Mustafa Dayanır

Mustafa Dayanır
@mstfdynr
9/10
·88 syf.··
2021 7. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2021 01:34
Sınıfım için aldığım kitaplardan birisi, severek okudum. Beklentimi karşıladı. Gaziantep'in bir köyünden ailesiyle birlikte İstanbul'a taşınmak zorunda kalan Aziz'in bu gri şehre ayak uydurma çabası, köyüne olan özlemi ve içine erkenden düştüğü yaşam kavgası akıcı bir dille anlatılmış. Gazintep'in bir köyünde 2011-2014 yılları arasında öğretmenlik yapmamın üzerinden 7 yıl geçtikten sonra bu kitaba denk gelmem ve beni bir nebze o yıllara götürmesi nedeniyle bilhassa etkilendim. Güzel, keyifli bir eser, 4. sınıf ve sonrasında okutulabilir, bunun yanında her yaşta okunabilir. Bazen muzip, bazen dokunaklı, oldukça samimi bir kitap. "Bir paket mendil alır mısınız?" Zor bir yaşam. Sen onu seçmedin, o seni seçti Aziz.
İlkokul
Küçük Pis Yeşil BöcekFüsun Çetinel · Günışığı Kitaplığı Yayınları · 201918 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·232 syf.··
2021 3. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 15:14
Tanzimat dönemi ile başlayan "yanlış batılılaşma" hareketinin artık son demlerini yaşayan imparatorluğu nasıl etkilediği o dönemde ve sonrasında birçok esere konu olmuştur. Peyami Safa'nın Yalnızız, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü bu eserlerden en çok bilinenleridir. Kiralık Konak da bu eserlerle benzer şekilde yanlış anlaşılan batılılaşman Osmanlı insanını nasıl dönüştürdüğü, tam anlaşılmayan bu dönüşümün getirdiği yeni yaşam tarzı ve ortaya çıkardığı insan tipleri ile dönemin insanı arasında yaşanan kuşak çatışmaları üzerinden dönemin tahlil edildiği, eleştirildiği bir eser. Naim Efendi, Osmanlı’da memurluk görevinden emekli olmuş, eski yaşam biçimini ve Osmanlı kültürünü temsil eden bir beyefendi. Eşi öldükten sonra kızı Sekine Hanım ile damadı Servet Bey ve onların torunu Seniha ile aynı konakta yaşıyor. Servet Bey Tanzimat sonrası “yeni terbiye” yetişen ilk nesli temsil eden bir müfettiş. Yazarın ifadesiyle “Müslümanlıktan ve Türklükten nefret eden bir kazasker oğludur.” Servet Bey’in batı hayranlığı öyle ileri seviyede ki bir ara evde Türkçe konuşmayı yasaklıyor. Batıya bu derece öykünme neticesinde “kendi” olmaktan uzaklaşıp kendine yabancılaşan bir tip. Naim Efendi’nin torunu Seniha ise Tanzimat’ın getirdiği bu dönüşümün ortaya çıkardığı, ne olduğunu tam olarak kavrayamamış, ruhsal gelgitler yaşayan bir tip. Konak, biz okurlar için tek bir şeyi, son demlerini yaşayan imparatorluğu temsil ediyorken kitaptaki çatışan bu üç karakterden her birisi için farklı sembolik anlamlar taşıyor. Naim Efendi için konak geçmişi, geleneklerini, yüzyıllardır taşınan manevi değerleri temsil ediyor, diğer taraftan damadı Servet Bey için kendisini yabancı hissettiği ve huzur bulamadığı, dışına çıkması gereken bir şeyi, eski yaşam tarzını ve kültürü ifade ediyor. Bu
Kiralık KonakYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202321,8bin okunma
7/10
·232 syf.··
2021 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 23:47
Huzur'u okumaya niyet etmişken daha sakin bir kafayla okunması gerektiğine karar verip kafa dağıtmak amacıyla kitaplıktan alıp okumaya başladığım, okuduğum en uzun ve ilginç ada sahip kitap. Bize ayrılan sürenin sınırlı olması ve okunacak ve uzak durulması gereken çok fazla kitap olması nedeniyle iyi seçim yapmak gerekiyor. Böyle bir yargıya sahip olmam nedeniyle tereddütle başladığım bir eserdi. Keyifli başlayan kitap bir süre sonra aşırı fantastik bir hal alıyor, fakat sonlara doğru hikaye çok iyi toparlanıyor. Kitap ilginç detaylar içeriyor. Mesela Balzac'ın boyunun bir metre elli yedi santim olduğu veya örümceklerin neden kendi ağlarına takılmadıkları gibi. Keyifli, çocuksu, insanın içini ısıtan samimi bir kitaptı. 15 yıl önce okumuş olmayı dilerdim, kar yağarken. İlginçtir ki kitap 2015 yılında yazılmış, yani bu dilek istesem de gerçek olamazdı, ya da olabilirdi : "Ama önemli olan neye inandığınızdır. İnanç bazen gerçekten daha güçlüdür." "İyi kitaplar ve filmler hep mutlu sonla biter. Çünkü hayatla boğuşan insanların iyi biten hikayelere ihtiyaçları vardır." Ya da... Çünkü hayat hiçbir zaman mutlu sonla bitmez.
