10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Hür masonluk kelime anlamı duvar ustasıdır. 1717 ingilterede kululur. O dönemde 2 baskın güç vardır. Krallık ve kilisenin gücü din. Bu iki otoriteye karsı çıkan; zeki, ahlaklı, yaratıcıya inanan fakat dinlere inanmayan, laiklilik ve demokrasiyi savunan erkekler bir araya gelerek, dünyayi yeniden imar eden masonluk adında cemiyet kurar. 20 yılda hür masonluk büyür. Fransa'ya geçer. 1789 fransız ihitiline sebep olur kral idam edilir. Napolyon masonluğu otoriter güç olarak kullanır. Sonra abd ve ingiliz sömürge coğrafyasına dağlır. Hitler, mussolini,ve ispanya dikdatörü françisko milliyetçiliği savunduğu için demokrasiyi savununan masonları yok etmek ister. Almanlar yahudiler ile İspanyollar ise koministlerle işbirliği yaptığını öne sürer. Laikliği savunduğu için islam coğrafyasında ve ispanyadaki katolik kilisesince ispanyada varlık gösterenez. Abd de ahlaklı insanların biraya geldiği grup olarak işlerini kolaylaştırdığı için işadamlarının olusturduğu grup olur. Tabi işadamı varsa karsı grup da italyada ki mason teşkilatında p2 mafya örgütü kurulur. Yine masonlarca. Günümüzde yeraltı dünyası ve işadamları grubunda gizli olarak devam etmekte islam coğrafyasında olmadığını ifade ediyor yazar. Kitap çok kapsamlı ve ayrıntılı. Bazı insanları ayrıntılı bilgiler ile sıkabilir
KardeşlikJohn Dickie · Kronik Kitap · 202366 okunma
Puan vermedi·208 syf.·
2022 410. kitabı
1930'ların Büyük Buhran dönemine gittiğimizde; New Deal, Faşizm ve Nazizm’in aslında aynı küresel ekonomik krize ve liberal kapitalizmin çöküşüne verilen farklı cevaplar olduğunu görürüz. Bu üç sistem, devletin rolünü devasa ölçüde artırma konusunda birleşse de, ulaştıkları sonuçlar ve insani bedeller açısından taban tabana zıttı. Üç sistem de "bırakınız yapsınlar" (laissez-faire) ekonomisinin bittiğini kabul etti. Devlet; piyasaları düzenlemek, istihdam yaratmak ve üretimi yönlendirmek için ekonominin merkezine oturdu. İşsizliği azaltmak için devasa kamu harcamaları yapıldı. New Deal kapsamında barajlar (Tennessee Vadisi Projesi) ve köprüler inşa edilirken; Nazi Almanyası’nda otobanlar (Autobahn) yapıldı ve askeri sanayiye hız verildi. İtalya'da ise bataklıklar kurutularak tarım arazisine dönüştürüldü. Kriz anlarında kitleleri peşinden sürükleyen güçlü lider figürleri öne çıktı. ABD’de Roosevelt "Radyo Başı Sohbetleri" ile halka güven verirken, Mussolini ve Hitler bu kitle iletişim araçlarını totaliter birer propaganda silahına dönüştürdü. Bu hareketlerin ekonomik araçları benzer görünse de, nihai amaçları, siyasi yapıları ve ahlaki pusulaları tamamen farklıydı. New Deal, demokratik kurumları, çok partili sistemi, basın özgürlüğünü ve hukukun üstünlüğünü koruyarak krizi çözmeyi amaçladı. Faşizm ve Nazizm ise demokrasiyi tamamen ortadan kaldırdı, tek parti diktatörlüğü kurdu ve muhalifleri şiddetle bastırdı. Faşizm, devleti her şeyin üstünde tutan aşırı bir milliyetçiliğe dayanıyordu ("Her şey devlet içinde, hiçbir şey devlet dışında değil"). Nazizm ise faşizmin bu anlayışını alıp biyolojik ırkçılık ve antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) üzerine inşa etti. New Deal'ın ise böyle totaliter veya ırksal bir ideolojik ajandası yoktu; amacı sosyal refahı ve kapitalist
