İnsan, kelime itibariyle 'ünsiyet' (alışmak, bağ kurmak) ve 'nisyan' (unutmak) kökünden gelir.
Bu sebepledir ki, etrafımızdaki insanlara dikkat etmemiz konusunda sürekli bir ikaz var.
"Kişi arkadaşının dini üzredir." buyurmuş Hz. Peygamber (sav)
Kimlerle ülfet ettiğimiz kim olduğumuzu belirleme noktasında o kadar önemli ki, atalarımız, "Üzüm üzüme baka baka kararır." "Körle yatan şaşı kalkar." demişler.
Bu husus Kur'an'ı Kerim'de ise, "Salihlerle beraber olun." (Tevbe Suresi 119. ayet) şeklinde zikredilmiştir.
Unutmak fıtratımızda var. Bu yüzden, arada bir "Fe eyne tezhebûn? (Yolculuk nereye?)" diye kendimize sormalı, Fabrika ayarlarımıza dönüp Elest Bezmi'nde verdiğimiz sözü hatırlamalıyız.
Bekir Develi ve Hayati İnanç’ın söyleşi tarzında ilerleyen bu kitabı hayatın anlamı, insanın yönü ve okumanın önemi üzerine yazılmış. Samimi ve dertli bir sohbet hissi var.
Okuru yormamak için kısa tutulmuş; bu yüzden yer yer kopukluklar hissediliyor.
Ramazan’ın ruhuna uygun, keyifli bir okuma oldu benim için.
Yine de bu sohbeti okumaktan ziyade dinlemek, özellikle şiirleri Hayati İnanç’ın sesinden işitmek daha keyifli olurdu diye düşünüyorum.
"İnsanlık suçu odur; samimi olmamak, içi dışı bir olmamak, riyakâr olmak, münafık olmak."
"Gerekirse kafasını kır ama kalbini kırma."
"Sevmek için tanımak gerekir. "
"Okumak demek, yazarla okuyucu arasında bir kanal kurulması demek."