Anılar, Sanıklar, Yalanlar...
NİYAZİ BERKES'İN ANILARI ÜZERİNE Niyazi Berkes'in anıları, (aslında anılar demek metnin içeriğini tam olarak yansıtmıyor, ama bu noktaya aşağıda değineceğim) Mete Tuncay'ın da belirttiği gibi, 1940'lı yıllardaki siyaset ve toplum hayatımızın genel bir tablosunu çiziyor. Berkes'in asıl amacı, bu sırada üniversiteden atılmasının kişisel ve acılı öyküsünü yazarken, (bir akademisyene/siyasal bilimciye yakışır bir şekilde) öyküyü, genel siyasal atmosferin içine yerleştirmek... Nitekim bunu, Niçin ve Neyi Yazıyorum? başlığı altındaki (tabiri caizse) önsözünde de belirtiyor. Bunu başardığı da hemen eklemeliyim. Berkes'in dikkati çekmeye çalıştığı bir başka önemli nokta da bugün hâlâ pek çok sıkı Kemâlist în savunduğunun aksine, Atatürk döneminin İsmet Paşa ile sona erdiğidir. Yani, Ebedi Şef ile Milli Şef'i birbirinden dikkatle ve kesin/keskin bir şekilde ayırma gereğidir (Mete Tunçay, yazısında, Attila İlhan'a göndermede bulunurken, sanırım, Niyazi Berkes ile Attila İlhan'da bulunan ve başkalarının da paylaşabileceği bu paralelliğe işaret etmek istiyor). Berkes'in vurguladığı önemli bir nokta daha var: O da günümüz deki (gerçi bu "günümüzde" sözü, Berkes'in ölüm tarihinden önceye denk düşüyor, ama ülkemizde siyasî anlamda "günümüzde" sözcüğünün ifade ettiği anlam, aradan geçen on yıllarla da olsa, içerik bakımından aslå değişmiyor!) siyasi tablonun, sanıldığının aksine, 1950 sonrasındaki iktidarların değil, fakat bizzat İsmet Paşa'nın siyasetinin doğrudan bir sonucu olduğudur (Bu konuda kısa bir metin için bkz. Ek 3: "Berkes'in Oktay Akbal'a Yazıp da Göndermediği Mektup"). Berkes'in keskin ve sert vurgularına katılmak bazen mümkün, bāzen de değil... Doğrusunu söylemek gerekirse, dönemin ilk yarısı üzerine (hem iç ve hem de dış politikayı konu alan) bir kitap yazmış ve
Sayfa 291·Kitabı okuyor
1000Kitap
On­ların düşünceleri geçim kaygılarının ötesine geçmez ve başka bir konu için harekete geçirilmeleri mümkün de­ğildir. Kas güçleri üzerine öylesine büyük bir yük biner ki zekayı üreten sinir gücü büyük ölçüde baskılanır ve çok düşük bir seviyede kalır.
Sayfa 87·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nəyi isə tam dəqiqliyi ilə müəyyən etmək qeyri-mümkündür. Və əgər nəyi isə müəyyənləşdirmək mümkün olursa, o çox vaxt bizi hətta həyat sevincindən də məhrum edir.
Sayfa 75·Kitabı okuyor
Alıntı
Ne var ki mantık her şeyi süzemiyordu işte; mantığı devreye sokarak ansızın ortaya çıkan eksiklik ve aldanmışlık duygusunun üstesinden gelmek mümkün değildi.
Edebiyat
Çünkü ilk olarak, onların para kazanması mümkün değildi. Sonra, eğer mümkün olsaydı bile yasalar onlara kazandıkları paraya sahip olma hakkı vermiyordu. Yalnızca kırk sekiz yıldır Bayan Seton’ın kendine ait bir senti olabiliyordu.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
Gözyaşı ruhun temizliğidir derler, kalp o sızıyı tutmasa, akıl olanları unutsa. Ne mümkün? Ne mümkün unutmak her şeyi?