Istırabına sabırla katlanırdı,çünkü nedenini başkalarında değil,kendinde arardı.Sevinçleri de yoldan çiçek toplar gibi koparır ve daha solmadan atardı; böylece her zevkin dibindeki acı tortuyu tatmazdı.
Bazen öyle dakikalar oluyor ki tek başıma kalmaktan,tek başıma hüzünlenip tek başıma kesintisiz kederlenmekten mutlu oluyorum ve böyle hallerim gitgide sıklaşıyor artık. Hatıralarımın açıklanamayan bir yanı var,beni dizginsizce çekiyor,öyle güçlü çekiyor ki birkaç saat çevremdeki her şeye karşı duygusuz kalıp her şeyi,gerçek her şeyi unutuyorum.
İnsanlar için umutsuzluk denilen şey imkansızdır. İnsanlar genellikle umutla kandırılır;ama aynı zamanda "umutsuzluk" kavramıyla da aynı şekilde kandırılırlar. Bunu açıkça ifade edeyim. İnsanoğlu mutsuzluğun derinliklerine düştüğünde bile birazcık bir umut ışığını el yordamıyla arayıp durur.
Kim için yaşayabilirim,hangi gaye için? Neyi arayacağım? Ne için savaşacağım? Neyin rüyasını göreceğim? Hayatın çiçekleri döküldü,sade dikenleri kaldı.