Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı. Artık hiçbir cümleyi tamamlayacak gücüm yok. Belki utanç, belki yılgınlık bütün kelimelerimi alıp götürüyor. Böyle zamanlarda hayat,saçları kökünden kazınmış müntehir bir travestinin bileklerinden sızan sımsıcacık kandır,kimsenin el süremediği.
Bir Şair Bir Kitap
Alper Gencer – Ah! sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın ** kırışır seni beklemekle geçen zaman belki hiç gelmezsin! ** yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı: bir renksiz kanatlı kelebek olmak! neyin temrinisin ey hayat? kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı? ** kıyam et! bağrımdan alıp da yürü sesimin şeriki olmuş bu çocuk bir çocuk bezmi elestten beri yürürlüğe konulmuş temsili bir pak. ** al işte bedenimden söküp de çıkar bulamadım nerede saklıdır o dert? ** güneş gözlerine bandı mı ışığı vakit aydınlıktır renginle o sıra ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki... **
DERGAH
Reklam
Nisan Yüzlü Sevgilim Sana söyleyecek bir şeyim kalmadı. Artık hiçbir cümleyi tamamlayacak gücüm yok. Belki utanç, belki yılgınlık bütün kelimelerimi alıp götürüyor. Böyle zamanlarda hayat, saçları kökünden kazınmış müntehir bir travestinin bileklerinden sızan sımsıcak kandır, kimsenin el süremediği. Şimdi ucuz bir otel odasının küçücük tuvaletine sıkışmış bir hayatın eşiğinde duruyorum ve sana söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı. Nisan saldırıyor üzerime sevgilim. Nisan çalıyor bütün sözcüklerimi. Yüzünde parlayan güneş bir anda kaçıp yaşlar boşalıyor gözlerinden. Ben nisan şaşkınlığında yitiriyorum öykünün geri kalan kısmını. Nasıl bitiyordu? İyiler nereye gittiler? Kadınlar ve çocuklar nasıl kurtulacaklar? Bir yağmur böylesine nasıl savurabilir bir insanı? Yağmur değil sevgilim, gözlerinden aktığımdan bu yana darmadağın üstüm başım. Saçlarında biriken kelebek kanatlarını talan ettiklerinden bu yana utanç kemiriyor kalbimi. Saçlarını işgal ettiklerinde kaçtığım sokaklarda düşürdüm şahdamarımı. Şimdi yaşamak, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen bir genç kızın saklamaya çalıştığı yüzüdür. Şimdi yaşamak, bebeğini terk eden bir kadının göğüslerinden akan hüzündür. Nisan yığılıyor üzerime sevgilim. Ansızın yağan bir yağmurun, avuçlarından düşen ölü kuş. ları topluyorum sokak aralarında. Hiç bu kadar kimsesiz ol mamıştım. Hiç bu kadar sensizlik akmamıştı damarlarımda Böylesi bir yoksulluğa düşüşüm ilk kez. Buralardan git istersen nisan yüzlü sevgilim. İstersen buralardan git. Sana söyleyebilecek hiçbir şeyim kalmadı. Kaçamak sözlerle gizliyorum utancımı. Kimsesizliğimi kalabalık cümlelerde saklıyorum. Saçlarını işgal ettiklerinden beri yürümüyorum bu sokakları. Ölü savaşçıların cesaretinden merhamet dileniyorum. İstersen git ve cesur bir kalbin ovalarında yürü. Cesur bir kalbin
Güney Azerbaycanlı müntehir milliyetçiye ithaf:
Bu eserde bir kıymet varsa, o kıymeti molla rejiminin iş­kencelerine dayanamadığı için canına kıyan Erşiya Alamdârî gibi kardeşlerimle saf tuttuğum, onların kavgasını kavgam gördüğüm için yaratabilmişimdir. Bütün çabamız onların ka­nının yerde kalmaması ve başka Türk çocuklarının menfur sakallılar tarafından katledilmemesi için.
Zamanı bilmemek ne şahane bir tegafüldür.
"Bugün varız yarın yokuz, hadi sarılalım."
Sayfa 201·Kitabı okudu
Reklam
Reklam