Murattgenstein

Murattgenstein
@murattgenstein
Savunulacak bir şeyim yok. Yaşayışımla övünecek halde değilim, param da yok. Özgürüm. O da beni boğuyor. İşte yıllar var ki, bir hiç uğruna özgürüm. Hiçbir şey olmasa bile, okumak için şüphesiz ki; yaşamaya değer.

Murattgenstein

, bir kitap okudu
7/10
·253 syf.·
Beğendi
·
2026 50. kitabı
Laurence Louer
8.5/10 · 31 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·271 syf.··
Beğendi
·
2026 49. kitabı
AKP, Kadınları Nasıl Kazanıyor kitabı bir oturuşta bitirdim. Altına çizeceğim cümle ya da alacağım notlar olur diye düşünüyordum ama aslında çevresinde olup bitenleri gözlemleyen herkesin üç aşağı beş yukarı duyduğu ve şahit olduğu şeyler yazıyor kitapta. AKP'nin neredeyse 6 milyona yakın kadın üyesi var. Tabii kitabı okurken Türkiye'nin yakın geçmiş tarihini, sosyolojisini ve özellikle son 25 yıldaki muhafazakarlaşma eğilimini bilmek lazım. Eminim ki hepimizin evlerinde benzer konuşmalar geçmiştir. Başörtülü kadınların eğitim hakkının kısıtlanması, ikna odaları, sokakta ve kamusal alanda dışlanıp hor görülmeleri aradan yıllar geçse de ilk günkü gibi sıcaklığını koruyor. Diğer yanda hastanelerdeki kuyruklar, yoksulluk, tankerlerle su taşınması, bozuk ve asfaltsız yollar, çamurlu sokaklar, dağ gibi olmuş çöp yığınları... Bu manzaralar Türk insanın hafızasından silinmiyor. Toplumun mağduriyetini ve kanayan yarasını 25 yıldır kapamayan ve seçim dönemlerinde tekrar tekrar kanatıp oy devşiren bir parti var. Halbuki 1950 yılından beri Türkiye'yi sağ ve muhafazakâr partiler yönetiyor. Tüm bunları bir kenara bırakacak olursak belki de dikkat edilmesi gereken en önemli husus; siyasi partilerin halkla olan iletişimleri. AKP toplumun acılarını, mağduriyetini, umutlarını ve hayallerini çok iyi okuyor. Hikaye anlatıcılığı muhalefetten daha iyi. Seçmenini yaşananlar ne olursa olsun, memleketin ekonomik ve toplumsal durumu ne olursa olsun günün sonunda konsolide edip ikna etmeyi başarıyor. Bunun üzerine istediğimiz kadar bilimsel araştırma yapalım. Akıl ve mantık dışı olduğunu söyleyelim. Farketmez. Demokrasinin alamet-i farikası da budur işte. Akıl-dışı olanın üstünlüğü...
Araştırma-İnceleme
AKP, Kadınları Nasıl KazanıyorNur Sinem Kourou · İletişim Yayınları · 20257 okunma
8/10
·611 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 23:33
Rabıta çok uzun zamandır kitaplıkta duruyordu. Uğur Mumcu'nun eserlerini düzenli bir şekilde okuyamasam da yıllar içinde dolaylı yoldan anlattığı her şeye bizzat yaşayarak vakıf olduk. Tıpkı bugün de Uğur Mumcu'dan anlattığı kadar vahim olayları ve haberleri okuyor, görüyor ve yaşıyoruz. Değişen bir şey olmadı. Eskiden belki de bu tür haberler meclisin gündemine taşınıyor, geç de olsa araştırılıyordu. Bugün ise MHP ve AKP'nin oyları ile kamuoyuna mâl olmuş tüm günahlar ve yasadışı eylemler oy çokluğu ile örtbas ediliyor. Kitap tuğla gibi olmasına rağmen o kadar hızlı okunuyor. Okurken gazete başlıkları ve o günlerin kahramanları film şeridi gibi gözlerinizin önünden geçiyor. Cemalettin Kaplan, Süleyman Hilmi Tunalı ve Süleymancılar, Rabıta örgütü, Milli Selamet Partisi, Erbakan hoca, 80 darbesinin cuntacıları, Almanya'daki gurbetçiler... Türkiye'de düşünce, inanç ve toplumsal olarak nerede bir boşluk oluşursa, o boşluk bir şekilde dolduruluyor. Bu bazen önemli siyasi şahsiyetler oluyor, kimi zaman kurumlar, dernekler ya da tarikatlar oluyor. İnsanlara propaganda yapılıyor. Para toplanıyor. Özellikle Demokrat Parti'nin iktidara gelmesiyle bu durumlar artık ülkenin makus talihi olmuş. Yıllar yılı aklı, bilimi, kamu vicdanını ön plana almak yerine insanların fakirliği, çaresizliği ve dini duyguları siyasi bekââlar uğruna sömürülüyor. Gelinen noktada muasır medeniyetler yolculuğunda bir milim ilerleyebildiğimizi düşünmüyorum. Sadece mağdur edenlerin siyasi kimliği ve ideolojisi değişti. Dünün mağdurları bugünün zulm edenleri olmuş.
Araştırma-İnceleme
RabıtaUğur Mumcu · UM:AG Araştımacı Gazetecilik Vakfı · 2020544 okunma
"Atatürkçü" generaller ve emirlerindekilere göre, Avrupa ülkelerindeki Müslüman Türklere din hizmetini, cemaatler, tarikatler v.b değil, Diyanet İşleri Başkanlığının memur imamları vermelidir ama devlet bütçesinde döviz yoktur! Suudi Arabistan'ın resmi kuruluşu niteliğindeki şeriatçı Rabıtatül Alemül İslam, Türkçesiyle Dünya İslam Birliği adlı örgütle gizli bir anlaşma yapılır. Maaşları bu kuruluş tarafından "karşılıksız ödenen" "TC devlet memuru" imamlar, böylece yurtdışındaki Türkleri imansızlıktan kurtarır!
um:ag yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme