girip çıkamazsın kalbime istediğin an sana uygun bir seçenek olamayacağım kadar büyük mucizeler yaşanıyor içimde.
Bir gün Resûlullah'ın ﷺ önüne zehirli bir koyun kondu. Resul-i Ekrem lokmasını attıktan sonra, "Bu kemik, koyunun zehirli olduğunu bana haber vermektedir." dedi.
Sayfa 229 - Semerkand Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çok kısa bir süre sonra mucize sona ermişti. Uzun boş gecelerimde ne yapacağımı bilemiyordum ve hemen her akşam acil serviste gönüllü olarak nöbete kalıyordum. Ağlamaklı hayal gücümde,bekâr yaşamımın boşluğunu Rebecca’ nın dolu ve yoğun yaşamıyladolduruyordum. Benim için tekdüze çabalarla heba olup giden saatler onun için alabildiğine zengin olabilirdi. Ona bir kez telefonettim: Hani ne derler, keyfi yerinde görünüyordu. Modern âşıklarıacıyı bir düşkünlük, kıskançlığıysa bir eğitim noksanlığı olarakgörmeye zorlayan bu acımasız serbestliğin kurbanı olan ben demutluymuşum gibi göründüm. Ayrılığın insanlarda farklı belirtilerdoğurduğunu kabullenmekte zorlanıyor ve herkesin aynı acıyı çekmesini, bunun da açıkça görünmesini istiyordum. Rebecca’nın benden ayrıldıktan sonra acı bir şekilde umutsuzluğa kapıldığını vekendi kendini yiyip bitirdiğini bilmek isterdim. Peki, zaman zamanda olsa beni özlememesi mümkün müydü? Bütün bu yaşadıklarımızdan sonra hem de? Korkunç bir şüpheye kapılıyordum: Sakınhep aynı minval üzere gidiyor olmasındı? Keşke gözlerindeki ancakbayağılık olabilecek şeyi bir istisna olarak hissetmiş olsaydım. Gece kuşu Rebecca, ben hamarat ve erkenden yatağa giren doktorungözünü boyamıştı. Hiç kuşku yoktu: Bir yanlışlık olmuştu ve bununacısını çeken sadece bendim. Bu bakış açısı beni dehşete düşürüyordu: Size güven vermeden hayatı tek bir varlığın etrafında sıkıştıran ve sizi onun en ufak kaprislerine bağımlı kılan çift olgusunalanet okuyordum. Sevmek demek, karşıdakinin sizin üzerinizde sonsuz bir iktidar uygulamasına razı olmak demektir.
Kur'an'ın uslûbu, beyân, ifâde tarzı
Kur’ân’ın cazibedar özelliği mucize oluşudur. Mucizelik ise, belâgatın yüksek tabakasından doğar. Belâgat ise özellikler ve meziyetler bilhassa istiare ve mecaz üzere kurulmuştur. Kim istiare ve mecaz dürbünüyle temaşa etmezse, meziyetlerini göremez. Zira, insanların zihinlerinin ünsiyet edebilmesi için, Arap üslûplarında, ilim pınarlarını akıtan Kur’ân’ın içinde “ ilâhî tenezzüller” yani “İnsanların anlayış seviyelerine inişler” tabir olunan anlayışlara riayet etmek ve hissiyata hürmet etmek ve zihinlere uygun ve hoş gelmek söz konusudur.
Sayfa 138·Kitabı okuyor
Din
Efsane cümleler...
Bütün fenlerin gösterdiği intizamın şahitliğiyle ve hikmetin yaptığı tam bir araştırmanın irşadıyla ve insan cevherinin rumuzlu işaretiyle ve insanların emellerinin sınırsızlığının imâsı ile, gün ve sene gibi pek çok nevi (tür) de tahakkuk eden birer nevi her sene tekrarlanıp duran kıyametin telmihî işaretiyle, kâinatta israf ve abesiyetin bulunmamasının delâletiyle ve ezelî ve ilâhî hikmetin telvihî işaretiyle ve sonsuz ilâhî rahmetin işaretiyle ve Sadık Nebî Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) açıklayan diliyle ve Mucize Kur’ân’ın hidayetiyle, Cennet ile mamur olan uhrevî saadetten akıl nazarının temaşası için
Sayfa 135·Kitabı okuyor
Din
Kemal-i muvazene
Senin vücudun bin kubbeli hârika bir saraya benzer ki her kubbesinde taşlar, direksiz birbirine baş başa verip muallakta durdurulmuş. Belki senin vücudun, bin defa bu saraydan daha acibdir. Çünkü o saray-ı vücudun, daima kemal-i intizamla tazelenmektedir. Gayet hârika olan ruh, kalp ve manevî letaiften kat’-ı nazar, yalnız cesedindeki her bir aza, bir kubbeli menzil hükmündedir. Zerreler, o kubbedeki taşlar gibi birbirleriyle kemal-i muvazene ve intizam ile baş başa verip hârika bir bina, fevkalâde bir sanat, göz ve dil gibi acib birer mu’cize-i kudret gösteriyorlar.