Puan vermedi·
Bir anda, tam da ihtiyacım olan anda karşıma çıktı. Sayfalarını açtığım ilk anda içime bir ferahlık doldu, sanki yıllardır özlemini çektiğim bir ses bana usulca “hoş geldin” dedi. Bu Kur’ân-ı Mecîd, Türkçesiyle, tefsiriyle… Onu elimde tutarken kalbimde hem bir heyecan hem de derin bir minnet hissettim. “İyi ki bulmuşum” dedim kendi kendime. İyi ki yolum buraya düştü. İyi ki bu mübarek eser, tam da şu anda hayatıma girdi. Her satırında rahmet, her ayetinde hidayet gizli. Mahmud Ustaosmanoğlu hocamızın emeğiyle, Müceddid Mahmut Efendi Vakfı’nın bereketiyle elimize ulaşan bu meal-i âlî, artık benim için sadece bir kitap değil. Bir arkadaş, bir rehber, bir ışık oldu. Allah’ım, bu güzel buluşmayı bana nasip ettiğin için sana binlerce kez hamdolsun. Bu Kur’ân’la aramdaki bağımızı her geçen gün daha da derinleştir, kalbimi onunla mamur eyle. İyi ki buldum… Ve inşallah bir daha hiç bırakmam.
Kur'ân-ı Mecîd Türkçe Tefsirli Meâl-i ÂlisiMahmud Ustaosmanoğlu · Ahıska Yayınevi · 202216 okunma
İmâm-ı Rabbânî'nin Tecdîd Algısı
10/10
·212 syf.··
2025 42. kitabı
İmam-ı Rabbani'nin "Müceddid-i Elf-i Sânî" (İkinci bin yılın yenileyicisi) olarak anılmasının temelinde, onun İslam'ı özüne döndürme ve özellikle Hindistan'daki Müslüman toplumunu karşılaştığı sapmalardan arındırma çabası yatar. İmam-ı Rabbani'nin tecdid anlayışının merkezinde, Şeriat (İslam Hukuku) ve Hakikat (Tasavvufi Gerçeklik) arasında kurduğu sağlam denge vardır. İmam-ı Rabbani'nin tecdid algısı, tasavvufu Şeriatın emrine sokan, siyasi otoriteyi İslam'ın asıl ilkelerine uymaya çağıran ve Müslüman toplumun inanç ve amellerini bidatlardan temizlemeyi amaçlayan kapsamlı bir ıslah ve yenilenme hareketi olarak kabul edilir.
Din
İmam-ı Rabbani'nin Hayatı ve Tecdid AlgısıMustafa Özgen · Palet Yayınları · 20193 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
8/10
·96 syf.··
2025 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 09:15
Mevdudi'nin hacmi küçük görünse de temel eserlerinden bir tanesi. Müellif öncelikle İslâm ve cahiliyenin sürekli devam eden çatışmasında tecdid kavramının ne olduğunu açıklamakla başlıyor. Tecdid kavramını anlayabilmek için de önce İslâm'ı, buna bağlı olarak da cahiliyeyi anlamamız gerektiğini belirterek temel açıklamalarda bulunuyor. Ateizm, politeizm, asetizm ve İslâm'ın nasıl ortaya çıktığından, hangi özellikleri taşıdığından bahsediyor. Müceddid ve müteceddid farkını da ortaya koyarken neden bir tecdid hareketine ihtiyacımız olduğunu da açıklıyor. Akabinde tecdid hareketinde önemli aşamalar kaydeden, başarılı olarak gördüğü bazı müceddid isimleri anlatıyor. Ömer b. Abdülaziz, Dört İmam, İmam Gazzalî, İbn Teymiyye, Ahmet Serhendi (İmam Rabbani), Şah Veliyyullah Dehlevî, Seyyid Ahmet ve İsmail Şehit'in yaşantısına dair derinlemesine bir inceleme yapmadan bilgilendiriyor. Kimisinin müellifin belirttiği 9 aşamalı tecdid hareketini tüm aşamalarıyla gerçekleştirmesine ömrü yetmiyor kimisinin de hataları bu aşamaların tamamlanmasını engelliyor. Cahiliyenin Hz. Osman (r.a)'ın önceki iki halife kadar dirayetli olmamasından sebeple başladığını, yüzyıllar geçtikçe daima tevhidin ve küfrün sırayla hakim olduğuna işaret ediyor. Bazı dönemler küfür idrak edemeyeceğimiz noktalara kadar