Sabahattin Ali o günlerde dahi görmüş ülkenin geleceğini o yüzden Sırça Köşk’ü yazmış.
Koyun masalında yine bizi özetlemiş aslın da birer koyun olduğumuzu tekrardan görmüş olduk. Hep bir çobana ihtiyaç duyduğumuzu düşündük, bizi buna inandırdılar. Aslında bizim ne çobana ihtiyacamız var ne de kendine kurt diyen ite köpeğe.
Sırça Köşk’te ise aslında bizim saraylara ihtiyacımız olmadığını gösteriyor. Hep bize ihtiyacmız varmış gibi gösterildi. Altın çatallar ve kaşıklarla şanımıza şan kattığımızı ilet sürdüler ve bu şekilde bizi yavaş yavaş sömürdüler. Çünkü çok iyi biliyorlar bizim milletimiz şanına şerefine çok düşkündür. Ama bizim bunlara ihtiyacımız yok ve bunları yok etmek için de üç beş kelle fırlatmamız yeter.
Son olarak Rıfat Ilgaz’ın emniyetteki sorgusuna da yer vermiş Sabahattin Ali. Bu bana Pardon filmini hatırlattı hiçbir suçun yokken bir anda vatan haini ilan edilebiliyorsunuz bu ülkede maalesef ki.
“Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”
Sayfa 161 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu