Kitap, diğer Cemil Meriç kitaplarında olduğu gibi Doğu ve Batı ayırımı gözetmeksizin birçok yazar ve düşünürün eserleri üzerinde yaptığı okumalar, araştırmalar ve alıntılar ile bize sunduğu yazılardan oluşuyor.
Bunun dışında benim en çok beğendiğim bölümler Cemil Meriç'in kendi düşüncelerini yazdığı yerler oldu. Özellikle Batının Yeniçerileri: Genç Osmanlılar, Dava Bugünü Düne Bağlamaktır (Soru-Cevap şeklinde söyleşi - 2 Haziran 1976), İnanmış Aydının Problemleri (Soru-Cevap şeklinde söyleşi - 9 Temmuz 1983), başlıklı yazılar çok çok iyiydi.
Üzerinde düşünmek ve tabi düşündükten sonra da "ne yapmalıyız" aşamasına da geçmek gerekiyor.
Diğer tavsiye edeceğim yazıların başlıkları ise şu şekilde; İdeoloji "Fikriyat" mıdır?, Oryantalizm, Sömürgeciliğin Keşif Kolu, İki Düşman Kardeş, Peyami'yi Okurken, Doğulu Kalan Tek Müstağrip, Abelard İle Heloise, Polonya'nın En Büyük Şairi, Gandi'yi Dinlerken, Zora Yok Demek.
Cemil Meriç'in tüm araştırdığı yazarlar, düşünürler ve eserlerinden bizlerle paylaştığı tercümeleri evet güzel fakat ben kendi düşüncelerini ve fikirlerini daha çok yazmasını tercih ederdim. Çünkü kitapta en beğendiğim bölümler kendi düşünceleri olan yerlerdi.
Önce Televizyon sonra İnternet, Sosyal Medya bizi özellikle "düşünme, tefekkür etme" gibi çok önemli bir şeyden maalesef alıkoymayı başarıyor. Bu söylediğim şeylere salt kötü demiyorum. Bunların faydalı veya zararlı oluşuna bizim nasıl kullandığımız yön veriyor. Fakat insanoğlu maalesef bu ölçüyü tutturamadığı için işin daha çok "zarar" tarafına meylediyor.
Düşünme, tefekkür çok önemli.
Son olarak bir Hadîs-i Şerif ile bitirmek istiyorum: "Bir saat tefekkür bazen bir sene nafile ibadetten daha hayırlıdır."