Metin Köylüoğlu

Metin Köylüoğlu
@mtnkylgl
Mühendis
Lisans
Antalya
Almanya
12 okur puanı
Eylül 2022 tarihinde katıldı
Türkiye'de demokrasiye geçiş yılları ve demokrasi için ödenen bedeller
Puan vermedi·288 syf.··
2022 10. kitabı
Demirkırat belgeseli, Mehmet Ali Birand ve ekibi tarafından hazırlanan bir üçlemenin ilk halkası. İlk bölümü 14 Mayıs 1991'de televizyonda yayınlanan belgeselin gösterimi, 23 Temmuz 1991'deki son bölümüyle tamamlanmıştır. Aynı yıl belgeselin kitap versiyonu baskıya alınmış. Bilgi çağını yaşadığımız şu dönemde birçok dijital kaynaktan belgesele ulaşabiliyoruz ancak tıpkı belgeselde konu edinen yıllarda olduğu gibi bugünde yarınların bize nasıl bir dünya getireceğini bilemediğimizden, belgeselin kitap versiyonununda kitaplığımda yer alması gerektiğini düşündüm. Kitapta belgeseldeki tüm sunumlara, konuşmacıların anlatımlarına -hatta belgeselde yer almayan kısımlarda eklenerek- sadık kalınmış. Daha önce dinlediğim konular olduğu için kitap son derece akıcı bir hal alıyor. Türkiye 'nin 1930'lu yıllarından başlayan hikayemiz, bu dönemin kısa bir özetinden sonra, 1946'da Demokrat Parti' nin kurulması ve 1950-1960 Demokrat Parti iktidarını odağına alarak devam ediyor ve 1961'de Adnan Menderes'i idamıyla sona eriyor. Türkiye 'nin bu kritik 30 yılını net bir tarafsızlıkla anlatan muazzam bir çalışma, her zaman göz önünde tutulması gereken mükemmel bir kaynak.
Tarih
DemirkıratMehmet Ali Birand · Can Yayınları · 2016381 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Demokrasi giderse herşey gider...
Puan vermedi·196 syf.··
2022 23. kitabı
Livaneli 'nin diğer romanlarından alışık olduğumuz akıcılıkta, anlaşılır ve kısa cümlelerle kurulmuş düzgün bir üslup. Romanın anlatıcısı dahil kimsenin ismi kullanılmıyor. Ada sakinlerinden 1 numara, 37 numara, yazar yada başkan gibi tanımlamalarla bahsediliyor. Buda bende anlatılanların dünyanın her yerinde ve her zaman yaşanabilecek olayları anlatabilmek için seçilmiş bir yöntem olduğu izlenimini bıraktı. Nitekim bugün yaşadığımız ülkede de bugünlere Son Ada'daki gibi bir başlangıçla gelinmedi mi, diye soruyor insan kendi kendine. Gerçek demokrasinin yok edilmesinin bir cennet bahçesini nasıl cehenneme çevirebileceğini, ütopya seviyesinde harika bir yaşamın nasıl bir anda alt-üst olabileceğini Son Ada'nın hikayesinde bulmak mümkün. Seçimle işbaşına gelmenin demokrasinin gereği olduğunu ancak kendi başına demokrasiyi sağlamayacağını bu hikayede görebiliyoruz. Romanda martılar olarak ete kemiğe büründürülmüş sessiz ve zararsız yığınların yaşam alanına yapılan gereksiz müdahalelerin sonuçları, bu müdahalenin toplumun kimyasını nasıl bozduğu muazzam ifade edilmiş. Kitaptan yaptığım en güzel çıkarım ise ansızın gelenlerin bir gün mutlaka gidiyor olmaları. Son Ada'mızı cehenneme çevirmiş olsalar bile...
