Allah’a inanıyorum. ben bir diriliş işçisiyim. Allah kentinin işçisiyim. Allah’ın övdüğü, beğendiği islâm toplumunu ören, toplumunun örülen duvarında en küçük bir kum tanesi olmaktan öte öğüncüm olamaz.
“kula kulluk edene yazıklar olsun!”
bir.
günahımla mutluyum, uhrevi bir imtihanı andırıyor
razıyım da hem, imanımı anlamlandırıyor
ırağım güne, haz duyarım güneşin batmasından
memnunum bu kalbin buramda bu şekil atmasından
iki.
kendime kızıyorum, ucu allah’a dokunuyor
kafamı gözümü kırasım geliyor bazen, hemen her gün
bıktım benliğimle bu amansız cehd edişten
bıkmadım bu sigmundyenlikten, bu spelvinlerden
şu özümden yadırgı hayatı taşımaya alıştım
alkışı hak etmiyorum bariz bu, taşlanmayı da
yine de güzelim diyorum dünyaya karşı
yakışıklıyım âlemin politikasına karşı
dünyadan dünyaya kaçan mülteci sâbilerce
“batsın bu dünya” diyorum, şu koca götlü pis kel
teheccüd namazından sonra edilen bir dua gibi
kendime kızıyorum, ucu allah’a dokunuyor
üç.
artık bütün akarsuları kirlidir yeryüzünün
sahtedir somun, sahih değildir yufka
hâlbuki bir ruhu vardı yaşamakların bir zamanlar
zehrin bir tadı vardı, balın bir nahlı
kıyamet kışlarda sımsıcaktı kiremitsiz damların altı
anneme baktığım zaman mesela ben
bana içtiklerimce beddua eden