Mrs Reader

Mrs Reader
@mrsreader
Çok okuyan, çok düşünen, biraz da yazan biri ... Bu sayfada iç sesim konuşur...
43 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·517 syf.··
2023 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Ağustos 2023 02:17
Bir kitabın sonu akşamüstü sıkıntılardan kaçmak için uyunan bir uyku gibi nasıl huzur verebilir? Neler yaşanılması gerekir sonsuz bir kaçışa “evet “ diyebilmek için? Ne kadar maruz kalmak gerekir insanlığın kokuşmuş yüzüne? Martin Eden, benim için bir roman karakteri olmaktan ziyade, düşünce selini kendime yönelttiğim bir ayna oldu. Ne çok ortak noktamız olduğunu hissettim, ne çok tiksindim o da insanların gerçek yüzünü fark ederken. Bilmiyorum, belki de fazla öznel yargılarda bulunuyorum. Gerçi nesnel olmayı da istiyor değilim… Bu kitabı hissettim ve çok fazla hayatın kendisi gibiydi. Tam anlamıyla bir kapı açıp bana “bir süre burada yaşa” diyor gibiydi kitabın kapağını her açtığımda. Hayatın soğuk rüzgarı Martin ile birlikte benim de yüzüme çarptı okurken, bir bir eşleştirdim yaşadıklarımla Martin’i. Bilemiyorum, bu kitabı bu kadar iyi yapan şey ne. Ya da biliyorum, insanların her gün görüp de tiksindiğimiz gerçek yüzleriyle en çok yüzleştiğimiz kitaplardan biri. Bir de içimizde yaşadığımız düşünce sellerinde kayboluşumuzu başka birinin de yaşayabileceğini gösteren bir kitap. Bir yandan yalnız değilsin derken bir yandan da insanlığın nefesinin koktuğunu gösterip yüzünüzü ekşiten bir kitap. Martin’in kaçış yolunu düşünmüş olmam mı rahatlattı beni, bir şeylerden kaçmak isteyişim mi bilmiyorum. Sonu beni hiç yaralamadı. Aksine hoş bir esinti, bir sınav sonrası rahatlığı, ince belli bir çay sıcaklığı… Yolculuğu ne hoştu oysa, nasıl da çalışıyordu elde etmek için bazı şeyleri… Bazen nasıl da fark edemiyoruz uğruna yanıp tutuştuğumuz şeyleri, aslında hiç istemediğimizi… Devrik cümlelerim vardır benim çünkü zihnimde yuvarlanır duru düşünceler…
Edebiyat & Roman
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·207 syf.··
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 00:00
En az adı kadar tatlış bir kitap. Ben genelde kitapların içinde kitap olmasını çok severim. Bu kitapta hem kitap kurtları hem de farklı kitapların adları ve kokusu var. Bir tutam küçük prens kokusu aldım sanki. Kitabın bu yönleri çok güzel ama bana bir tutam fazla kolay geldi. En son okuduğum kitabın suç ve ceza olmasından kaynaklanıyor olabilir...
Edebiyat
Kitapları Kurtaran KediSosuke Natsukawa · Turkuvaz Kitap · 20203,512 okunma
Hepimiz biraz deliyiz belki de...
Puan vermedi·687 syf.··
2022 22. kitabı
Suç ve Ceza kitabını neredeyse bilmeyen yoktur, bunlardan kalın kitap korkusu olmayanlar kitabı okur, kitaplara gerçekten gönül vermiş olanlar kitabı anlar... Öncelikle kitapta sadece suça ve cezaya odaklanmayarak okunması gereken bir kitap. Psikoloji penceresinden baktığımızda hem bir çöküşü hem de bir yükselişi gördüğümüz bir kitap. Bu kitabın bu kadar okunuyor olmasındaki sebep balta olayı mıdır sizce yoksa herkesin yüreğine bir yerden bir şekilde dokunuyor olması mıdır? Bana sorarsanız hepimizin ortak noktası olan psikoloji kancasıyla yakalıyor kitap bizi yüreğimizdeki yerini alıyor hiç çaktırmadan. Kitabın psikolojik tahlilleri öyle güzel ki kitabı hissettiriyor. Bir de tabi bizim dengesiz Raskolnikov'un suçunun arkasındaki düşüncelerine bakarak hem nasıl dengeli hem de nasıl dengesiz olduğunu anlamalıyız. Hepimiz birer deli değil miyiz sonuçta, Raskolnikov da biraz deli belki de...
İnsan
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
İNSANLIK İNSAN MI?
