İnsan yüreği, insan bedeni, insan kafası biz cennetten kovulduktan sonra bozuldu. Işık fışkıran bir kaynaktan çıktık, bir ulu su olarak bulana bulana, çarpuk çurpuk, yozlaşarak bugüne geldik.
“İnsan bu denizin karşısında küçülüyor, küçülüyor, iğne ucu kadar bir şey kalıyor.”
“Bu çaba, bu kavga, bu kaçıp kovalama niye ki, insan bir iğne ucu kalınca?”
Çukurovada her şey saydamdır. Kayalar, toprak, ağaçlar bile. Kuşlar, böcekler, yılanlar, insanlar bile… Gökyüzü ışıktan bir mavidir. Geceleri de ortalık silme yıldız döşelidir. Ve sularının dibine Kuran düşse okunur.