Umuda meydan okuma
Havada asılı kalan o mor çubuklar, sadece yerçekimine değil, umudumuza da meydan okumuştu. Ve o oklar geri döndüğünde, yere düşen sadece Leo veya avcılar değildi; bizim 'kazanma' inancımızdı.
“Bize dargın mısın ey ana toprağı? Seni çiğneyip geçen ayakların, seni yaralayıp, tırnaklayıp telvis eden haydut ellerin, senin kemiklerini kemiren hainlerin seyyiatını bu mert, bu bigünah nesilden sorma! Ey, mavi dalgalar içinde uyuyan ana toprağı! Cibalinin nazlı hututu, mor gölgeleri, afakın rüyamsı, tülümsü sisleri, semanın pembe, inci seherleri, bulutlarının dilber, nazenin renk yığınlarıyla bizi yetim bırakıp hangi yabancı arzulara doğru kayıyorsun?”
Atlas Kitabevi·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aslında hiçbirimizin uzak olmadığı hikâyeler değil mi bu çocuk gelinler? Maalesef ki bu hikâyeler neşeli çocuk hikâyeleri değil. Çoğumuzun annesi, anneannesi, babaannesi... Çocuklukları içlerine bastırılarak söylenen, "Ağ elime mor gınalar yaktılar." türküleriyle içimize kalıp olarak yerleştirilen, diğer yandan "Bir yârim var on üç on dört yaşında." sözleriyle çirkin, anlaşılmaz ve uydurma ahlaklı anlayışın hâkim olduğu türküler..
Sayfa 30 - Yediveren Yayınları·Kitabı okudu
Roman
“Etrafındaki bütün vak’alar ve manzaralar hareket halindeki muazzam bir panoramadan başka bir şey değildi. Bazısı ağlatır, bazısı güldürür, bazısını sever, bazısından nefret ederdi. Küçük kız için belki hayatın hakiki manası bu idi.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
Alıntı
Kadınlar doğal güzel görünmüyor muydu? İllaki güzel kıyafetler,makyajlı,saçları yapılmış mı olmak zorundaydı?
Sayfa 31·Kitabı okudu
bir uzun havadır munzur mor bir katar gibi düzülüp gider saz çalar akşamları pir sultan göçmenleri gönlümün terazisi bozulup gider