#tarıktufan 'ın kaleminden çıkan #roman geç dönem Yeşilçam filmi tadında. Yazar toplumun emekçi kesiminden birisi ile entellektüel kesimden birisini karşılaştırmış. Hikayeyi entellektüel kesimden gelenin üstüne kurgulanmasını beklerken, onunla geçmişini yaşıyorsunuz. Emekçi kesimden gelen kahraman ile dünü ve bugünü.
Kitaba geç dönem Yeşilçam filmi dememin sebebi ise sonunda ki belirsiz boşluk. Kapağı kapattığınız anda "sahi ya bundan sonrası?" diyebileceğiniz bir örgü var çünkü kitapta. Okuyucu merak içinde sayın yazar...
Emekçi kesimden gelen kahramanımız İshak. Anasını kaybetmiş, babasının evine üvey anne gelince sığınamayıp, babasının İstanbul'a okula getirdiği, sonra ki hayatını kendi emeği ile ören bir tipleme karakterimiz.
Entelektüel kesimden gelen ise Julide. Ana baba zengin ama onlardan kopuk, kendi hayatında olan bir ressam. İshak'ın üst komşusu.
İshak mahallenin tesisatçısıdır. Julide ise mahalleye yabancı olan, kendi dünyasında yaşayan bir bayan. Ne apartmanla ne de mahalle ile bir diyaloğu var. Komşusu İshak'la başlayan muhabbette bir musluk arızasından.
İshak hayatta kaybolmuş, iddasız kalmış biri. Hem patronun oğlu hemde yakın dostunun evli iken yaptığı bir hatayı temizlemek için Nurten'le evlenir. Nurten hamiledir. Çocuk doğar. İshak kendini sorgularken çocuğun ilk kelimeleri ile bu sorgulama biter ve aile babası olur. Hiç bir özel günü felan atlamaz. Evi ile işi arasında bir hayat kurmuştur. Ama bir gün eşinin eski sevgilisi ile tekrar görüştüğünü görünce bir kez daha yenilir. Kaçma fikrini beyninde işlerken, Julide ile tanışır. Julide'nin bir resmine getirdiği yorum, entellektüel kızımızın hayattan kopuk tarafından yakalar. Muhabbetleri derinleşirken, İshak kaçma fikrini açar ve kaçış başlar. Bu kaçışın başladığı sırada İshak'ın babasının ölüm