Peyami Safa'dan okuduğum ikinci kitap. İlki, ruhsal ve psikolojik açıdan çok güzel işlenmiş bir kitap olan Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'ydu. Peyami Safa bu kitabında da karakterlerin, özellikle ana karakter olan Neriman'ın iç dünyasını çok güzel yansıtmış. Doğu-Batı çatışmasını, Batı özentiliğini, medeniyet kavramının Batılı olmakla eş anlamlı olmadığını çok güzel anlatmış. Benim de kırmızı çizgim olan Batı özentiliği'nin eleştirildiği bu kitabı sevdiğimi söyleyebilirim. Adından yola çıkarak İstanbul'u tasvir edeceğini düşündüğüm için heyecanlanarak aldığım Fatih-Harbiye bu konuda beklentimi karşıladı. Fatih ve Beyoğlu tasvirleri beni adeta İstanbul'daymışım gibi hissettirdi. Ve bu hissi çok seviyorum. Şinasi ve Neriman'ın yürüdüğü o yollarda kendimi hayal etmek çok güzeldi. İstanbul'da olma hissini tattırdığı için Peyami Safa'ya teşekkürlerimi sunuyorum :).