Bir Ada Hikayesi Dörtlemesinin İlk Halkası
Puan vermedi·318 syf.··
2026 10. kitabı
Yaşar Kemal bu ilk kitapta, destansı ve lirik diliyle efsane bir giriş yapar dörtlemeye. Mübadele dönemini konu alır . Poyraz Musa ve Vasili arasında geçiyor aslında bu ilk kitap. İki ruhu yaralı insanın karşılaşması , tanışması ve o efsane adaya ulaşılması . Betimlemeleri efsane bir kitap .
1000Kitap
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
4/10
·280 syf.··
2026 14. kitabı
Ayaşlı İbrahim bir apartmanın 9 odalı bir katını kiralayarak her odasını tek tek kiraya vermektedir.Bir gün odanın birini (kitabın anlatıcısı olan) bir banka memuru tutar.Dokuz oda dokuz farklı kişi dedikoducu hizmetçi Halide,şoför Fuat cilveli karısı Faika (Ayaşlının üvey kızı)eski konsolos Şefik Bey,fabrikatör olduğunu söyleyen İskender Bey,şımarık ve huysuz çocukları olan Abdülkerim Bey ve eşi İffet Hanım,kumar oynamayı seven ve oynatan Turan Hanım, mübadele zamanından beri kaybettiği mallarının peşine düşen Hasan Bey kiracıların bir kısmıdır.Bu insanların yaşamından kesitler sunulur.Dönemin evlilikleri, aşkları,ahlak kuralları,kadınların toplumdaki yerleri,borç,kumar,hastalık, cinayet,uygunsuz beraberlikler,kaos, karakterlerin ruhsal durumları,düşünceleri herşey var.Çok fazla karakter olduğu için bazen bu kimdi diyebiliyorsunuz oldukça rahat okunan, yormayan bir kitap
Ayaşlı Ve KiracılarıMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 20239,4bin okunma
Yolculuk Önce İnsanın İçinde Başlar
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Santiago’nun çıktığı yolculuk aslında hepimizin hayat yolculuğunu temsil ediyor gibiydi. Hayallerin peşinden gitmek, korkulara rağmen ilerlemek ve bazen aradığımız şeyin aslında içimizde olduğunu fark etmek.. Paulo Coelho
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024247bin okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2020 648. kitabı
İşte karşınızda edebiyat dünyamızın en orjinal, en şahsına münhasır, en eğlenceli, en kafası kırık karakterlerinden bir tanesi görev aşkıyla yanıp tutuşan, görevinin arslanı Murtaza! Çok eğlenceli, çok güzel bir kitap okudum ve bunu sizlerle paylaşmazsam olmazdı. Murtaza, mübadele döneminde Yunanistan'dan ailesiyle birlikte Çukurova'ya göç eden muhacirlerden bir tanesidir. Görev ve vatan aşkıyla yanıp tutuşan Murtaza'nın tek emeli dayısı Kolağası Hasan Bey gibi şehit olmak, vatanına hizmet etmektir. Subay olmayı başaramayan Murtaza en sonunda bekçi olarak üniformasına kavuşmuştur. Kim tutar artık onu, Allah onun bekçilik yapacağı mahalle sakinlerinin yardımcısı olsun:) Mahelle de geç saatlerde bir evin ışığının yandığını görürse hemen kapıya dayanır, ışığı kapatıp uyumalarını ister yoksa sabah dinlenmeden uyanacaklarını, dolayısıyla işlerini layıkıyla yapamayacaklarını tembihler. Ona itiraz edenlere ise Yukarda Allah, Ankara'da Devlet hem da Hükümet, burda da ben! diyerek gerekli cevabı verir:) Murtaza görev aşkıyla yanıp tutuşur, bu uğurda karısını, anasını, evlatlarını bile tanımaz. Erkek evlatlarını büyüdüklerinde şehit dayısı gibi olacakları için el üstünde tutar, kız evlatlarını ise evlattan saymaz. Görevini aksatan birini gördüğü an hemen "Görse idin kurs, alsa idin sıkı terbiye hem da disiplin amirlerinden, dolaşsa idi damarlarında şehit kolağası Hasan Bey'in kanı görevini böyle yapar mıydın?" gibilerinden uyarırır, kimseye söz hakkı vermez. Murtaza'nın bu eğlenceli hikayesini her okurun keyifle okuyacağına inanıyorum. Hele o Trakya ağzıyla konuşması okura ayrı bir lezzet sunuyor. Böyle görevine tutkun, kuralları bağlı, kendine hiçbir esneklik payı tanımayan bir adamın hayattan istediğini alamaması da hikayenin ayrı hazin konusu. Ben çok severek, eğlenerek