Tarih
Uzak AkrabalarWolfgang Schivelbusch · İletişim Yayınevi · 201412 okunma
Reklam
Puan vermedi·352 syf.··
2026 1. kitabı
Bazı kitapları okumadan önce yazarları hakkında da biraz bilgi sahibi olmak, kitabın anlaşılmasını daha kolay hale getiriyor. George Orwell’ın da özellikle bu eseri özelinde tanınması gereken yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum. Totalitarizm eleştirisinin belki de şahı sayılabilecek bu eser, Orwell’ın hayatından çok fazla beslenmiştir. Gerçek adı Eric Arthur Blair olan yazar; ailesi, yazdığı şeylerden utanç duymasın diye kendine bir takma ad bulma ihtiyacı duyarak George ismini bir kral adından, Orwell ismini de bir nehir adından alıp mahlasını oluşturmuştur. Yazar, babası o dönemlerde İngiltere sömürgesi olan Hindistan’da görevli olduğu için orada doğmuştur. Yaşam şartlarının zor olduğu bir ortamda doğması, henüz sekiz yaşında bir yatılı okula verilmesi, okul şartlarında despot yöneticilerle muhatap olmak zorunda kalması, altına kaçırma problemi gibi unsurlar, fikir dünyasının temelini çocukluğunda atmaya başlatıyor. Altına kaçırmamak için tanrıya dualar etmesi fakat bir şeyin değişmemesinden sonra kötülüğün, kötü olanla yaşamanın kaçınılmaz bir şekilde hayatta var olduğunu düşünmesine sebep oluyor. Baskıcı okul idarecileriyle yaşadıkları, baş kaldırma dürtüsünü ve sonuçlarının neler olduğunu erken yaşlarda yazara öğretiyor. Liseye gittiğinde edebiyat öğretmenliğini bir başka distopya yazarı olan Huxley yapıyor. Tam olarak bilemesek de bu durumun, Orwell’ın yazım dünyasında bir etkiye sahip olduğunu düşünebiliriz. Liseden sonra parası olmadığı için üniversite eğitimi alamayıp Burma’ya şimdiki adıyla Myanmar’a polis olarak gidiyor. Burada yedi sene görev yapmış olsa da bu durumu sindiremiyor. Kraliçeye karşı işlenen her suçun acımasızca cezalandırılması ve kendisinin de bu baskıcı gücün parçası olması hoşlanmadığı bir durum halini almaya başlıyor. Bu işten
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Bozuk Para-Manyetik Kart
Puan vermedi·144 syf.··
2026 76. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 15:18
"Düş Parası" (orijinal adıyla Denier du rêve), Fransız edebiyatının ve dünya klasikleri tarihinin anıt isimlerinden Marguerite Yourcenar’ın 1934 yılında yayımlanan, modern klasikler arasında sayılan muazzam bir romanıdır. Nedim Gürsel’in öykü kitabına bu ismi seçerken Yourcenar’ın bu kült eserine bilinçli bir selam duruşu, bir edebiyat reveransı yaptığını söylemek hiç de yanlış olmaz. Çünkü her iki yazar da paranın satın alamayacağı yegane şeyi; insan ruhunun düşlerini, yanılsamalarını ve hayal kırıklıklarını anlatır. Marguerite Yourcenar’ın Düş Parası romanını bu denli özel kılan unsurlara bakacak olursak: 1. Bir Bozuk Paranın Yolculuğu Romanın kurgusal omurgası oldukça özgündür: Bir liralık bir madeni para (Alis), elden ele, cepten cebe geçer. Bu para Roma sokaklarında gezinirken, aslında okuyucuya farklı sınıflardan, farklı acılardan ve arzulardan geçen insanların hayat kapılarını aralar. Para sadece bir araçtır; asıl parlayan şey, o paraya dokunan insanların iç dünyasıdır. 