Savunulacak bir şeyim yok. Yaşayışımla övünecek halde değilim, param da yok. Özgürüm. O da beni boğuyor. İşte yıllar var ki, bir hiç uğruna özgürüm.
Hiçbir şey olmasa bile, okumak için şüphesiz ki; yaşamaya değer.
İngiltere kültürel ve ekonomik bir birleştirici güç olarak güçlü bir başkent geliştirebilmişti. Yine İngiltere kıtada siyasi bir kargaşa varken, sürekli bir ordu olmadan, kısmen endüstriyel gelişmesine bağlı olarak iç barışı korumayı bildi.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hollanda küçük bir ülke olmanın avantajlarından faydalandı. Finansal olarak sağlıklı durumdaydı. Kendi topraklarını kullanmak isteyen tüccarlara maksimum imkanlar sağladı. Her yerde mümkün olan en geniş serbest ticaretten yanaydılar.
Birleşik Eyaletlerin 1579'da ilan ettiği dini hoşgörü ilkesi, Yahudilerin 1597'de başlayan gelişlerine neden olmuştur. "Böyle bir göç, kuzeyin tüccar devletlerinin zenginliğine katkıda bulunacak zenginlikleri ve zekaları getirerek, bir Avrupa gerçeği haline gelmiştir. Hollanda'daki siyasi gerilim dindikten sonra sadece Baltık ticaretinin değil dünya ticaretinin de merkezi konuma geldiler.
Salt fakirlikten kaynaklanan devrimler kısa ömürlüyken, büyük devrimler devrimci olmak isteyen zengin sınıfların ve bu şekilde davranmak zorunda olan çaresiz sınıfların birleşmesine bağlı değil midir?
İspanya'nın çöküşünü modern Avrupa tarihinin en önemli konularından biri olmuştur. Çünkü merkezi coğrafi-ekonomik konumu iyi olmasına rağmen egemen sınıflar böyle bir ekonomiden faydalanacak devlet mekanizmalarını kuramamışlardır.