gelmiş, bütün inançların karmaşası vücut bulmuştur. “Bir gün gelecek ki, insanlar haramları helal kabul etmek için o şeyin ismini değiştirecekler.” hadis-i şerifinin yaşandığı dönemler. Müceddid olarak anılan bu zâtlar da bu küfür ortamına rağmen İslâm'ı tüm gereklilikleriyle anlamış, hayatına tatbik etmiş ve zamanı geldiğinde de sorumluluk bilinciyle tecdid hareketi başlatmış olan isimler. Aklıma Âl-i İmran suresinin 140. ayet-i kerimesi geldi. Rabbimiz buyuruyor ki: __“İşte (iyi veya kötü)
Din
İslâm'da İhyâ HareketleriEbu'l A'lâ el-Mevdudi · Pınar Yayınları · 2016198 okunma
İslamcıların Piri Dewrimci Ali Şeriati
10/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2025 818. kitabı
Ali Şeriatî: Bir Müslüman Ütopistin Siyasi Biyografisi – Ali Rahnema'nın Işığında Bir Devrimci Portre Ali Şeriatî, 20. yüzyılın en çalkantılı dönemlerinde, İran'ın ruhunu sarsan bir entelektüel fırtına gibi esti. Onun hikâyesi, sadece bir bireyin yükselişi değil; aynı zamanda modern İslam'ın, sömürgecilik karşıtlığının ve devrimci ideallerin kesişim noktasında bir ütopya arayışının öyküsü. Ali Rahnema'nın An Islamic Utopian: A Political Biography of Ali Shariati (Bir Müslüman Ütopist: Ali Şeriatî'nin Siyasi Biyografisi) adlı eseri, bu karmaşık figürü ilk kez İngilizce olarak derinlemesine ele alan bir çalışma olarak, Şeriatî'yi salt bir ideolog olarak değil, "modern dindar bir adam" olarak resmediyor. Rahnema, 1998'de yayımlanan bu 418 sayfalık biyografide, Şeriatî'nin hayatını kronolojik bir akışla değil, entelektüel ve siyasi dönüşümlerin katmanlarıyla örüyor. Bu inceleme, Rahnema'nın portresini benzersiz bir mercekle yorumlayarak, Şeriatî'yi günümüzün küresel krizlerinde yankılanan bir "kızıl Şii" figürü olarak yeniden konumlandırıyor – ne saf bir gelenekçi, ne de Batı taklitçisi; aksine, uluslararası modernliğin yarattığı gerilimlerde doğan hibrit bir devrimci.Rahnema'nın kitabı, Şeriatî'nin biyografisini bir ütopya anlatısına dönüştürerek başlıyor. 1933'te Meşhed'de, dindar ve zahid bir ailede doğan Şeriatî, babasının etkisiyle erken yaşta İslamî düşünceye gömülüyor. Üniversite yıllarında Fransızca ve Arapça eğitimi alırken, Marksizm ve varoluşçuluk gibi Batı akımlarıyla tanışıyor. Ancak asıl kırılma, 1960'larda Paris'e uzanan yolculuğunda gerçekleşiyor: Orada, Sartre, Marx, Gurviç ve Massignon gibi düşünürlerle haşır neşir olurken, aynı zamanda Cezayir Bağımsızlık Savaşı'na destek veren öğrenci hareketlerinde yer alıyor. Rahnema, bu dönemi Şeriatî'nin
Edebiyat
Ali Şeriati (Bir Müslüman Ütopistin Siyasi Biyografisi)Ali Rahnema · Kapı Yayınları · 200625 okunma
Puan vermedi·684 syf.··
2025 596. kitabı
El-Câmiu's-Sağîr: İmam Süyûtî'nin Hadis Külliyatı Üzerine Bir İnceleme Giriş El-Câmiu's-Sağîr (الجامع الصغير), tam adıyla El-Câmiu's-Sağîr min Ahâdîsi'l-Beşîri'n-Neżîr, İslam âlimi Celâleddîn es-Süyûtî'nin (ö. 911/1505) en önemli hadis derlemelerinden biridir. Bu eser, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) sözlerine dair kısa ve öz rivayetleri toplayan, alfabetik olarak düzenlenmiş bir hadis külliyatıdır. Süyûtî, bu kitabı büyük hadis projesi Cem'u'l-Cevâmi' (el-Câmiu's-Kebîr'in bir özeti olarak) tamamlayamadığı için kaleme almıştır. Eser, 10.031 hadis rivayeti içermekte