güzelliğin geçici olmadığını senden öğrendim
emeğin aşktan büyük bir hazine olduğunu senden
zaman, kâküllerinden doğar topuklarından batardı
al yeşil soluğum, yarasına döndüğüm, sözümün sahibi
sevmenin, dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim.
beden bakımından çocuk, düşünce bakımından yaşlıydım, o kadar okumuş, o kadar düşünmüştüm ki, bu geçitlerin dolambaçlı güçlüklerini, bu ovaların kumlu yollarını göreceğim sırada, yaşamı soyut bir biçimde, tepeleriyle tanıyordum. işitilmedik rastlantılar, ruhun, ilk kargaşalıklar içinde hazlara uyandığı, her şeyi tatlı ve taze bulduğu şu çok güzel çağda bırakmışlardı beni.