10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 216. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:37
Ve sen görünmezsin İstanbul. Ve sen ortalıkta yoksun. Nerdesin? Hilton roof-barında kızartılmış bir balık gibi çiğnenip yutuldun mu? Yoksa Çiçek Pasajı'nda yeteneksiz sosyalist dudaklara değer değ- mez bir votka bardağında tuz gibi eridin mi? Yoksa Beyazıt kahvelerinde masadan masaya uzayan tartışmalar içinde alı al, moru mor kıvranıp durmakta mısın? Yoksa istimlâke uğrayan bir arsanın inşaatında beynine taş balyozlar mı inmekte? Yoksa yavaş yavaş, kırılarak, parçalanarak, ufalanarak, deşilerek, yırtılarak, kazılarak, oyularak müzelere mi taşınmaktasın? Ve bu taşınman bittiği gün ansızın boynuna bir yafta mı asılacak: ÖLÜ. Yoksa bu yafta çoktan asıldı da bizim haberimiz mi yok? Yoksa ey kutlu İstanbul, bir yatırın türbesinin eşiğinde bir kurban gibi boynunu uzatmış mukadder saatin çalmasını mı bekliyorsun? O ermişin sab- rına eş bir sabırla bir derviş gibi türbe eşiklerinde misin? Sessizliğin bir dua sessizliği mi? Eğer böyleyse beni affet, bütün bu söylediklerimi affet.
Hayata Dair
Çağ ve İlham 1Sezai Karakoç · Diriliş · 2019768 okunma
7/10
·84 syf.··
2026 23. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 20:01
Merhabalar Kısa kısa hikayeler.. Duygu yüklü, kimi eskiye özlem, kimi günümüz sosyal medya bağımlılığına değinilen hikayeler....Güzeldi okunmalı.. " Günler, aylar, yıllar geçiyor ama o her şeyi bitirecek yarın bir türlü gelmiyor"
Hatırlı YaraMukadder Gemici · Dergâh Yayınları · 202085 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
KADINI İNSANI REZİL DE EDER VEZİR DE
Puan vermedi·159 syf.··
2026 19. kitabı
Çok önceleri bir kere daha okumuştum. Zehra idealist ama anlayış at ve acıma duygusu olmayan çalışkan bir okul müdüresi. Ailesinden hiç bahsetmiyor , yetim olduğunu babasının olmadığını söylüyor. Ölmek üzere olan babasını son bir kez olsun görmesi için gelen habere önce inkar sonra itiraz ediyor.Ancak Vehbi efendi isimli tanıdığı birisinin sıkı talebi sonucunda İstanbul'a dönüyor. Babasından nefret ediyor, cenazesi ne vardığında hiçbir evlada yakışmayacak bir soğuklukta karşılıyor. Misafir kaldı Vehbi isimli adamın odasında babasının hatıra defterini okuyor. O zamana kadar ayyaş serseri kardeşinin annesinin ölümünden sorumlu tuttuğu babasının; Aslında idealist ilkeli dürüst bir memuriyet başlangıcı yaptığını, fakat kötülerle kötülüklerle mücadelesinde gitgide ilkelerinden taviz vermek zorunda bırakıldığını öğreniyor. Sivas'ta kaymakamlık ve değişik memurluklar . Diyarbakır'daki memuriyetinden mutsuz avare iken kullarında ölen mal müdürü Fadıl Efendi'nin kızı Mürüvvet ile evleniyor. Çocuk yaştaki mürüveti n annesi kayınvalidesi tam bir melek görünümlü şeytan. Sinsi alttan alıcı yapısı ile gelirinin çok üstünde harcamalar yaptırıyor zam parasını bakıma muhtaç zavallı hafız diye evine aldırıyor. En sonunda irtikap ahlaksızlık ve onursuz bir yaşam la beraber İstanbul'a nakil aldırıyor. Orada da aynı pervasız harcama ahlaksız gidişat onur kırıcı bir yaşamı mahkum ettiriyor. Kayınvalidenin desiseleri onun yetiştirmesi hanımına söz geçiremiyor güç yetiremiyor alkol ve diğer alışkanlıklarla beraber adeta evinden kaçak bir hayat yaşamaya mecbur oluyor. Neredeyse kötü kadın olması Mukadder zehra'yı yatılı okula yazdırıp onun bari yolunu dürüst açmak istiyor. Hiç kendisine anlatılmayan hatta tam
