Hayaller kurarız bazen...
Sanki bir gün gerçek olacakmış gibi...
Kurarız işte.
Hiç olmayacak şeyleri bile düşlerken olacak zannederiz o an...
Sonra uyanırız, derin bir uykudan uyanır gibi...
İçimizde biraz hayal kırıklığı, gönlümüz kırgın...
Hem o hayalleri kurduğumuz için kendimize hem de hiç olmayacak şeyleri istediği için gönlümüze kırgınızdır...
" Ne vardı sanki sende herkes gibi Allah'ın sevdiğini sevseydin, ne vardı sanki sende hakkında hayırlı olana gönül verseydin, ne vardı sanki sende Allah'a bıraksaydın kendini, ne vardı sanki üzmeseydin ne kendini ne de Rabbini...
Ne vardı ey gönül, ne vardı sanki..
Değer miydi bunca acı çekmene, değdi mi ey gönül söyle bana? "
deriz sonra kendi kendimize.
...dünyamızdan çok defa büyük olan yıldızların"karadelik"adı verilen ve mahiyeti bilinmeyen bir yere girerek kaybolduklarını ve madde aleminden çıktıklarını göstermektedir. Bu karadeliğin çekim gücünün sonsuza yakın olduğu ifade edilmektedir.
...
Bu açıdan karadelikler, ebedi bir aleme geçiş kapısı olarak değerlendirilebilmektedir.