Sanatçılar serisine devam ederken, kronolojik ilerlediğimden, 19. yüzyıl sanatçıları ve empresyonistleri sırayla okuduğumu fark edip, Dost Kitabevi’nden aldığım “kültür kitaplığı” serisindeki “Empresyonizm”i okumanın tam vakti diye düşündüm.
1859 Salon’u, sanat tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Delacroix’nın, Bouguereau gibi ünlü ve nice isimler sergidedir. Pissarro, Degas, Manet, Fantin-Latour, Whistler, Monet ve Renior’ın Paris’e ayak bastıkları yoldur aynı zamanda. Sanatçıların kendini göstermesi aşına büyük şans olan Salon Sergileri’nse yer bulabilmek, sefaletten ve tanınmanın anahtarıdır bir nevi. İsviçreli ressam C. Gabriel Gleyre’in atölyesinde; Renoir, Sisley, Monet ve Bazille birbiriyle tanışırlar. 1863’te ikinci Salon Sergisi’ne jüriden reddedilen çalışmaların sayısı oldukça fazla olunca, imparatorluk Reddedilenler Salonu, resmî salonla aynı günde, 15 Mayıs 1963’te kapılarını açar. Henüz bir araya gelmemiş olan “empresyonistlerin” çalışmalarını göstermek için fırsattır. Sergide, Manet’nin “Kırda Öğle Yemeği” (1963) isimli eseri skandal ve çokça eleştiriye maruz kalır. Empresyonistler, modern resmin temsilcisi olmasına rağmen, tarihsel resim ve natürmort (ölüdoğa) resmetmekten vazgeçmez, özellikle Renoir’in Ingres sevdası ve Manet’nin Goya ve İspanyol resim tekniğini benimsemesi. Kitap, “Nü” konusuna da açıklık getiriyor ve Renoir için itinayla yerini korur. Gruba, sonra dahil olan Berthe Morisot, Manet’nin aynı zamanda “Balkon” eserindeki figürlerden biridir.
Emperyalistlerin gelişimini anlatmak, inanılmaz uzun süreceğinden ve yazacak yer olmadığından kısa keseceğim. Toplamda, sekiz defa salon sergilerine katıldı “izlenimciler”. Bu grubun ilk sergisi 1874’te açıldı. Sanat eleştirmeni, Louis Leroy, Monet’nin “İzlenim: Doğan Güneş” isimli eserinin