Meryem Özcan

Reklam
"Ahmet Hamdi Tanpınar'la Zaman'a Doğru.."
10/10
·382 syf.··
2021 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 13:48
Daha önce hiç gitmediğiniz bir şehire gittiğinizi düşünün. Orada yaklaşık 5-6 saat gezme fırsatınız var. Yani 3-4 yere rahatlıkla gidebilirsiniz. En sona, gidilebilecek en güzel yeri mi bırakırsınız yoksa diğerlerine nazaran biraz daha gölgede kalmış yeri mi? Bu soru her ne kadar kişiden kişiye farklılık gösterse de güzel olan bence en sona bırakılmalı. O zirve tat, en son tadılmalı. Futbolda seri penaltı atışlarında da bu böyledir, en iyi futbolcu hep en son topun başına geçer. You Tube'da da böyledir, herhangi bir konu hakkında  bir video izlediğimizde en dikkat çekici noktayı hep videonun sonunda izlemiş oluruz. Mesela yolculuğa çıkacak olan birisinin vedalaşma anını düşünün, en sona en sevdiğini bırakır.. Kitaplar da böyledir benim için. Oğuz Atay'ın okuyacak olsam; ilk Korkuyu Beklerken, Tehlikeli Oyunlar, Eylembilim gibi kitaplarını okurum, Tutunamayanlar'ı en sona bırakırım. Zülfü Livaneli okuyacaksam ilk Serenad'ı okumam. Yaşar Kemal okuyacaksam ilk İnce Memed'i okumam ya da John Steinbeck okuyacaksam ilk Gazap Üzümleri'ni okumam. Kısacası yazarın zirve kitabıyla başlamam. Ahmet Hamdi Tanpınar için bu durum böyle olmadı maalesef. Ahmet Hamdi Tanpınar denilince akla gelen ilk şey Saatleri Ayarlama Enstitüsü'dür. Huzur, Aydaki Kadın, Mahur Beste gibi kitaplarını okuduktan sonra okumak isterdim bu kitabı ama öyle olmadı.. Romandaki motif zamandır. Türk Edebiyatında "Zaman" denince akla ilk Ahmet Hamdi Tanpınar gelir. Romanın birinci kısmı olan "Büyük Ümitler" Tanzimat öncesini konu alırken "Küçük Hakikatler" ve "Sabaha Doğru" bölümleri Tanzimat dönemini, son bölüm olan "Her Mevsimin Bir Sonu Vardır" ise Cumhuriyet döneminin başlarını ve devamını işler. Romanın olay örgüsü, fakir bir ailede büyüyen ve saatlere büyük bir ilgi duyan Hayri İrdal adlı genç bir adamın
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
Meryem Özcan
Elimde okunmayı bekleyen kitaplardan biriydi. Baktığım incelemelerde sonra başa alıyorum. Huzur da sıralama da inşallah. Yorumunuz dan sonra sepete gazap üzümlerini attım. Dünya klasiklerine ara vermiştim oysa. Savaş ve barış okumaya başlayacaktım ancak bir okur kısaltılmışı değil de orjinal uzunlukta olanı önerdi. O yüzden erteledim onu. Çünkü çok uzun. Kpss çalışmaya başlayacağım. Bu yüzden yeniden bizim yazarlarımıza döndüm. Durduk yere neler yazdım :)
Okumadan ölmeyin, demeyeceğim "OKUMADAN YAŞAMAYIN!"
10/10
·1823 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 15:37
Ne için yaşıyorsunuz? Hayatın anlamını bulabildiniz mi yoksa bu "arayış" içinde oradan oraya savrulup gidiyor musunuz? 21. yüzyıl insanı için en doğru kelime belki de: Arayış. Arıyoruz; mutluluğu, huzuru, varlık nedenimizi, varoluşsal sancılar çekmemiz bundan! Oradan oraya koşmamız, sosyal mecralarda mutluluk aramamız, kitaplarla, gezilerle doymaya çalışmamız... Yine de hep bir şeyler eksik değil mi? Bütün mutluluklar anlık, bütün gülüşler yarım, bütün hikayeler eksik! "... ben de her şeyi yeni baştan yaşamaktan başka bir şey istemezdim!" Yeniden başlamak mı? Henüz yaşadığın hayatın dahi amacını bulamamışken, çıktığın yolu yürüyememişken mi? Hem ne diyordu Gazap Üzümleri'nde, "Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız." Okumadan ölmeyin demiştim Anna Karenina için ve Diriliş için: "Bazı kitaplar ertelemeye gelmez." Bu kitap için bir cümle kuracak olsaydım "Okumadan yaşamayın!" derdim. Onlarca psikoloji kitabı okudum, hayatın anlamını arayışla ilgili daha iyi bir yoldaş bulamadım. Tolstoy bulabildi mi peki o anlamı? O arayışın kendisiydi, ömrünün sonunda her şeyi bırakıp gittiği bir tren istasyonunda, Attila İlhan'ın "Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum," cümlesini getirdi aklıma. Gidebildi mi? Tahmin ettiğinizden çok daha uzaklara... O kadar çok hazırlık yaptım ki bu kitap için! Daha kargo sürecinde başladı aksilikler, yanlış adrese gitti kitabım. Aradım Amazon'u, "Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz," dedim. "Bilmiyoruz," dediler. Dedim, "bazen ben de bilmiyorum kim olduğumu, kitabımı gönderin benim." İnternetten araştırmalar yaptım, kahraman sayısı o kadar fazlaydı ki bir soy ağacı, karakter listesi çıkardım. Oysa esere başlayınca hiçbirine gerek kalmadı, ardı ardına bağlanıp gitti sayfalar. Karakterleri karıştırmak şöyle
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201725,9bin okunma
Meryem Özcan isimli okura yanıt verildi
Meryem Özcan
Mikail Balcı yani kitap 2 cilt değil kısaltılmış hali.