İnceleme
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,595 okunma
7/10
·318 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:39
Yaşar Kemal’in bu eserinde gerçekten beklentilerimin karşılanmadığını hissettim, böyle hissettiğim için de okurken de hep üzüldüm. Değişik bir şekilde başladı roman ve ilgimi çekti aslında. Mübadele döneminden bahsedilmesi ve duyguların gerçekçiliği beni etkiledi. Fakat Vasili’nin adadaki günleri, kediyle olan olay örgüleri, Poyraz Musa hakkındaki düşüncelerinin tekrara çok sık düşmesi eserin elimde sürüklenmesine sebep oldu. Çevre tasvirlerinin sayfalarca detaylı verilmesi usta bir yazar tarafından yapılsa dahi okuyucu olarak beni zorladı. Uzun, sonu gelmeyen sayfalar boyunca düz yazı şeklinde betimleme okumak hiçbir şekilde bana hitap eden bir durum olmadı, ama bu durum bazı okurlar için zenginlik sayılabilir. Saygı duyarım. Eserin tarihî ve toplumsal arka planı güçlü olsa da anlatım biçimi nedeniyle kitaba bağlanamadım. Bu nedenle herkese hitap eden bir roman olduğunu düşünmüyorum. Musa Poyraz’ın hayat hikayesinin de çok geç verildiğini düşünüyorum. Türk Edebiyat tarihinde önemli bir yere sahip olsa da kişisel olarak okumaktan keyif alamadığım bir eser oldu ve serinin diğer kitaplarını okusam mı ikilemini yaşattığını söyleyebilirim. İlgili herkese iyi okumalar dilerim.
2026 Okuma Raporları
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Bazı Yolculuklar Hiç Bitmese
Puan vermedi·237 syf.··
2026 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:40
Bazı kitaplar vardır; kapağını kapattığınızda sadece bir kitabı bitirmiş olmazsınız, derin izler bırakan bir yolculuk yapmış gibi hissedersiniz. Bu kitap benim için tam olarak böyle, bitmesini hiç istemediğim nadide bir yolculuk oldu. Kitabın adındaki "uzun yol" ifadesi, ilk bakışta coğrafi bir mesafeyi çağrıştırsa da sayfalar ilerledikçe anlıyorsunuz ki bu yolculuk aslında insanın kendi iç yolculuğu ve anlam arayışı... Yazar, motoruyla çıktığı yolculukta fiziksel bir rota çizerken, aynı zamanda okuru kendi iç dünyasında, kendini arama ve bulma seferine çıkarıyor. Çocukken hayal edilen o coğrafi yolculuklar ile olgunluk çağında çıkılan yolculukların arasındaki derin fark, insanın anlam arayışının durulduğu, olgunlaştığı o muazzam limanda –yani İstanbul’da– dinginliğe kavuşuyor. Okuma süreci boyunca kendimi sadece içsel bir hesaplaşmanın içinde bulmadım; aynı zamanda muazzam bir edebiyat sofrasında gibi hissettim. Batı ve Doğu edebiyatının zihnimize bıraktığı izleri sayfa sayfa solumak adeta bir "Yıldızlar Geçidi"ni izlemek gibiydi. Doğu’nun kalbinden süzülen beyitler, Batı’nın düşünce dünyasından yükselen sesler o kadar zarif bir şekilde harmanlanmış ki hayata dair ne varsa adeta bu kitapta can bulmuş. Kalbime dokunan o güzel mısraların eşliğinde, kitabı çok kısa bir sürede, adeta bir solukta bitirdim. Beni derinden etkileyen ve kitabın emeline ulaştığının kanıtı olan kısım ise şüphesiz son dokunuştu. Yazarın finalde yer verdiği Yunus Emre’nin o malum sözü ruhuma işledi: "Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz" Eğer bir kitap, sizi bu dünyanın bitmek bilmeyen telaşlarından, günlük hayatın keşmekeşinden ve sıkıntılarından çekip alabiliyorsa; zihinsel ve ruhsal olarak sizi içsel bir cennet yolculuğuna çıkarabiliyorsa, işte o kitap gayesine ve emeline tam
Uzun Yol DefterleriMehmet Cemil · Epona Kitap · 20268 okunma