Roman
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
Her Devrin Kitabı
10/10
·168 syf.··
2022 7. kitabı
İlk bakışta Osmanlı Devleti'nde harem hayatını ve saltanat sistemini, haremağası Habeş Süleyman 'ın gözünden anlatan bir tarihi roman izlenimi versede, kitabı tarihi roman olarak tanımlamak büyük hata olur. Çünkü kitap tarihi olayları anlatmaktan ziyade onları hikayenin mekanı olarak kullanıyor. Engerek yılanının gözünde bile bir kamaşma yapabilecek iktidar gücünü çok farklı yönlerden anlatmış Livaneli. Güçlünün etrafında koşulsuz toplanan insanların, güçlü gücünü kaybettiğinde nasıl bir anda uzaklaştıklarını, iktidarı döneminde adeta ilahlaştırdıkları yöneticilerini iktidarı sona erdiğinde ne kadar zavallı bir mahluk olarak tasvir ettiklerine şahit oluyorsunuz. İktidarında '' Celladına aşık olmuşsa millet... '' diye başlayan dörtlüğü anımsatırcasına, zalimliğine bile hayran oldukları hükümdarlarının iktidarı sona erince onların gözünden nasıl bir çırpıda düştüğünü ve yeni iktidar sahibine nasıl bir anda aşkla bağlandıklarını gördüğümde yüzümdeki acı gülümsemeye engel olamadım. Dünyada iktidar kavramı her devirde olacak varsayımıyla söyleyebilirim ki, Engereğin Gözü her devrin kitabı olma övgüsünü fazlasıyla hak ediyor.
Roman
Engereğin GözüZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201924,7bin okunma
Livaneli'nin zirve romanlarından
9/10
·330 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
Kardeşimin tavsiyesi üzerine okumaya başladığım kitabın her bölümünde, bu kitabı okumak için neden bu kadar geciktiğimi düşünüp hayıflanıp durdum. Hemde kitabın son sayfasına kadar... İnsani duyguların tamamından arınmış, insanlara karşı hislerini yitirmiş bir kahramanımız var: Ahmet Aslan. Sevmek, sevinmek, korkmak, heyecanlanmak, kaygılanmak, meraklanmak, üzülmek gibi insan denince akla gelebilecek yüzlerce duygunun hiçbiri yok onun yaşamında. Bu durumun yaşanan birçok acının mirası olduğunu anlamak zor değilde, acıların başladığı ve bittiği yeri öğrenebilmek için -bittiği yer diyorum çünkü acılar bu duygusuzluk haliyle bitiyor- biraz sabır gerekiyor. Hikayenin sonunda bu duygusuzluk halinin sebeplerine dair hiçbir karanlık nokta kalmıyor kafanızda. Son kitaplarında eski seviyesinin altında kaldığını düşündüğüm Zülfü Livanelinin, yazarlık kariyerinin zirve noktalarını temsil edebilecek Serenad, Son Ada, Mutluluk gibi kitapları arasında yer verebilirim sanırım. Henüz kitabı bitirmeden, hala okunacak neredeyse 50 sayfası varken ve düğüm henüz çözülmemişken elime telefonu alıp yakınlarıma tavsiye ettiğim bir kitap daha olmuşmuydu, hatırlamıyorum...
Roman
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
Keşke Orhan Pamuk'un her kitabı Kar kıvamında olsa
Puan vermedi·460 syf.··
2022 16. kitabı
Kar, 12 yıldır Almanya'da siyasi sürgün olarak yaşayan Kerim Alakuşoğlu, namı değer KA. 'nın Kars' a yaptığı dört günlük bir ziyarette yaşanan olayların hikayesini anlatıyor. Hikayenin geçtiği dört günlük bir süre ve 400 sayfalık bir kitap. Klasiklerde benzerini çok gördüğümüz şekilde her bir detayın uzun sayfalara sığdırıldığı bir üslup. Yazar ilk ve son siyasi romanım diye tanımlıyor KAR'ı. Bana göre romanı siyasi yapan şey döneme ait tüm siyasi görüşlere yer vermesi, onları benimseyen kişilerin düşüncelerine ve yaşam hikayelerine mercek tutmasından ibaret. En dikkat çekici taraf ise Orhan Pamuk'un siyasi yelpazenin neresinde durduğunu bilmemize rağmen Şair KA. 'nın bunun tam karşı cephesindeki insanları anlamamızı ve bir parça olsun onlara hak vermemizi sağlayabilmesidir. Kendisi gibi düşünmeyen insanların, yıllarca onlara karşı mücadele ettiği fikirlerini tarafsızlıkla ortaya koyabilmek, haklı oldukları düşüncelerini ifade edebilmek ciddi bir özveri ve sağduyunun eseridir. Orhan Pamuk kitaplarından alışık olduğumuz, zaman zaman bitsin artık kitap dedirten uzun anlatılar bu kitaptada var olsada, diğer eserlerine göre sabrı daha az zorladığını söyleyebilirim.
Roman
KarOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202517,7bin okunma