Boş bulundum.. Not edilsin..
Boş bulundum bir kez, ve size görünüşte iyi bakılmasını, üstad Mong'un önerdiği ilkelerden üstün tuttum. Ama bu körlüğüm, pahalıya patladı. İnsanı insan kılanın toz bezi değil, fakat kişilik olduğunu geç anladım.
Sel Yayınları / Epub·Kitabı okudu
Alıntı
"Yapıyorlar, ama ne yaptıklarının bilincinde değiller, birtakım alışkanlıklar edinmişler, ama bunun nedenini bilmiyorlar; ömürleri boyunca dolaşıp durdukları halde yollarını bulamıyorlar: Kitleden ayrılamayan, koyun gibi onun peşinden gidenler için doğaldır bunların tümü." Mong
Sayfa 123
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mong'un şu sözlerini unutmuş olmamdır: 'Yapıyorlar, ama ne yaptıklarının bilincinde değiller, birtakım alışkanlıklar edinmişler, ama bunu nedenini bilmiyorlar; ömürleri boyunca dolaşıp durdukları halde yollarını bulamıyorlar: kitleden ayrılamayan, koyun gibi onun peşinden gidenler için doğaldır bunların tümü'
Türkmen Adı ve İlk Dönemleri Cahen'e göre Türkmen kelimesi, göçebe Müslüman Türkleri, bir yandan yerleşik Türklerden, bir yandan da göçebe ama Müslümanlığı kabul etmiş Türklerden ayıran bir deyim olarak kullanılmıştır. Oğuz-Türkmen ikiliği hususunda Köymen de yerleşik Oğuzlar ile göçebe Oğuzlar arasında ayırım yapmakta, “Türkmenleri göçebe Türkler kategorisine” koymaktadır. Kaşgarlı Mahmud ise, Türkmen adını Oğuzlara vermektedir. Onun “Oğuzlar bir Türk boyudur. Oğuzlar Türkmendirler. Bunlar 22 bölüktür. İki boy olan Halaçlar bunlardan ayrılmışlardır” şeklindeki ifadesi Oğuz-Türkmen ayniliğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Kaşgarlı, Türkmen adının onlara “Zülkarneyn” tarafından “Türk-Mânend” (Türk’e benzeyen) şeklinde verildiagliğini kaydetmektedir. Aynı şekilde el-Birunî, Türkmen’i, “Türk” ve Farsça’da “benzer” anlamına gelen “manend” kelimesinin terkibi ile izah ederek “Türk’e benzer” anlamını vermek istemiştir. İslam dünyasında İslama giren Türk zümrelerine “Türk-Mânend” denildiği ve buradan “Türkmen” adının türediği şeklindeki izah tarzı daha çok kabul görmüştür. Kaşgarlı Mahmud, XI. yüzyılda sadece Oğuz boylarından meydana gelen Türkmen teşekküllerini kaydetmekte, hatta onların da kendi içlerinde “dedelerinin isimlerini alan” irili ufaklı oymaklara ayrıldığını bildirmektedir. Öte yandan bazı tarihçilere göre ise, Oğuzların, XIII. yüzyıla kadar kendilerini Türkmen diye isimlendirmemelerinin nedeni, konar-göçer-yerleşik farkından kaynaklandığı ve Türkmenlerin burada, konar-göçer hayatı temsil ettikleri şeklinde ifade edilmektedir. Ebu’l-Gazi, Türkmen adının Farslar tarafından verildiğini, fakat cahil halkın “mânend” kelimesini telaffuz edememesi yüzünden “Türk-men” şekline dönüştüğünü bildirmektedir. Ayrıca bu adın “Türk-i iman” kelimelerinin birleşmesi
Sayfa 56 - İdeal Kültür Yayıncılık Ders Kitapları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Yunsan'a yiğitçe bir ölüm bahşedildi. İmparatorun, daha doğrusu Chong Mong-ju'nun habercisi zehir kabıyla geldiğinde, zindancısıyla satranç oynuyordu. "Bekle bir dakika," dedi Yunsan. "Bir adamı satranç oyununun ortasında rahatsız etmekten daha kibarca davranmalısın. Oyun bittiğinde derhal içeceğim." Ve haberci beklerken Yunsan oyunu kazanarak bitirdi, arkasından da kaptakini tepesine dikti.
Sayfa 207·Kitabı okuyor
Alıntı
- Kısa bir süre sonra, küçük Mong içsel yaşamını saklı tutmayı ve insanları kandırmak için dış dünyaya karşı bir maske takmayı öğrendi. İçsel ve dışsal yaşamı arasındaki bu savaş Mong’da yıllarca süren kronik baş ağrılarına sebep oldu. Ta ki pekâlâ da deli olunabileceğine karar verene kadar. Baş ağrısız bir delilik, baş ağrılı bir normallikten daha iyiydi. - Ve Mong, sadece yetişmelerinin bir sonucu olan tüm dışsal farklılıklarına rağmen insanları birbirlerine birleştiren şeyi aramaya devam etti. - Onun etrafındaki insanlar canlı renkleri severdi ve Mong’da buna değer verirdi. O ise kalbinin derinliklerinde siyahı bulurdu. “Siyah kendi başına bir renk değil fakat bütün renklerin anası, onlar siyah içine sığınabilirler ve görünmez olabilirler. Ve gece siyah onları salıverir.”