📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
'' Yahut da bizim millet acıya almışmış. Biz hepimiz bahtsızlığa o kadar alışmışız ki, sevinç anormal geliyor. Bilmez misiniz, bizde yüksek sesle gülmek ayıpların başında sayılır. Hele çocuklar için... Sonra hocalar bize cennetin sevinçleri yerine durmadan cehennemin işkencelerini belki de bu sebeple anlatırlar...''
Ama kadınlar belli bir büyüklük, biçim ya da boy için veya klişelere uymak için açlık çekmekten çok, kendilerini kuşatan kültürden temel bir saygı görememenin açlığını çekerler. İçerideki ''aç'' saygı görmeyi, kabul edilmeyi ve en azından klişeleştirilmeden karşılanmayı özlemektedir.
Eğer bir kadından, dizleri birbirini öpecek şekilde oturan bir hanımefendi olması beklenirse, eğer kaba dille konuşulduğunda bayılacak şekilde yetiştirildiyse, hiçbir zaman pastörize süt dışında bir şey içmesine izin verilmediyse... o zaman, özgür bırakıldığında dikkatli olun! Birdenbire ne kadar çok içerse içsin erik cini ona yetmeyebilir, sarhoş bir gemici gibi sere serpe yatabilir ve kullandığı dil, duvardaki boyayı bile yerinden kaldırabilir. Kıtlığın akabinde, bir gün yine tutsak düşüleceği korkusu baş gösterir. Bu yüzden, elde etmek olanağı varken, elde edilir.