Her dertlinin âhını, her muhtacın duasını işiten ve dinleyen bir Semî' ve Mücîb perde arkasında var, bakar ki; en küçük bir zîhayatın en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevab verir, memnun eder. Meyve Risalesi - 39
Düşünce
Çok Şükür
Her dertlinin âhını, her muhtacın duasını işiten ve dinleyen bir Semî-i Mucîb perde arkasında var, bakar ki; en küçük bir zihayatın en küçük bir ihtiyacını görür ve en gizli bir âhını işitir, şefkat eder, fiilen cevap verir, memnun eder.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bu hazırlıkların, tamamiyle benim hayatımın üzerinde olduğu gün gibi Âşikârdır. Amcam Abdülaziz'in âkıbetine maruz kalacağım ise bence malûm! Bununla beraber, etlerimi cımbızla koparacaklarını bilsem, bu ecnebi devlete ilticâyı düşünemem. Vatanımdan kaçmak mucib-i ârdır. Hatta bu, benim gibi otuz üç sene bir devlete padişahlık etmiş bir insanın irtikâb edemeyeceği en büyük alçaklıktır. Ben Allah'ıma ve mukadderatıma tâbiyim"
Sayfa 46·Kitabı okuyor
Nefsin hastalıklarından biri, ölçüsüz isteklerde bulunmaktır. Böylesi ölçüsüz istekler ise, Allah'ın kendisi için yazdığı kâzâ ve kadere itiraz etmek demektir. Çare: Uygun ilaç, o isteğinin sonuçlarının ne olacağını kul bilemez: Arzusu, onu hayra mı sürükleyecek, yoksa şerre mi götürecek? Kendisini daha mutlu edecek bir şeye mi erdirecek? Yoksa mutsuzluğuna ve öfkelenmesine mi yol açacak? Sonuçta kötü bir neticeye mi vardıracak? Arzusunun aldatıcı yönünü gerçek anlamda bilse, nefsi onu asla istemez ve reddeder. O andaki durumundan hoşnut olur ve olanı kabullenir. Böylece huzura kavuşur. Peygamberimiz aleyhisselâm bununla ilgili olarak şu uyarıyı yapmıştır: Sizden biri bir şey istediğinde, ne istediğini çok iyi düşünsün, çünkü o isteğinin sonucunda başına ne geleceğini bilemez.
Sayfa 48 - Sufi Kitap·Kitabı okudu
Bilmem anlatabildim mi?
Kanaatsizlik edip iktidarının fevkinde işlere girişmek ise bâdi-i zillet ve mucib-i hacalettir.
Sayfa 17
Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre'den (ra) rivayet edildiğine göre Hz. Peygamber ﷺ şöyle demiştir: ​Allah, Müslüman'ın vücuduna batan bir dikene varıncaya kadar meşakkat, hastalık, endişe, keder, acı ve kaygı gibi musibetleri, onun günahlarına kefâret kılar.
Sayfa 77·Kitabı okuyor
Din