Hayat
Eyfel Kulesi Kadar Kocaman Bir Bulutu Yutan Küçük KızRomain Puertolas · Can Yayınları · 2016376 okunma
7/10
·148 syf.··
2020 8. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2020 11:25
İnsanın tutkuyla neleri göze alabileceğini, başarmanın değil girişmenin, varılan yerin değil yolculuğun kendisin değerli olduğunu duru bir anlatımla okuyor ve hissediyorsunuz. Ayrıca yaşlı adamın peşinden gitmeye değer gördüğü şeye duyduğu sonsuz saygının önünde eğiliyorsunuz. Bir yaşanmışlığa dayanması ise hikayeyi daha etkili kılıyor. Epeydir merak ettiğim eserlerden birisiydi ancak büyük bir beklentim yoktu esere dair. Yine de, 1954 yılında yazara Nobel Edebiyat ödülü kazandırdığı için beklenti biraz artıyor ister istemez. Aslında hikaye olarak kurgulanmış fakat sonrasında o zamanlar bir dergide yayınlanıp daha sonra ayrı bir kitap olarak yayınlanmış. Beğenmekle beraber eserin beni çok fazla etkilendiğini söyleyemem ama bu durum daha çok kişinin ilgilerine bağlı. Deniz tutkusu olan ve denizciliğe dair bilgisi ve ilgisi olan insanları daha fazla etkileyecektir. Birkaç saatte okunabilecek, deniz aşığı kişilerin çok beğeneceği, diğer kişilerin ise pişman olmayacağı naif bir eser. Tavsiye ederim.
Edebiyat
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541,1bin okunma
8/10
·320 syf.··
2020 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2020 01:28
Dağınık, karanlık ve ikircikli bir roman Tol. Dağınık... Çünkü kitabın ilk yarısındaki hikayeler arasında bağ kurmakta zorlanıyorsunuz. Bir yığın hikaye içi karakter var ve kitabı bitirdikten sonra dahi bu isimlerden kim kimdi kafanızda oturmuyor. Bir ara yazarın "Okur ne demek istediğimi anlamasın, vay be ne derin yazmış desin!" motivasyonuyla yazdığını düşündüm. Kasıtlıymış gibi gözüken bu anlaşılmama çabası hoşuma gitmese de son kısımda anlatım biraz duruluyor ve anlatılanlar kafanızda daha net şekillenmeye başlıyor. Ortalarına kadar anlatım beni zorlasa da bütünü düşününce ortaya çıkan eser ülkenin siciline dair kıymetli bir eser olmuş. Karanlık... Ülkenin sicili kadar, işkenceler, yitip giden insanlar kadar, darbe, hayat kadar karanlık bir kitap. Türkiye'de solcu mücadelenin içinde oradan oraya savrulan insanları, her dönem içinde olduğu kısır bir döngüyü, çıkmazlarını, simimi-samimiyetsiz tiplemeleri, aşklarını, kısaca "mayasını" gözler önüne seriyor. (bence) İkircikli... Çünkü bazı sayfalarda "ben ne okuyorum", bazı sayfalarda ise "iyi ki okumuşum" diye içinizden geçiriyor, beğenip beğenmediğinize ise ancak kitap bittiğinde karar verebiliyorsunuz. Ama bence okunmayı hak ediyor. Hayatınızın herhangi bir döneminde az da olsa solculuk oynayan birisi iseniz, kitapta kendinizden çok şey bulabilirsiniz. "Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi." diye başlıyor, diye devam ediyor ve diye bitiyor. Sabırla okuyunuz... Epeydir kalemini merak ettiğim Murat Uyurkulak ile bu roman ile tanışmış oldum. İleride yazarın diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum. Bu kitaptan sonra, içinden geçtiğimiz felaket senaryosunu andıran bu karantina günlerinde biraz daha hafif satırlar okuma isteği var içimde.
TolMurat Uyurkulak · April Yayıncılık · 20172,471 okunma