Merve Zorlu

Merve Zorlu
Memento Mori İnstagram: harikalarkitapligi
8/10
·144 syf.··
2025 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 06:40
Zaman içinde bir sürü şey oldu, oluyor ve olacak… Doğumlar, ölümler, aşklar, intikamlar, özlemler, ağıtlar, dualar… Dağ hep oradaydı. O yüzden heybetli, o yüzden ağır, o yüzden hüzünlü. Bir kere gördüğünde unutamazsın. Oturur yüreğine. Hepsinin ortak duygusu dağ gibi çöker; oturur ve kalır. Çok eskilerden, artık kült olmuş bir eserden bahsetmek istedim bugün. Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi… Elimdeki baskı 1970 yılına ait ve çizimleri Abidin Dino’nun. Hikâyenin kendisi o kadar dolu, o kadar yoğun ki çizimlerin bilinçli olarak yalın bırakıldığını düşünüyorum. Abidin Dino birkaç çizgiyle yetinmiş; detaya girmeden, anlatının ağırlığını metnin kendisine bırakmış. Çizimler metne ufak nefesler veriyor. Bu sadeliğe önce şaşırsam da sonra hak verdim. Çünkü anlatının hayalini birebir çizgiye dökmek zaten mümkün değil. Yaşar Kemal’in dili destansı ama asla yoran, uzun cümlelerle süslü bir dil değil. Bu yüzden hikâye sürüklüyor, merak ettiriyor. Okurken bir ara içimden gülerek “Homeros gibi… yine cümle âlemin karıştığı bir kız meselesi,” diye geçirdim. Kitabın benim için ayrı bir anlamı da var. Yıllar önce rehberlik eğitiminde Ağrı Dağı’nı uzaktan ilk gördüğüm o anı hiç unutmamıştım. O heybet hâlâ gözümün önünde. Kitabı okurken de hep o görüntü geldi aklıma; dağın o ağır, sessiz, her şeye yukarıdan bakan hâli… Genel yorumlarda da sıkça söylendiği gibi bu hikâye sadece bir aşk meselesi değil; gurur, söz, inat ve kaderle didişmenin hikâyesi. Ve yine değişmeyen otorite figürleri, korkular ve halk… Doğa ise neredeyse başlı başına bir karakter. Sevgiler
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Tekin Yayınevi · 198136,1bin okunma
Reklam
10/10
·152 syf.··
2025 29. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 21:36
Kızımın ödevi vesilesiyle okuduğum bir kitap bu. Aslında bir tiyatro metni. Eminim bir çoğunuz da izlemişsinizdir. Kızım "Anne bunu okumalısın” dedi. Okudum. Ve sık sık üzerine düşündüğüm cümlelerle karşılaştım. Reis Bey, adaletle merhamet arasına sıkışmış bir vicdanın hikâyesi. Katı bir hâkimin, insanı insan yapan o çatlakla yüzleşmesi… Kanunla hükmeden bir aklın, geç de olsa kalple tanışması. Necip Fazıl, bu metinde bize resmen şöyle bağırıyor: “Ne yapayım ki bütün kin ve garez duygumu kendime, bütün af ve merhamet hissimi dünyaya çevirebileyim?” Kitap tam olarak bunun etrafında dönüp dolaşıyor. İnsanın, adalet adına merhameti boğmasının bedelini anlatıyor. Beni en çok etkileyen bölüm, asılan çocuğun ardından kalan o sözler oldu. Bir beddua gibi ama aslında bir ayna: “Ağlayabilseydiniz anlayabilirdiniz…” Çünkü ağlayamayanın anlayamayacağını söylüyor. Ve belki de Reis Bey’in asıl mahkûmiyeti burada başlıyor. Necip Fazıl’ın dili tok, sert, sarsıcı ve bu yüzden çok samimi. Merhameti süslemiyor, kutsamıyor; gecikmiş bir yüzleşme olarak önümüze koyuyor.
Edebiyat Öykü
Reis BeyNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20239,8bin okunma

Merve Zorlu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.·
2025 30. kitabı
Osamu Dazai
7.2/10 · 2.017 okunma

Merve Zorlu

, bir kitap okudu
10/10
·152 syf.··
24 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 21:36
·
2025 29. kitabı
Necip Fazıl Kısakürek
8.9/10 · 9,8bin okunma
Kalplerini değiştirin! Size hakikat gibi görünen şeylerin heme değiştiğini görürsünüz.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Reklam