Mb

" Üst üste savaşların zaten tükettiği bir halktan geriye kalanlar, ( Süleyman) Nazif'e göre, netice alınması mümkün olmayan bir dava uğruna boşu boşuna kırdırılıyordu."
Sayfa 83·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam

Mb

, bir kitap okudu
10/10
·285 syf.··
Beğendi
·
10 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Beşir Ayvazoğlu
9/10 · 292 okunma
" Bernard Lewis, İslam'ı dinamizmden yoksun ve tek parça medeniyet olarak gören bir tarihçidir. içindeki coğrafi , etnik ve kültürel çeşitliliği bazen kolayca göz ardı edebildiği gibi, İslam dini, kültürü ve biliminin tarihsel evrimini de dikkate almaktan imtina eder. Ortadoğu tarihinin bu duayenine göre, Müslüman toplumların geri kalmasının nedenlerini kolonyalizm ve emperyalizm gibi dış nedenlerde değil, bağnazlık, durağanlık gibi iç etkenlerde aramak gerekir. Siyasi ve askeri üstünlüğüne güvenip " kültürel küstahlık" taslayan ve bu yüzden Avrupa'ya dünya hakimiyetinin kapılarını açacak yeniliklere omuz silken bu toplumlar, yüzyıllarca geri kalmakta , daha doğrusu ilerlememekte direnmişlerdir. Dinleri ve medeniyetleri yeknesak bir bütün olarak gören bu tip bir tarih anlayışının "İslam ile Hristiyanlık arasındaki kültürel değiş tokuşları minimuma indiren ve ticari ve diplomatik ilişkileri büyük ölçüde kısıtlayan bir Ortaçağ demir perdesi"nden bahsetmesi herhalde kimseyi şaşırtmamıştır."
Tarih
8/10
·400 syf.··
2025 3. kitabı
Zamanın ruhu diye bir gerçeklik var hakikaten... Aksi takdirde Gorki'nin bu akıcı ama didaktik, devrime adanmış, politik mesajı yoğun eserinin yazıldıktan sadece 2 sene sonra dilimize çevrilmesini nasıl açıklayabiliriz? Önsözde anlatılanlara bakılırsa Turgenyev 20, Dostoyevski 60 yıl sonra Türkçe ile buluşabilmiş. Ancak mesele istibdat karşıtlığı olduğunda sinekten yağ çıkaran ittihatçı gayretkeşlik "Ana" yı 2 yıl sonra Türkçeye kazandırmış. Kimi edebi eserler insanlık tarihine yön veren kesitleri o kadar ustalıkla yansıtır ki; o alanda yazılan onlarca akademik metin yerine o edebi kurgu tek başına büyük resmi verebilir. Bizim edebiyatımızdan sözgelimi Meşrutiyet devrini derli toplu görebilmek adına "Üç İstanbul" u zikredebilir miyiz? İşte Gorki'nin "Ana"sı da bu şekilde Bolşevik Devrimine giden süreci mahallenin içinden bir gözle bize aktarıyor. Bir yandan devrimi inşa eden kadroların nasıl motive olduğunu gözlemlerken, diğer yandan muhatap oldukları otokrasinin taşradaki yansımalarını izliyoruz. Gorki'nin "Ana"sı, bütün ömrü koca şiddetiyle geçen o zavallı kadın, devrim fikriyle tanışıyor ve oğlunun aydınlattığı yolda benliğini keşfediyor. Bu keşif ona yeni bir kişilik armağan ederek bizlere de Ana'nın bireysel macerası üzerinden Çarlık Rusya'da devrim mücadelesinin kılcal damarlarında gezinme imkanı sağlıyor. NOT: Kitabı Yordam Yayınlarına ait çevirden okudum. Bu çeviri Zaven Biberyan tarafından yapılmış ve kitap Rusça'dan değil Fransızca'dan çevrilmiş. Tuhaf bir tercih...
Roman-Edebiyat
AnaMaksim Gorki · Yordam Kitap · 201634,4bin okunma

Mb

, bir kitap okudu
8/10
·400 syf.··
2025 3. kitabı
Maksim Gorki
8.5/10 · 34,4bin okunma