2. Faşizmin Gölgesinde İnsan Manzaraları Hikaye, 1933 yılının Mussolini İtalyası’nda, Roma’da geçer. Yourcenar, yükselen faşizmin, baskının ve ideolojik körlüğün gölgesinde sıkışıp kalmış sıradan insanları anlatır. Kitapta diktatörlüğe karşı suikast girişimi planlayan bir kadından, geçim derdindeki bir esnafa, hayal dünyasında yaşayan bir sanatçıya kadar geniş bir insan panoraması sunulur. Katı siyasi gerçeklik ile bireyin kırılgan düşleri sürekli çatışır. 3. Gerçeklik Karşısında "Düş"lerin İflası Yourcenar, tıpkı kitaba adını veren o değersiz madeni para gibi, insanların da hayata tutunabilmek için kendi içlerinde "hayali bir para" (düşler) bastığını söyler. Karakterler aşka, sanata, devrime ya da geçmişe sığınarak kendilerine birer illüzyon yaratırlar. Ancak hayatın sert gerçekliği
Düş ParasıMarguerite Yourcenar · Metis Yayıncılık · 2015192 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 241. kitabı
Bu kitapta aslında faşist İtalyan hükûmetinin(Mussolini İtalya'sı)yükselişini ve bu fikir akımının disiplinini ile baskı mekanizmalarını anlatmaktadır. Neden Öneriyorum? İmparatorluktan Ulus Devlete Geçiş Sancısı: Sınırların yapay şekilde nasıl bölündüğünü, ailelerin nasıl ayrıldığını ve Osmanlı sonrası Balkanlar'da kalan Türk-İslam mirasının durumunu çarpıcı hikayelerle anlatır.
Faşist Roma, Kemalist Tiran ve Kaybolmuş MakedonyaFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 202628 okunma
8/10
·632 syf.··
2026 21. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 20:41
Hitler dönemi ile ilgili araştırma yapanların muhakkak okuması gereken bir eser. Ancak o dönemi okumaya ilk olarak bu kitaptan başlayanların çok sıkılacağını söylemem lazım. Bormann,Göring,Hess,Himmler vb. kişilerin kim olduğunu bilmeden bu kitabı okumanız kitaptan alacağınız verimi çok düşürecektir. Bu kitabı Hitler dönemi ile ilgili olarak bir başlangıç değil,aksine tamamlayıcı bir kitap olarak görmek lazım. Döneme ilgisi olanlara Kısa Hitler İmparatorluğu Tarihi kitabı ile başlangıç yapmalarını tavsiye ederim. Kitabın içeriğine gelirsek eğer, gerçekten dönemle alakalı olarak ciddi bir hazine kaynağı olduğunu düşünüyorum. Kitapta muhakkak yazarın kendisini haklı çıkarmak için farklı anlattığı veya farklı yansıttığı hususlar olsada dönemini yansıtan güzel bir eser. Kitapla ilgili bir eleştirim yaklaşık 500 kadar dipnot olması ve bu dipnotların sayfa altında değilde kitabın en arkasında yer alması. Sürekli kitabın en sonuna gidip geri dönmeniz gerekmekte. Buna ek olarak kitapta çok fazla bilgiden ve kişiden bahsedildiği için sürekli elinizde telefon bahsedilen olay ve kişilerle ilgili olarak araştırma yapma durumunda olacağınızı göz önünde bulundurarak okumalısınız. Kitabı bitirmek için gerçekten uzun bir zaman gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihini merak edenlerin ve o dönemi anlamak isteyenlerin; aynı/benzer dönemleri içeren Hitler,Mussolini,Stalin ve Enver Hoca vb kişileri ve yönetim biçimlerini bilmeden analiz ve yorum yapmaları hep eksik kalacaktır. Bu anlamda bu tarz dönem kitaplarını okumanın çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
Tarih
Üçüncü Reich YıllarıAlbert Speer · Kronik Kitap · 20267 okunma
Reklam
Reklam