Puan vermedi·228 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2022 17:28
Böyle kitaplar içimde yaralar açıyor. İnsanlık neler gördü neler. Dünyanın neresine baksan ayrı bir kabus. Böyle şeyleri duyduğumda kendimi insanlığın bir parçası gibi hissedemiyorum. İnsanlık denen kavram fazla genel bence zaten. İnsanlık ikiye ayrılır oysa gerçekten insanlar ve diğerleri. Her insanın davranışının altında bir sebebin olması yetiyor mu sahiden de bazılarının kafesimizin mahkemesinden ak çıkmasına? "İnsanlık dışı" diye adlandırdığımız davranışlarda acaba "insanlık" dediğimizde bu gerçekten olumlu bir kavram mı? İnsanlık kadar düşünen ve aynı zamanda düşünmeyen varlık var mı? Tarih boyunca insanların fikirlerinden dolayı yaşadıkları insanlığa sığar mı? Günümüzde bile fikirlerimizden dolayı esir edilmiyor muyuz?Bazen kalıplara, bazen beklentilere... Kitap bize öyle derin cevap aratıyor ki bu sorulara. Bazı kitapları yaşadığımız bir an gibi hatırlarız ya hani, öyle bir kitap. Kendi dertlerinin uçup gideceğini hatırlatan bir kitap. Bazen de sizi alıp zaten karışık olan zihninizi daha da çok karıştıran düşünce seliyle ruhunuzun denizine karışan bir kitap. Bazen hepimiz kendi zindanımızı yaratırız aslında. Bazen umuttan olur bu zindanın duvarları bazen başka bir şey. Farklı işçileri olur bu zindanın ama duvarları hiçbir zaman kolay kolay kırılmaz. Bazen yıkılır gider kara böceklere yem oluruz, bazen de alır gideriz ruhumuzu kimse anlamaz bizi... Kitap üzerine düşündüğümüzdeki boyutunun yanı sıra, direkt okuyunca bile içinizdeki yaralara, zihninizdeki "ahlara" yenilerini ekleyecek bir kitap. İnsan böyle kitaplar okumalı işte. Kendisini düşüncelerinin zindanına kapatıp sorgu yüklü cümlelerle bırakacak kitaplar. Böyle kitaplar okudukça neden hayatımın kitaplarsız olamayacağını anlıyorum. İçimdeki kitap kokusuyla yaşayan deniz çoşuyor, içimden sadece kitap
Edebiyat
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020697 okunma
Jane Eyre
9/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2022 14. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2022 00:00
Jane Eyre... Sizce gerçekten masum bir aşk hikayesi mi? Kitabın sonu sahiden de sonsuza kadar mutlu yaşadılar mı? Kitaptaki karakterler neyi temsil ediyor? Kitabın kadın rolleri dönemine göre ne yönde gelişmiş? Öncelikle Viktorya Döneminden başlayalım. Viktorya Döneminde kadının yerini biliyor musunuz? Günümüzde de malesef birçok zihniyet bu yönde olsa da o zamanın durumuna göre çok daha iyi olduğumuzu söyleyebiliriz. Viktorya döneminde kırılgan figür olarak görülen kadının hayatı evinden ibaret görülürdü. Kadın evinde oturan yemek pişiren eşine çocuklarına bakan bir kavram olarak görülüyordu.Toplumun kadından beklentisi buydu. Charlotte Bronte de dahil birçok kadın yazarın George Elliot gibi erkek ismi kullanması da bunun bir sonucudur. Kitaptaki cinsiyet rollerine baktığımızda bir bakıma dönemin cinsiyet rollerinin aşıldığını söyleyebiliriz. Çünkü Jane kendi parasını kazanan kendi kararlarını veren güçlü bir kadın figürü. Kitaptaki cümlelerde direkt olarak kadının işinin evde oturup örgü örmek olmadığı açıkça bildirilmiş. Ancak kitapta tamamen kadınların rolleri aştığını söyleyemiyoruz malesef. Yazarın toplumun beklentilerini bir bakıma karşıladığını görüyoruz. Özellikle kitabın sonundaki geri dönüş ve daha önceden yapılmayan o eylemin yapılması. Kitap o kadar derin şeyler barındırıyor ki içinde. Bir yandan da Charlotte Bronte'nin otobiyografisi gibi görülüyor. Yazarın bizzat kendisi de kitapta kendi hayatının yansımalarını olduğunu söylemiş. Örneğin kendisi de yengesinin yanında yetişmiş. Kendisi de şartları çok kötü olan bir okula gitmiş ve en önemlisi aşık olmuş. Bence yazarın betimlemelerini okurken verdiği psikolojik detayları okurken yazarın bunları yaşamadığını düşünmek mümkün değil. Hele siz de daha önce yaşadıysanız yazarın tanımlamalarının nasıl da tam
Toplumsal Cinsiyet
Jane EyreCharlotte Brontë · Mk Publications · 201942,1bin okunma