hep olduğu gibi... Yüzüme hafif esen rüzgarın fısıltısı, Tanrı'nın sesi gibiydi. Göğe baktım, yıldızları izledim. Seslendim, Tanrı'ya duymadı. Var mıydı? yoksa gerçekten onu aramayı, aramak kendime edindiğim bir görev miydi? bilmiyorum. Pencereyi kapattım, oda yine her zaman ki gibi zifiri karanlıktı. Oturdum, eski ama kendinden bir türlü vazgeçemeyen koltuğuma. Bir sigara yaktım... Deminden beri, düşünmek istemediğim o düşünce yine yakaladı beni. Basit gibi görünen ama her düşündüğüm de, kendimi bir çıkmaz sokakta bulduğum o karanlık düşüncenin içinde buldum kendimi. Sigarayı yavaş yavaş içerken, "Hiçbir yere ait olamadığımı" düşündüm. Yüreğim kime değse, yaktıklarını ve ellerimi kime uzatsam, tutamadıklarını gördüm. Aslında kimseden bir beklentim yoktu. Çünkü ben uzun zamandan beri yalnız bir insanım, bunu bir şikayet olarak görmekten ziyade; o yalnızlığın içinde, bir ışık aramaktı niyetim... Işık mıydı sahiden? Ondan bile emin değilim. Sonra insan bir kez daha anlıyor, hayatımda korkarak adım attığım ve kendime engeller olduğum her adımda; "Ben kimseye ait değildim." diyor içimde ki ses. Hakan Günday der ya; "Hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım, her yere aitmiş gibi davranırlar." tam olarak meselem buydu. Her yere aitmiş gibi davrandım ama en çok kendimi çürüttüm kendi dünyamda. Omuzlarıma yüklediğim ağırlığın, sorumlusu bendim aslında. İnsanların arasından kimseye çarpmadan geçerken, onların bana çarpmasına ben izin vermişim. Bir savaşın ortasında, yıkıntıların arasında kendimi buluyorsam
Bazı alıntılar seni sarsıntıya uğratır.
Ben zaten daima her şey ve herkes tarafından sarsılmaya, her şey ve herkes konusunda kendime zararlı olacak şekilde derin düşün­celere dalmaya müsaitmişim.