"Bir alfabeyi çözmekle başlıyor her şey, onunla birlikte İsmail'in satırlarını okurken ilk kez kendimi bu zaman ışığı yolculukta misafir gibi değil kalıcı hissettim. İğreti değil yerliydim."
Sayfa 211·Kitabı okuyor
Gerçek yolculuk, içsel keşif yolculuğuydu. Ruhun derinliklerinde, kendi içimizde, nice sırlar ve hazineler yatıyordu. Her ayrılık bir başka kapıyı açtı. Her mutluluk, yüreğimizde yeni bir çiçek açtı. Ve biz, bu sonsuz yolculukta, ne kadar çok ayrılık ve mutluluk biriktirirsek biriktirelim, asla yalnız değildik. Güvenli alanda bizi bekleyen bir güç vardı; içimizdeki kuvvet, bizi karanlıkta bile aydınlatacak olan şeydi. Bu sonsuz keşif yolculuğunda ilerlemeye devam edelim ki hikayelerimiz hiç bitmesin.♡
Sayfa 159·Kitabı okudu
Reklam
“Memleket altüst edildi. Zenginledikçe şımaranlar, yangın yerinden mal kaçırırcasına kıyasıya devlet işlerine müdahale ettiler. Taşralardaki müdahaleler; evlenme, boşanma, alım ve satım, vergi, faiz ihtikârlarına kadar sirayet etti. Diktatörler, doğrudan doğruya Maliye hazinesini tasarruf ve istihlâk ettiler. Mebuslarla taraftarları, devlet taahhütlerini benimsediler. Üçüncü derecedekilere gelince, bunlar da, iskân, mübadele, bono, vergi affı işlerine daldılar. Neticede öyle bir hal ve manzara hâsıl oldu ki, bir vatandaş, en ehemmiyetsiz işi için bile (tavsiye ve para)ya muhtaç kaldı.” Yarın – sahife 14-15
Karmaşık toplumsal-tarihsel yapıları mübadele mekanizmasından, dili mantıksal bir dönüşüm sisteminden, arzuyu ise fantazmlar üreten bir gösterenler dizisinin oyunundan hareketle açıklamanın, toplumsal alanı her düzeyde denetleyen iktidar işlevlerini sorgulamaktan imtina etmekten başka bir anlamı yoktur.
Sayfa 378·Kitabı okuyor
Sistemler teorisine göre bütün girdiler iyidir, bütün parametreler birbirine denktir. Genelleşmiş mübadele edilebilirliğin hükümranlığı tam da böyle bir şeydir. Bu bakımdan sermayeyle son derece uyumludur. En bireysel arzular, sosyo-ekonomik veriler, verili bir sistem kümesi içinde eşit ölçülerde, eşit koşullarda birbirlerine etki ederler.
Sayfa 217·Kitabı okuyor
Yalnızlık insanların yokluğundan değil,”ben olmak”tan doğar…
Varolma dışında her şey mübadele edilebilir varlıklar arasında. Bu anlamda olmak (être), varolma yoluyla tecrit olmaktır. Ben, ben olmaklığımla bir monad’ım.Varolmam dolayısıyladır ki kapısız ve penceresizim…
Reklam
Reklam