Mustafa

Mustafa
@mustafa9516
Puan vermedi·200 syf.··
2018 11. kitabı
(Kitabı okumadıysanız incelemeyi okumayın, epeyce spoiler veriyorum.) Natalya Vasiliyevna. Kocası tam bir koca, sadık biri. Velçonoviç'ten çocuğu var ama teğmene aşık. Bu nasıl bir vicdan anlamıyorum. Bunları sezmesine, gözünün önünde olmasına rağmen çekip gidemeyecek kadar çaresiz hisseden Pavel mi suçlu yoksa böylesine bir sadakati her eylemiyle hor gören ve Pavel'e bir nesne gibi davranan Natalya mı? İlişkideki her şahıs nasıl oluyor da vicdanlarını rahat tutabiliyorlar? Çoğu zaman cinsiyetler farklı olsa da, bu durum gerçekte de var. Bu tür ilişkilerin gidişatı her iki taraf için de huzursuzluk kaynağıyken bu neyin bağlılığı? Kadın nesnesi haline getirdiği adamdan ayrılamıyor fakat duygusal ve cinsel ihtiyaçlarını başka ruh ve bedenlerden karşılıyor. Kadın, adamı bir nesne gibi kullanırken, adam ise bir nesne olmaya razı. "T.'deki Pavel Pavloviç bir kocaydı ve bundan başka bir şey değildi. Nitekim, örneğin aynı zamanda devlet memuruysa, bu sadece kocalık rolünün önemli bölümlerinden birini oynamak içindi." Pavel Pavloviç, kadın budalası. Varoluşu, varoluş amacı itaat, bir kadınla birliktelik. Öyle ki bu itaati elde etmek için her şeyi yapar ve kendini, benliğini sadece bunda bulur. Kadının onu aldattığını bilse bile sesini çıkarmaz, öyle acizdir ki bu aidiyet için her konuşu kabullenebilir. Birçok kadının istediği bir kocadır o. Ona her istediğini kolayca yaptırabilir kadınlar, her yanlış şeyi bile. Pavel özsaygısını o denli kaybeder ki bir robota dönüşür, bir kadına ait hissetmek üzere koşulllanmış ve sorgusuz her şeyi yerine getirebilen bir robota. Onun için kadının kim olduğunun pek de bir önemi yoktur, estetik bir güzellik kendisini başkasının tesirine almakta yeterlidir. "Bir kadın, bir bağlanış, kuvvetli bir sevgi olmadan yaşayamam. Seversem kurtulurum."
İlişkiler
Kadın BudalasıFyodor Dostoyevski · Bordo Siyah Yayınları · 20103,532 okunma
Reklam
Puan vermedi·232 syf.··
2017 44. kitabı
Şimdi ve gelecek arasında bir köprü görevi görebilecek, sizi alıp gelecekteki kendinizi sorgular vaziyete götürebilecek bir kitap. Şüphesiz ki hiçbir kitap okunduktan sonra üzerinde düşünülmezse pek bir tesir bırakmıyor ve insanın hayatına da katkı yapamıyor. Bu kitabı okuduktan sonra kendinizi Drogo'nun yerine koyduğunuzda tarifsiz bir acı ve boşa geçmiş bir yaşam hissiyatı ile buluyorsunuz. "Ben de Drogo gibi mi olacağım?" diyor insan kendine çünkü şöyle bir geriye baktığında zaman öyle çabuk geçiyor ki insan kendini ancak yaşının henüz genç olduğu ile avutuyor, fakat Drogo'do da olduğu gibi zaman öyle hızlı akıp geçiyor ki 'Zaman çok çabuk geçmiştir, ruhu yaşlanmaya vakit bulamamıştır', hele bir de Tatar Çölün'den her an çıkıp gelebilecek umut bağladığınız bir şey var ise... Drogo'nun görev yaptığı yer Bastiani Kalesi ve bu kaleyi herhangi bir monoton vakit geçirdiğiniz mekan ile ilişkilendirebilirsiniz, örneğin iş yeriniz, bu tip romanlar gerçek hayat ile ilişkilendirmeler yaparak okunursa anlatılmak istenen ana fikir daha net ortaya çıkıyor. Hangisi daha üzüntü vericidir Drogo için? Bütün gençliğini bir savaş umuduyla geçirmiş olmak mı? Yoksa savaş kapıya gelip çattığında bedeninin artık savaşamayacak vaziyette oluşu mu?
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,8bin okunma
10/10
·430 syf.··
2017 38. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2017 00:54
Nitelik hakkında kapsamlı düşünceleri olan Pirsig'in, düşüncelerini motosiklet gezisine yayarak anlattığı kitap çok kafa açıcıydı. çok fazla altını çizdiğim yer oldu tekrar tekrar sorgulanması gereken yerleri mutlaka var. sonsöz kısmında yazdıkları da -Chris'e olanları anlattığı kısım- içimi burktu. bu efsanevi otobiyografik "çalışmaya, sınırlandırıcı olmayan pozitif bir amaç sağlayan" kitabı mutlaka okumalısınız.
Zen ve Motosiklet Bakım SanatıRobert M. Pirsig · Ayrıntı Yayınları · 20221,545 okunma
10/10
·160 syf.··
2017 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2017 13:48
harika! nasıl bu kadar az okunduğunu anlayamadığım, birçok kitaba bedel bir eser. Döneminin olaylarına göndermeler, Hegel'e karşı çıkışları, berrak, cesurca ve bir felsefeciden beklenmeyecek kadar açık bir anlatım -kesinlikle muğlak değil-. Ertelenmeden okunması gerekli :)
Baştan Çıkarıcının GünlüğüSoren Kierkegaard · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,379 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2017 24. kitabı
Abimiz argoyu ve deyimleri on numara kullanmış birtakım içler acısı durumları olaydaki karakterlerin cinsiyetlerini birbiriyle değiştirerek anlatmış. Okuduğum ilk kitabıydı ve devamını da getireceğim hatta sanırım Ekmek Kavgası ile devam ederim :)
Tersine DünyaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20214,078 okunma
Reklam