Kitabı kısa olarak tanımlamak gerekirse, soyut kavramlar eşliğinde, sahip olunabilecek duyguların aşırılaşmış, aykırılaşmış hali diyebiliriz. Her aşk bir noktada şizofreniye bulaşır düşüncesi oluşturuyor. Yorgun bir zihinle okumayı tavsiye etmiyorum. Anlatılarda, kimi zaman yaşatılan paradokslar yorucu olabiliyor. Bunun dışında, akış açısından çok açılmadan ilerleyen ve akıcı bir deneme. Giriş ve kapanış kısmındaki aşk betimlemeleri, kitaba farklı bir bakış açısı kazandıran lezzetli serzenişler olmuş. Bu taraftan baktığımızda, yazar, girişi ve kapanışı şair edasıyla tamamlamış. Edebiyat dünyasında farklı olarak nitelendirilebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yalnızlık, düşsel duygu yoğunluğu ikilemesinin aşk ile sunumu! Farklı, nicelerine..
Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.
Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte
Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor
Derken karanfil elden ele.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.