m sinan

m sinan
𝐊.𝐚𝐭𝐚𝐭𝐮𝐫𝐤 ^ Hukuk ^ Tarih ^ Müzik ^ 突騎施索葛莫賀部
Sumerler, Kenger isimli bir Türk boyuna mensupturlar ve dilleri kök bir Türkçedir. Astronomi ve matematikle çok ilgili, bu alanlarda çok bilgilidirler. Sulama kanalları açarak çölden tarım alanı yaratmayı becermişlerdir. Özgün çalgı aletleri ve sıkı uyguladıkları müzikal makamları vardır. Kendilerini yazı ile ifade etmiş ve geriye kayıtlar bırakmışlardır. Bu özelliklerinin üzerine bir kütüphane kurmuş olmaları da pek şaşırtıcı değildir. Eğitime çok önem vermiş, kadın-erkek eşitliğini toplumsal hayatlarının merkezine koymuş, sağlam bir hukuk sistemine sahip bir topluluktur. Sumerler pratik zekâsı olan, toplum olma bilincine erişmiş çok akıllı bir toplum. Yaşayışlarını incelediğinizde bugünün dünyası için ilham verici fikirler bulmak hiç zor olmuyor. Bugünün modern dünyasının temellerini ta o zamanlarda atmış olmaları beni hem çok heyecanlandırıyor hem de çok şaşırtıyor..
Sayfa 228 - Tuhaf Yayınları·Kitabı okudu
Söyleşi-Röportaj
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Muazzez İlmiye Çığ
500 yıl önce yazılan Farsça lügatte Türkçede mevcut olan Sümer kelimeleri bulundu. Ayrıca Sümerler kendilerine "Kenger" diyorlar. Türklerde en eski boymuş "Kenger." Anadolu'da Kenger adında bir köy var, bitki var, sakızı var, yemeği var. Soyadı Kengeroğlu olan bir gençten e-mail aldım. Bu kadar rastlantı olabilir mi? Destanlarda, efsanelerde ve yer adlarında da benzerlikler var.
Bilim insanlarının ve araştırmacıların yaptığı çalışmalar sonucunda Türklerin atalarının Orta Doğu ve Anadolu ile bağlantılı izleri de takip edilebilmektedir. Yapılan analizler Türklerin atalarının, Orta Doğu'nun Eskiçağ toplulukları ile olan bağlantısına dikkat çekmekle beraber Kenger, Subar, As, Türk (Turkae), Hurri, Mitanni, Kutti, Uti, Kuman, Urmu gibi isimlerden bazılarının Hazar'ın güneyinden, çoğunluğunun ise Kafkaslar üzerinden geçerek Avrasya arazisine çıktıklarını da göstermektedirler. Bu topluluklar toplu bir göç yapmamışlar, zaman içinde ve bölünerek göçlerini gerçekleştirmişler; ilk vatanlarında ve yol boyunca uğradıkları alanlarda kendilerinden bir kısım bakiyeler de bırakarak yolculuklarına devam etmişlerdir.
Sayfa 21 - Osman Karatay, İran ile Turan Hayali Milletler Çağında Avrasya ve Ortadoğu, Karam Yayınları, Ankara, 2003, (Turan), s. 97.
Tarih
En sonra ölüm kızı onun eline bir sağrak sundu. Kür Şad bu acı sağrağı gözünü kırpmadan içti. Atının yelesine kapandı. Başını dayadı. Sağ elinde kılıç hâlâ sımsıkı duruyor, sol eli sarkıyordu. Kür Şad ölmüş, fakat attan düşmemişti. Ölmüş, fakat yenilmemişti...
Sayfa 338
Alıntı
Bir bilgeye sormuşlar. 'Senden hoşlanıyorum' ile 'Seni seviyorum' arasındaki fark nedir" diye. Bilge düşünmüş ve şöyle cevap vermiş. "Bir çiçekten hoşlanırsan onu koparasın ama bir çiçeği seversen, onu her gün sularsın. Bunu anlayan kişi, yaşamı da anlar."
Sayfa 245·Kitabı okuyacak
Alıntı