Ama düşünülecek olursa, neyin iyi olduğunu, neyin olmadığını kim söyleyebilir ki? İşte bu yüzden, mutlu olma fırsatı yakaladığınızda dört elle sarılın ve diğer insanlar hakkında çok endişelenmeyin. Kendi deneyimimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim: Hayatta böylesine fırsatlar insanın karşısına iki ya da üç kez çıkar ve eğer kaçırırsanız yaşam boyu pişmanlık duyarsınız.
Elbette hayat ara sıra beni de korkutur. Ama korku, yapmam gerekeni engellemez. Olanaklarımı sonuna dek, yüzde yüz kullanmak istiyorum. İstediğimi alacağım, istemediğimi bırakacağım. Hayatımı böyle yaşamak istiyorum, eğer işler kötü giderse o zaman durup düşünürüm. Adaletsiz bir dünya aynı zamanda, tersinden bakıldığında, olanakları ta sonuna kadar kullanabilmene imkan sağlıyor.
Herkes kendi çapında mutlu görünüyordu. Gerçekten mutlu muydular, yoksa sadece bu izlenimi mi veriyorlardı bilemiyordum. Ama bir şey varsa, eylül sonunun bu güzel ikindisinde herkes mutlu gözüküyordu. İçimi tanıdık olmayan bir yalnızlık duygusu kapladı, çünkü bu görüntünün dışındaki tek kişi benmişim gibi hissediyordum.
“Ben zaten kızdığımı nadiren belli ederim.Teessürümü de hiç göstermem.Herkes beni keyfi yerinde,daima gülen biri sanır.İşte bunun için yazılarım çok dertlidir.Hayatımda gösteremediğim teessürümü yazılarımda gösteriyorum.”