Okumadan ölmeyin, demeyeceğim "OKUMADAN YAŞAMAYIN!"
10/10
·1823 syf.··
2025 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 15:37
Ne için yaşıyorsunuz? Hayatın anlamını bulabildiniz mi yoksa bu "arayış" içinde oradan oraya savrulup gidiyor musunuz? 21. yüzyıl insanı için en doğru kelime belki de: Arayış. Arıyoruz; mutluluğu, huzuru, varlık nedenimizi, varoluşsal sancılar çekmemiz bundan! Oradan oraya koşmamız, sosyal mecralarda mutluluk aramamız, kitaplarla, gezilerle doymaya çalışmamız... Yine de hep bir şeyler eksik değil mi? Bütün mutluluklar anlık, bütün gülüşler yarım, bütün hikayeler eksik! "... ben de her şeyi yeni baştan yaşamaktan başka bir şey istemezdim!" Yeniden başlamak mı? Henüz yaşadığın hayatın dahi amacını bulamamışken, çıktığın yolu yürüyememişken mi? Hem ne diyordu Gazap Üzümleri'nde, "Ancak yeni doğan bir bebek baştan başlayabilir. Sen, ben... biz artık geçmiş zamanız." Okumadan ölmeyin demiştim Anna Karenina için ve Diriliş için: "Bazı kitaplar ertelemeye gelmez." Bu kitap için bir cümle kuracak olsaydım "Okumadan yaşamayın!" derdim. Onlarca psikoloji kitabı okudum, hayatın anlamını arayışla ilgili daha iyi bir yoldaş bulamadım. Tolstoy bulabildi mi peki o anlamı? O arayışın kendisiydi, ömrünün sonunda her şeyi bırakıp gittiği bir tren istasyonunda, Attila İlhan'ın "Bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum," cümlesini getirdi aklıma. Gidebildi mi? Tahmin ettiğinizden çok daha uzaklara... O kadar çok hazırlık yaptım ki bu kitap için! Daha kargo sürecinde başladı aksilikler, yanlış adrese gitti kitabım. Aradım Amazon'u, "Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz," dedim. "Bilmiyoruz," dediler. Dedim, "bazen ben de bilmiyorum kim olduğumu, kitabımı gönderin benim." İnternetten araştırmalar yaptım, kahraman sayısı o kadar fazlaydı ki bir soy ağacı, karakter listesi çıkardım. Oysa esere başlayınca hiçbirine gerek kalmadı, ardı ardına bağlanıp gitti sayfalar. Karakterleri karıştırmak şöyle
Edebiyat
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · İletişim Yayınları · 201725,9bin okunma
Meryem Özcan
Merhaba, ben bu esere yeni başlayacağım. Ancak kitabı bana hediye alan kişi ciltli halini değil de tek halini almış. Okuma ve anlama konusunda dayanıklıyımdır. :) sizce başlamadan ciltli halini mi temin etsem. Başka kitapları da ciltli değil de tek haliyle okudum. Suç ve ceza, (epey kalın halleriydi) sefiller gibi eserleri de bu şekil de okudum ve keyif aldım. Hatta kendime hep diyorum ki Allah ömür verirse 40 yaşlardan sonra ciltlilerini okurum. Böyle düşünmenin sebebi 2 küçük oğlumun olması. Onların yaşı küçükken zamanımı tamamen kendime ayıramıyorum. Uzun oldu kusura bakmayın lütfen. Okumuş arkadaşlar veya inceleme sahibi cevaplarsa sevinirim. Keyifli okumalar.
Reklam