Mb

10/10
·285 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 11:40
Çok değil yirmi yıl öncesine kadar fotoğraf kareleri ne kadar da değerliydi... Zor edinilirdi, az olduğu için de geçen zamanın bir kesiti olarak sık sık karşımıza çıkardı. Bu kitap da fotoğrafın nadir bulunduğu 20.yy başlarındaki bir hikayeyi ve onun kahramanlarını anlatıyor. Mithat Cemal'in evinde çekilen bu fotoğrafta Akif, Hamid, Cenap gibi devrin mühim edebiyat üstadları var. Kitabın girişindeki altı sayfalık kronoloji oldukça doyurucu. 1920'lerin atmosferi, edebiyat ve matbuat alemindeki kimi polemikler ve elbette fotoğraftaki kişilerin hayat çizgileri, savrulmaları, cumhuriyetle değişen Türkiye'ye uyum çabaları Ayvazoğlu'nun eşi bulunmaz üslubu ve kuyumcu titizliğindeki çalışkanlığıyla ustaca yansıtılmış. "Kara Gün" dostu ve Malta sürgünü Süleyman Nazif, yeni rejimle yıldızı barışmadığından fakirlik içinde ölürken, Milli Mücadeleyi Avrupa'dan izlemeyi tercih eden saraylı Abdülhak Hamid, milletvekili olup refah içinde yaşamaya devam ediyor. İstiklal'in büyük şairi Akif ise emekli maaşı bile alamadan polis takibinde yaşamaya dayanamayıp Türkiye'yi terk ediyor. Kitabın sonunda ise maceralarını okuduğumuz foto sakinleri tek tek ölüyor ve geriye şahitlik ettiğimiz hayatlar için muhterem yazara teşekkür etmek kalıyor.
Edebiyat
1924 Bir Fotoğrafın Uzun HikâyesiBeşir Ayvazoğlu · Kapı Yayınları · 2023292 okunma
Reklam
8/10
·400 syf.··
2025 3. kitabı
Zamanın ruhu diye bir gerçeklik var hakikaten... Aksi takdirde Gorki'nin bu akıcı ama didaktik, devrime adanmış, politik mesajı yoğun eserinin yazıldıktan sadece 2 sene sonra dilimize çevrilmesini nasıl açıklayabiliriz? Önsözde anlatılanlara bakılırsa Turgenyev 20, Dostoyevski 60 yıl sonra Türkçe ile buluşabilmiş. Ancak mesele istibdat karşıtlığı olduğunda sinekten yağ çıkaran ittihatçı gayretkeşlik "Ana" yı 2 yıl sonra Türkçeye kazandırmış. Kimi edebi eserler insanlık tarihine yön veren kesitleri o kadar ustalıkla yansıtır ki; o alanda yazılan onlarca akademik metin yerine o edebi kurgu tek başına büyük resmi verebilir. Bizim edebiyatımızdan sözgelimi Meşrutiyet devrini derli toplu görebilmek adına "Üç İstanbul" u zikredebilir miyiz? İşte Gorki'nin "Ana"sı da bu şekilde Bolşevik Devrimine giden süreci mahallenin içinden bir gözle bize aktarıyor. Bir yandan devrimi inşa eden kadroların nasıl motive olduğunu gözlemlerken, diğer yandan muhatap oldukları otokrasinin taşradaki yansımalarını izliyoruz. Gorki'nin "Ana"sı, bütün ömrü koca şiddetiyle geçen o zavallı kadın, devrim fikriyle tanışıyor ve oğlunun aydınlattığı yolda benliğini keşfediyor. Bu keşif ona yeni bir kişilik armağan ederek bizlere de Ana'nın bireysel macerası üzerinden Çarlık Rusya'da devrim mücadelesinin kılcal damarlarında gezinme imkanı sağlıyor. NOT: Kitabı Yordam Yayınlarına ait çevirden okudum. Bu çeviri Zaven Biberyan tarafından yapılmış ve kitap Rusça'dan değil Fransızca'dan çevrilmiş. Tuhaf bir tercih...
Roman-Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,4bin okunma
DİPNOTSUZ TARİH METNİ...
3/10
·312 syf.··
2025 1. kitabı
Kitap 2020 yılında hayatını kaybeden gazeteci Ahmet Kekeç tarafından kaleme alınmış. Daha çok bir roman tadında cumhuriyet kronolojisi denilebilir. Benim en zayıf bulduğum tarafı ise, oldukça detaylı anekdotlar içeren, yer yer iddialı bir metne dönüşen bu eserin hiçbir şekilde dipnot, kaynak gösterme gibi kanıtlama yolllarına başvurmamış olması... Özellikle Atatürk-İnönü ilişkilerinden başlayarak, Dp, Ap, 12 Eylül dönemlerini detaylı şekilde kişisel anlatılara dayanarak işleyen yazar, okuru bu bilgilerin kaynağı konusunda derin düşüncelere sevk ediyor. Üslubunu, akıcılığını, kelimi tercihlerini pek de beğendiğimi söyleyemeyeceğim bu kitabı tavsiye etmiyorum.
Tarih
Cumhuriyet ApartmanıAhmet Kekeç · Motto Yayınları · 201720 okunma
8/10
·284 syf.··
2024 8. kitabı
Yakup Kadri Karaosmanoğlu ( 1889-1974) bu eserinde 19.yy'ın son çeyreğinde edebiyatçı dostlarını anıları ve gözlemleri çerçevesinde bizlere tanıtırken, okurlarını kısa bir tarih yolculuğuna çıkartıyor.
Tarih
Gençlik ve Edebiyat HatıralarıYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınevi · 2017405 okunma
bir aşk merkezli tarih yolculuğu
9/10
·541 syf.··
2024 7. kitabı
Lüsyen'in alıştığımız bir aşk hikayesi olduğunu söylemek oldukça zor. Daha çok cesur bir genç kız ve ömrünün sonlarında bir hayat arkadaşı arayan huysuz bir ihtiyarın derin dostluğu denebilir. A. Hamit Tarhan( 1852-1937) diplomat bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelir, iyi bir eğitim alır, kelimenin tam manasıyla bir saraylıdır. Şair-i Azam sıfatını almıştır ve kitap boyunca gerek edebiyat tarihindeki önemi gerekse daha yaşarken kendisinin edebi şahsiyetinin popülerliği sıkça vurgulanır. Lüsyen 18 Hamit ise 62 yaşında iken tanışırlar ve ve ömürlerinin sonuna kadar bu beraberlik kısa bir fasıla ile devam eder. Aşkın kendisi oldukça sıradan ve görkemsizdir ancak yazar yıllar süren bir kuyumcu titizliği ile bu aşk ve iki karakter etrafında 20.yy başlarındaki İstanbul atmosferini oldukça güzel işleyen bir belgesel tarih çalışması ortaya çıkartmıştır. Üslubu oldukça akıcı ve kolay okunan bier eser...
Tarih
LüsyenCan Dündar · Can Yayınları · 20151,461 okunma
Reklam