olup, sahih, hasen ve zayıf hadisleri bir arada barındırır. Bu inceleme, eserin tarihi bağlamını, yapısını, metodolojisini, etkilerini ve eleştirilerini ele alacak; hadis ilmi açısından akademik bir bakış sunacaktır. Yazar: Celâleddîn es-Süyûtî Süyûtî, 849/1445'te Kahire'de doğmuş, Şâfiî mezhebine mensup bir alimdir. Hadis, tefsir, fıkıh, nahiv gibi pek çok alanda 600'e yakın eser vermiştir. Tefsîru'l-Celâleyn gibi meşhur tefsirinin yanı sıra hadis alanında Tedrîbü'r-Râvî ve el-Leâlîü'l-Masnûa fi'l-Ehâdîsi'l-Mevzûa gibi eserleriyle tanınır. Süyûtî, güçlü hafızası ve geniş kaynak taramasıyla bilinir; 17 yaşında ilk eserini vermiş, 40'lı yaşlarında inzivaya çekilerek üretkenliğini artırmıştır. Hadis ilminde "müçtehid ve müceddid" olarak anılır, ancak bazı çağdaşları tarafından aşırı iddialı bulunduğu için eleştirilmiştir. Bu eser, onun hadis derleme konusundaki ustalığını yansıtır. Eserin Yapısı ve İçeriği El-Câmiu's-Sağîr, hadisleri alfabetik sıraya göre düzenler; her hadis, ilk kelimesine göre gruplanır. Bu metod, eseri pratik bir referans kaynağı yapar. Hadisler, ravileri ve kaynakları belirtilmeden sadece metin olarak verilir; kaynaklar için semboller (örneğin, Bûhârî için "ا", Müslim için "م")
1000Kitap
El-Camiu's Sağir - 1. Ciltİmam Suyuti · Serhat Yayınevi · 201359 okunma
Puan vermedi·360 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2025 13:56
Arzuhâl ~ Sadiye Erol Aykaç . Alıntılar; . "Girdiğinde kapıyı yavaça aç, çıktığında ise kapıyı yavaşça kapat. Bu dünya öyle bir yer ki haktan ibarettir. Canlı cansız, dilli dilsiz herkesin bir hakkı vardır. Kapıyı hoyratça çarpıp gidersen kapı senden hakkını, seni kendisine tekrar muhtaç ederek alır.” . Kendi kendinin vaizi olmayan kimseye başkasının vaaz ve nasihati fayda vermez. —Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)— . İstemek, kavuşmanın müjdecisidir. Yanıp yakılmak da kavuşmanın başlangıcıdır. . Bilmek, anlamak demek değildir. —İmam-ı Rabbanî— . Derler ki annenin doğum yapınca çektiği sancı ile annesi vefat edince evladın çektiği acı insanın bütün kemiklerini kıracak şiddettedir. Bir acı başka nasıl tarif edilir, bir hak başka nasıl teslim edilir ki! . Bir Allah dostunun müthiş sözü geliyor aklıma: "Aferin hırsa! Ne kadar da adaletli... Herkesten önce sahibini yiyip bitiriyor." . Geminin hareket ettiğini, motorun kulakları sağır eden gürültüsüyle anlamıştım. Bu gürültüye günlerce dayanmak bir yana, bir saat bile tahammül etmek imkânsızdı. Ama dünyada her imkânsız denen şey mümkün olabiliyordu. İnsanoğlu, ucunda yaşam olan her şeye alışıyordu zamanla. İster sabretsin ister etmesin her şey gelip geçiyordu. Zamanın hükmü, insanın gücünü aşıyor ve daima galip geliyordu. . Kitap Yorumu; Kitabın kapağını kapattığımda müthiş bir güzellik hissi ve çok güzel iki hikaye bir biriyle bağlantılı bir güzellik okudum. Aslında gözleri kapatıp güzelce düşünülecek de bir kitap ama hikayenin içinde ki aslında yazılan gerçeklik yaşan bir imam bir müceddid belki evet bu yazıyı veya hikayeyi güzel yapan “İmam- Rabbanî” ve onun yaşayışı. Yazarın naifliği de böyle bir birleştirme de aza indirgenmemli tabii ki. Yazarın ilk okuduğum kitabı, başka kitabı var mı
1000Kitap
ArzuhâlSadiye Erol Aykaç · Nesil Yayınları · 20211,556 okunma