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
10/10
·336 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 14:58
Bu kitabın yazılış amacı, Muhammed’in hayatını baştan sona ayrıntılı biçimde anlatmak değil; hac ve umre için gelen okuyucuların ziyaret ettikleri kutsal mekânları esas alarak siyer bilgisini o mekânlarla birlikte sunmak, böylece metin ile mekânı buluşturup hac ve umre ibadetleri sırasında okuyucuda güçlü bir tarih ve bilinç duygusu oluşturmaktır. Bu sayede okuyucunun, kutsal beldelerde siyer okurken adeta Asr-ı Saadet atmosferini hissederek kalben o dönemin Mekke ve Medine’sine yolculuk yapması hedeflenmektedir. Şu ana kadar belki onlarca geniş kapsamlı detaylı ve kalın siyerler okudum ama her okuduğum siyer kitabında Hz. Peygamberimiz'in hayatına dair yeni şeyler öğreniyorum. Her yazar Hz. Peygamberimiz'in farklı bir güzelliğine, farklı bir özelliğine odaklanmış olduğu için ne kadar fazla siyer okursak Peygamberimiz'i o kadar çok tanıyabiliriz kanısındayım. Ramazan ayında ise siyer okumanın bereketi ve feyzi çok daha başka. Kuran ayında kuranla birlikte yaşayan Kuran olan Hz. Peygamberimiz'in hayatını da okumak bize çok şey katacaktır.. Siyer kitaplarında beni en çok hüzünlendiren, gözyaşlarıma hakim olamadığım kısım ise hiç şüphesiz Hz. Peygamberimiz'in ölüm anını anlatan o tüyler ürpertici anlar. Özellikle namaz kılamayacak kadar hasta olup ümmetini Hz. Ebû Bekir önderliğinde cemaatle namaz kılarken uzun uzun seyretmesi çok dokunaklıydı... "Peygamber Efendimiz, Ölüm acısının en şiddetlisinin peygamberlere geldiğini, böylece onların mertebesinin Allah tarafından yükseltileceğini söylemişti. Şimdi kendisi acı içindeydi ve "Ölümün ne acıları varmış!" diyordu. Ama bu halinde bile ümmetini unutmadı ve yanındakilerin şahsında ümmetine bazı vasiyetlerde bulundu. "Kölelerinize iyi davranın. Aman ha namaza dikkat edin. Kadınlarınıza iyi davranın..." diyordu. " "Hz. Ebû
Din
Hz. Peygamber'in İzindeAdem Apak · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 2020422 okunma
Issız Bir Adada İktidarın Anatomisi
10/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 19:05
17 yaşındayken “benim bu kitabı okumam lazım” dememin üzerinden 22 yıl geçti. Üniversitede okurken devlet yurdunda 8 kişilik bir odada kaldım. Ben birinci sınıftayken İngiliz Dili ve Edebiyatı 2. sınıf öğrencisi olan Pınar isimli Kastamonulu bir oda arkadaşım vardı. Mukadder hocanın dersi için bu kitabı yalayıp yuttuklarını hatırlıyorum. O zaman çok merak etmiştim ama o İngilizce aslından okuyordu diye hatırlıyorum. Neyse kısmet bu zamanaymış. Mina Urgan’ın çevirisinden okuduğum eserin başında Urgan’ın kitapla ilgili yazdığı beş altı sayfalık bir metin var. Bu metni okumayı kitabın sonuna saklamanızı tavsiye ederim, çünkü tam anlamıyla kitabı özetleyen bir