m sinan

m sinan
𝐊.𝐚𝐭𝐚𝐭𝐮𝐫𝐤 ^ Hukuk ^ Tarih ^ Müzik ^ 突騎施索葛莫賀部
Arapların Azerbaycan'da rastladığı Hristiyan Alban, Arsag, Saka (Part) Türklerinin kendi içinde yaygın olan Bibliya rivayetleri de Hristiyan Türklerin Kanturaoğulları olarak verilmesinde rolü olmuştur. Herhalde, Dede Korkut destanında Kanlı Koca oğlu Kanturalı adında saklanan bu soyağacı Ganglı (boy) Kantura (soy) Koca (Şura üyesi) oğlu şeklinde "şifrelenmiştir." Hz. İbrahim'in soyuyla bağlantılı olarak ortaya çıkan bu görüşler, vaktiyle ileri sürdüğüm "Türklerin ilk atayurdunun Ön Asya'da olduğu" düşüncesine de ek bilgi ve belge sunmaktadır.
Sayfa 118
Tarih
Arsaklar Horasan'da ortaya çıkıp 500 yıla yakın hakimiyet süren prototürkmenler idi. Bu Part boylarının yönetim kademesinde bulunanlar sarayda Fars dilini kullanır oldular. Böylece Orta Fars (Pehlevi) dili, Türkmenlerin dili olarak şekillendi ve sonra bu dil Sasanilerin edebi diline dönüştü. Farslaşmayan Partlar ise vaktiyle Saka boylarından kopmuş Türkmenler olarak kaldı.
Sayfa 118
Tarih
Azerbaycan adının ise Azer (Azerbi) boylarının yurdu anlamında eski biçimi Azerbi-gan (>Azerbican) olduğu kaynaklardan bellidir. Burada Azer etnonimine bağlanan -bi unsuru kadim Kafkas ve Azerbaycan'da etnonimlerde (lulubi, kasbi, ellipi, tatabi) topluluk bildiren izogłostur. Geleneksel olarak herhangi bir bölgede ortaya çıkan nesne bazen aynı bölgenin veya orada yaşayan halkın adı ile anılır olur. Örneğin, buhari papak (Buhara bölgesi), keşmiri parça (Keşmir bölgesi), çini kap (Çin) vb. Bu bakımdan, Arap kaynaklarında Azerbaycan adının yüksek kaliteli halı-halça/kilim anlamında kullanılması olağandır. Hatta, Kuran'da yere serilmiş yumuşak tüylü halılar deyimi vardır ki, bu da yumuşak tüylü halının Azerbaycan halısı anlamında olduğu "azerbi" (wazarabiu) deyişiyle ile verilmiştir (Gaşiye Suresi, 16-cı ayet). Meşhur Kuran müfessiri Muhammad al-Tahir ibn Äshür "Et- tehrir ve ettenvir" adlı kitabında Arap dilindeki alıntı azerbi sözünün Azerbaycan anlamında kullanıldığını yazar.
Sayfa 112
Tarih
Kerkük'ten Urmu Gölü'ne giden yol MŐ VIII. yüzyılda Azer isimli şehirden geçiyordu. Bu şehir ahalisinin Azer Türkleri olduğu, aynı dönemde yazıya geçirilen Tevrat için de kuşku götürmez bir gerçekti. Çünkü daha kaç yüzyıl önce burada Kut Eli, onun ardından da Turuk Beyliği vardı. Kut Eli'nin son Elbeyi Tirikan'dı. Sonraları Turuk adının da çeşitli biçimlerine bakarsak, onların içinde Török, Türük, Turukh, Turukhmen gibi varyantları da görebiliriz. Bu bakımdan, Tevrat'ta İbrahim'in babasına Terah, kâhyasına ise Elazer adının verilmesi Bibliya geleneğine uygun bir durumdur.
Sayfa 111
Tarih
Tevrat'ta Hz.İbrahim'in babasının adı Terah biçiminde okunur, ancak İbrahim'in yaşadığı çağdan önceki Ebla tabletlerinde Til-Turaxi adının geçmesinin de gösterdiği gibi, bu onomastik söz Turuk adı ile bağlantılıdır ve MÖ XIX-XIV. yüzyıllar içerisinde Asur kaynaklarında yer alan Urmu Gölü'nün güneydoğu bölgesindeki Turuk Beyliği'nin de adı bazen yanlış olarak Turukki şeklinde verilmektedir. Bu açıdan, Tevrat'ta (tav), (reş), (het//xet) harfleriyle yazılan (trh//trx) sözü terah ve terax şeklinde okunmuştur. Ancak bunun turuh//turux gibi okunabilmesi de mümkündür. El yazmada (h/x) harfine benzer biçime sahip, q(g)//k sesini gösteren (kuf) harfinin de bulunduğu göz önünde tutulduğunda, bu durumda özünün turuq veya turuk (turk) biçiminde okunmasının mümkün olduğunu kabul etmek gerekir. Bu bakımdan, Tareh'in veya Terah'ın Turuk (Türk), Azer'in ise Azer etnonimi ile olan bağı ortaya çıkıyor. VIII. yüzyılda İbn-i Kesir: "İbn-i Cafer'e göre, İbrahim'in babasının iki adı vardı veya bu adlardan biri onun lakabıydı." diye yazmıştı.
Sayfa 108
Tarih