Tabiat ne kadar güzel. Kuşkusuz her gün böyle bu. Ama güzelliği görmek her zaman mümkün değil. Bakmasını bilmek gerek. Acılara, hastalığa ve yorgunluğa rağmen bakılabilir. O zaman güzelliğin içinde bütün bunlara da iyi gelen bir düşünce olduğu görülür. O düşünceyi bir kere ellerine geçirmiş olanlar başlarına gelen bütün sevinçlerin ve acıların külfetine daha kolay katlanabilirler: mutluluk da tahammül ister. Onu da iyi anlamalı.
Düşündüm, bir hayat nedir?
Başlar ve biter, bir hayat nedir?
Acı ve tatlıdır, unutulur hepsi, bir hayat nedir?
Emin olmasan da ‘Hayat bir iz bırakmaktır.’ diyebilirim.
Mezar taşı bir iz sayılır mı, emin değilim.
Ben razı değilim.
Gerçi elimden ne gelir?