değerlendirme… Maalesef ben okudum ve başlayınca da yarım bırakamadım… Buna rağmen kitap beni çarptı, sarsıldım. Öncelikle bu kitap ıssız bir adada kalan en küçükleri 5-6 yaşında olan tam sayısı bilinemeyen çocukların başına gelenleri odağına alıyor. Çocukların dünyasını masumiyet kisvesi altında romantize etmek yerine onları tam anlamıyla insani özellikleriyle işleyen Golding, iyisi, kötüsü, hem iyi hem kötüsü, pasifi, korkağı, kukla mizaçlısı, bilgesi, bilim ışığında ilerleyeni ve liderleri ile tam bir insanlık panaroması sunuyor. Uzak bir gelecekte atom savaşının hüküm sürdüğü bir dünyanın çocuklarını anlatan William Golding, toplumsal olanı bir sosyolog titizliği ile ele alırken korkularımızın kaynaklarını da irdeliyor. Bilge çocuk ermiş misali korkunun kaynağının kendi içimizde olduğunun altını çizerken lider özellikte olan çocuk korkularla çocukların nasıl manipüle edileceğini fark ediyor. Demokratik ve çoğulcu olan lider ile askeri güce sahip olan lider arasındaki çatışma ise bize çok tanıdık bir öykü sunuyor. Okuyan pişman olmaz, inanılmaz güzel bir eser…
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 200497,3bin okunma
10/10
·590 syf.··
2026 5. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2026 21:05
İstanbul'a bakıyorduk denizden ölülerimizin yüzlerine bakıyorduk... merhaba arkadaşlar bu akşam onurongo kaleminden İstanbul hatırası kitabını yorumlayacagim. Kitap resmen tarih kokuyor benden söylemesi ..Bana göre Ahmet Ümit bu kitabı yazarken İstanbul'u çok araştırmış..Kitabı okurken İstanbul'u gezmek canım istedi gerçekten.. Kitap 561 sayfa ve ben hiç sıkılmadım merak ederek okuyorsnz gerçekten.. Kitabın baş kahramanı başkomiser Nevzat yalnız yaşayan zamanında eşini ve kızını suikast sonrası kaybeden biridir bir gün sarayburnu'nda Atatürk anıtı'nın altında bir ceset bulunur elinde de eski Bizans sikkeleri bulunup boğazı kesilerek öldürülmüştür cinayeti araştırma görevi başkomiser nevzat'a verilmiştir öldürülen kişi bir alkol yoktur. Elinde Byzantion dönemine ait sikke bulunmaktadır 2.cinayet: Mukadder kınacı Çemberlitaş ve konstantinon sikkesi 3.cinayet: gazeteci Şaban duruca Yedikule altınkapı 2. teodosios sikkesi 4.cinayet: mimar Teoman Akkan Ayasofya müzesi justinian sikkesi 5.cinayet: eski belediye başkan yardımcısı Fazlı gümüş kafası Topkapı sarayı'na gövdesi Fatih camii'ne Fatih Sultan Mehmet sikkesi 6.cinayet avukat Hakan yamalı mimar Sinan türbesi Kanuni Sultan Süleyman'a ait sikke.. Nevzat handan'la ilkokul arkadaşıdır liseye geldiklerinde onlara Demir ve Yekta da katılır Demir veteriner yelpaze mimarlık okuyup şairlik de yapmaktadır demirhan'dan aşıktır üniversite okumak için yurt dışına gider handan'a açılamaz handan'ın evlenme çağı gelmiştir yekta'nın da handan'a ilgisi vardır ve evlenirler 3 yıl sonra Handan oğlu ve umutla beraber yapılan inşaatın devrilmesi sonucunda vefat eder Handan olduktan sonra teselli etmesi devre düşer Demir Türkiye'ye döner. Peki katil amacına ulaşmış mıdır? Sizce katili hapse sokmuşlar mıdır? Kitapta yolsuzluk
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943bin okunma