Şehirden ormana kaçan adamın hikayesini anlatıyor. 3 kitaplık seri bir hikaye, bu ilk kitabı.
İnsan çoğu zaman kalabalıkta yalnız kalmak ister, ama tek başına bir odada olsa bile düşüncelerini kendisine bile çeviremez. İşte bu böyle hissederken kalabalıktan uzaklaşıp kendini ormanda özgürleştiren ve geyik bir arkadaş edinen bir adamın hikayesi.
Sanırım hepimizde biraz Doplerlik var..
"Yanılıyorsun, orman sakin ve dostanedir. Denizin sağı solu belli olmaz. Bir de dağın. Ama ormanın sağı solu bellidir ve başka
her yerden daha az kafa karıştırır. Denize, doğaya ve insana hiçbir
şekilde güvenilmezken, yaşamını ormanın ellerine hiç tereddütsüz bırakabilirsin çünkü orman dinler ve anlar. Orman yıkmaz, yeniden
kurar ve her şeyin büyümesine izin verir.
Orman her şeyi
anlar, her şeyi kucaklar" diyorum.
Yazarı, genetik kod hafızamızın, kolektif alt hafızamızın ve bireysel alt hafızamızın hayatımızı nasıl etkilediğini, dış ve iç uyaranların bizi nasıl etkilediğini, bilincimizin, rüyalar yardımıyla nasıl düzeltilebileceğini ve bu doğal kaynaktan nasıl faydalanabileceğimizin izini sürmeye gayret ettiğini belirtiyor.
İnsanların kendi rüyalarını psikanalitik yönden nasıl çözebileceklerini gerçek rüya yorumları üzerinden örneklendirmiş.
Rüyayı, duygu dünyamıza ait olanın açığa çıkması olarak tanımlıyor.
Tek oturuşta okuyabilecek kadar tempolu ve kısa. Ancak çok uzun bir kitap tadını verecek kadar hayal gücünü genişleten ve ilham dolu. Hatta periyodik olarak arada bir tekrar okumaktan keyif alacağım bir kitap oldu. Yazarın bu kitabı yaklaşık 50 yıl önce yazmış olması şaşırtıcı ve inanılmaz. Sunduğu kavramlar ve fikirler son yıllarda çok konuşulan konular olduğundan, o yıllarda yazılmış olması yazarın açık vizyonlu ve bilge oluşu kitabın güncel okucusunu da içine çekecektir. Özellikle 15-20 yaş aralığındaki gençlerin okuması gereken bir kitap