BRONZ SÜVARİ VE MODERN HAKİKAT REJİMİNİN EPİSTEMOLOJİK İFLASI
10/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Müellifimiz, çocukluk hafızasında yer eden o sarsıcı "bronz süvari ve plastik leğen takası" metaforunu, asrımızın küresel ontolojik buhranının bir hülasası olarak önümüze koymaktadır.
Bronz SüvariMahir Ünal · Ketebe Yayınevi · 20261 okunma
Savaşın Savurduğu Hayatlar ve Umuda Yolculuk
Puan vermedi·267 syf.··
2026 294. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 01:55
Savaşın getirdiği kayıplar,mübadele,göç ve büyük umutlarla tekrar ayağa kalkan bir ada.Sarıkamıştan sağ kurtulup Arabistan çölünde türlü maceralara giren Abbas,ölümden kaçmak için adını değiştirerek
Çıplak Deniz Çıplak AdaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20253,151 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 73. kitabı
YERYÜZÜ SÜRGÜNLERİ . Kimi için bir dönem romanı, kimi içinse Türkler ve Rumlar arası ilişkilerin konu edildiği bir Ege kasabası okuması. Bana göreyse insan ruhunun yaralarına dokunan, aşkın
Yeryüzü SürgünleriŞule Akşun · Destek Yayınları · 202623 okunma
Küçük bir Türkiye okuyoruz...
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 14:48
Merhaba Sevgili Dostlar, Çok merak ettiğim bir yazar idi Memduh Şevket Esendal ve Ayaşlı ile Kiracılar romanını henüz bitirmiş biri olarak öncelikle şunu söyleyebilirim ki yazar, büyük bir apartmanın 9 bölüğünde öyle karakterler yaratmış ki okurken kendinizden ve güzel Türkiyemizden bir çok kesit görebilirsiniz. Kitabımızın baş kahramanı isimsiz bir anlatıcı ve yolu Ayaşlı Sahip ile kesişir ve ayaşlıdan bir oda kiralar.. Baş karakterimiz günler geçtikçe apartman sakinlerini tanımaya başlar ve onların hayatlarını dinlerken ortak olur. Kitaptaki karakterleri tanıdıkça şunları görüyoruz, Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarındaki Türkiye, Kadın - Erkek ilişkileri, Mübadele zamanında insanları çektikleri sıkıntılar.. Memduh Şevket Esendal, yaşamı boyunca cumhuriyet dönemi Türkiyesinde önemli makamlarda bulunan biri olarak, gözlem yeteneğini ve gerçekçiliği romanında çok özenle kurgulamış. Yazarın dili ise gayet sade ve akıcı. Eğer toplumsal gerçekçiliği severseniz ve insanlarımızı anlamak isterseniz bu kitabı sizlere tavsiye ederim. Kitapla kalın,
Ayaşlı ile KiracılarıMemduh Şevket Esendal · Vakıfbank Kültür Yayınları · 20239,3bin okunma
7/10
·318 syf.··
2026 12. kitabı
Yaşar Kemal'in Bir Ada Hikâyesi üçlemesinin ilk romanıdır. Eser, Kurtuluş Savaşı sonrasında yaşanan mübadele sürecini ve bu süreçte göçe zorlanan insanların yaşadıkları travmaları konu edinir. Yazar, sade, yalın ve anlaşılır bir dil kullanarak göçün bireyler üzerindeki etkilerini başarılı bir şekilde yansıtır. Roman, yalnızca fiziksel bir yer değiştirmeyi değil, aynı zamanda insanların yaşadığı psikolojik yıkımı da gözler önüne serer. Göç sonrasında ortaya çıkan yalnızlık, yabancılaşma, aidiyet kaybı ve geçmişe duyulan özlem eserin temel temaları arasında yer alır. İnsanların doğup büyüdükleri, anılarıyla bütünleşen toprakları terk etmek zorunda kalmalarının ne kadar ağır bir deneyim olduğu roman boyunca hissedilir. Okuma sürecinde özellikle bu yön dikkat çekmekte ve göçün insan ruhunda açtığı derin yaralar daha belirgin şekilde görülmektedir. Eserde öne çıkan karakterlerden Vasili ve Poyraz Musa'nın yaşamları, göçün farklı boyutlarını anlamaya yardımcı olur. Romanın sonunda gelişen dostlukları, savaşın ve çatışmaların ötesinde insanlığın ortak değerlerini ortaya koyar. Özellikle Vasili'nin aslında hiçbir zaman Poyraz Musa'yı öldürmek istememesi ve kendisine sürekli gerekçeler bulması, karakterin iç çatışmalarını ve insani yönünü göstermesi bakımından önemlidir. Sonuç olarak roman, mübadele göçünün bireyler üzerindeki etkilerini güçlü bir şekilde ele alan, göç, bellek, aidiyet ve kimlik meselelerini başarılı biçimde işleyen etkileyici bir eserdir.
Fırat Suyu Kan Akıyor BaksanaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20208,2bin okunma
Leyla Yolalan
Puan vermedi·136 syf.··
2026 31. kitabı
Korkunun Kıyılarında , Erkeklere Her Şey Anlatılmaz’dan sonra okuduğum ikinci Buket Arbatlı kitabı. Korkunun Kıyılarında, tarihin sesini bugüne taşıyan altı uzunca öyküden oluşuyor. Osmanlı’nın son dönemlerinden Milli Mücadele yıllarına, Cumhuriyet’in ilk zamanlarına uzanan bu öykülerde yalnızca dönem olaylarını okumuyoruz, bu olayların insanlar üzerindeki etkilerine de tanıklık ediyoruz. Kitapta savaşın hem Türk hem düşman askerleri üzerinde yarattığı yıkım oldukça insani bir şekilde anlatılmış. Bu yönüyle öykülerin, savaşı kahramanlık üzerinden değil de insan ruhunda açtığı derin yaralar üzerinden irdelediğini söyleyebiliriz. Özellikle korku, bekleyiş ve yalnızlık duygusu bu noktada kendini hissettiriyor.Otuz Bir Mart Vakası sonrası hapse atılan Nadir Ağa ile Osmanlı’nın son cücesi Bahri Ağa üzerinden imparatorluğun çözülüş yıllarına tanıklık ederken, Vesile’nin cepheden dönmesini beklediği Osman’ın hikâyesinde Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal değişiklikleri görüyoruz ve Şeyh Baba’yı kurtaran Gülhatmi ile tanışıyoruz. Bunun yanında İnkılaplar, Şark İsyanı, Takrir-i Sükûn Yasası ve mübadele gibi tarihsel olayların da karakterlerin yaşamlarına nasıl yön verdiğini okuyoruz. Yazarın dili de akıcı, içten ve samimi. Özellikle atmosfer kurarken çok başarılı bir anlatımı var. Bazı öykülerde bir Anadolu kasabasının sessizliğini, bazılarında ise savaşın soğuk yüzünü çok canlı bir şekilde hissediyorsunuz.
Edebiyat & Roman
Korkunun KıyılarındaBuket Arbatlı · Sel Yayıncılık · 202518 okunma