Puan vermedi·536 syf.··
2026 37. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 21:02
Bu kitapta "Ben de kahramanlarımın arasında, gölgelerinden ziyade onlara dokunmaya çalışıyorum" diyen yazarın kolundan çekiştirilircesine yaşanmışlıkların en derininde buluyorsunuz kendinizi. 93 Harbi'nin ve Rus işgalinin yaşattığı derin acılar üzerine kurulu hayatların, yaşanmışlıkların acı tablosu... Settarhan'ın hüzün dolu aşk hikayesi ve işgalin yerinden , yurdundan ettiği yaralı Zehra'nın binbir zorlukla memleketine dönüşü.. Nihayetinde iki yaralı gönlün vuslata erişini anlatan mukteza-yı hâle mutâbık o söz: "Sen öyle çağırmasan ben böyle gelmezdim..."
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma
Çöken Bir İmparatorluğun ve Kokuşan Bir Aydın Neslinin Otopsisi
9/10
·576 syf.··
2026 24. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 08:46
​Yakın tarihimizin en sarsıntılı fay kırılmalarını; Abdülhamid, İttihat ve Terakki ile Mütareke dönemlerini okumak için kurguya sığındığınızda karşınıza çıkacak en sarsılmaz anıt Üç İstanbul'dur. Tevafuk odur ki, koca bir imparatorluğun tasfiyesini anlatan bu eseri, satır aralarında karşıma çıkan o karanlığı yırtan umut ışığıyla, 19 Mayıs'ta bitirmek okuma serüvenimi çok daha anlamlı kıldı. Yazarın bu üç dönemi de bizzat yaşamış olması, eserdeki siyasi ve sosyolojik havanın altını bir tarihçi soğukkanlılığıyla dolduruyor. ​Kitabın teknik anlamdaki en vurucu yanlarından biri, yazarın dönemsel ve zihniyet değişimlerini uzun nutuklarla değil; "şark odası", "kalpak" gibi eşyalar ve dekorlar üzerinden ustaca hissettirmesidir. Yüzden fazla karakterin olduğu bu devasa kadroyu genellikle ziyafetler ve balolar gibi büyük sahnelerde bir araya getirerek okuru yormaktan kaçınmış, aralara serpiştirdiği ufak hatırlatma cümleleriyle de kurgu hakimiyetindeki dehasını göstermiştir. ​Eserin dili konusunda yapılan eleştirilere katılmamakla birlikte, yazarın burada çok bilinçli bir "katmanlı dil" kullandığını belirtmek gerekir. Anlatıcı olarak nispeten temiz bir dil kullanırken; karakterlerin diyaloglarında, mektuplarında veya Adnan'ın kaleme aldığı "Yıkılan Vatan" adlı roman kesitlerinde mecburen dönemin o buhranlı, şatafatlı ve ağdalı "aydın" lisanına bürünmüştür. Ayrıca Tolstoy, Nietzsche ve Freud gibi düşünürlerin isimlerinin konaklarda yankılanması, eseri basit bir dönem kurgusu olmaktan çıkarıp, imparatorluk çökerken Batı'nın buhranlarıyla yönünü bulmaya çalışan Türk aydınının entelektüel krizini yansıtan bir fikir laboratuvarına dönüştürüyor. ​Karakter tahlillerine gelirsek; güç ve para zehirlenmesiyle adım adım çürüyen Adnan'ın çöküşü, bizzat devletin çöküşüyle paralel
Edebiyat
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,374 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mütevatir Hadisler Hakkında İnceleme
Puan vermedi·192 syf.··
2026 18. kitabı
İmam Suyuti (ra), bu eserinde mütevatir hadisleri derlemiştir. Kitap Mehmet Emin Akın'ın (Allah (cc) kendisinden razı olsun) mütevatir hadislerin ne olduğu açıklayan kıymetli bir yazısı ile başlamaktadır. Mütevatir hadisler'in bence en kolay anlaşılabilir tanımını burada aktaralım: "Yalan üzere birleşmesi aklen mümkün olmayan bir grup sika ravinin aktardığı haberler" mütevatir hadisleri oluşturmaktadır. Muhtelif alimler bu konuda bazı sayı kriterleri ya da farklı yaklaşımlar ortaya koymaya çalışmışlardır (Allah hepsinden razı olsun); lakin burada mutabık olunan bir kriter net bir şekilde ortaya konulamamışlar. Bu ilmi tartışmaların sonucunda şöyle bir noktaya varılmıştır. Lafzi olarak mütevatir hadisler çok sınırlı olsa da; mana olarak mütevatir olan hadisi şerifler çokçadır. Ayrıca mütevatir hadisler eğer nesh eden bir durum yoksa amel etme gerekliliği açıktır. Hatta alimlerin çoğu için inkarın da ya amel edilmemesinde ciddi bir vebal vardır. Kitapta geçen bazı hadis-i şerifler Hadis 8 ... Allah'ın Resûlü (sav); "Kıyamet saati kendisine sorulan, sorandan daha iyi bunu bilemez ki" dedi. "Peki, (öyleyse) bana alâmetlerinden haber ver" dedi "Kadının hizmetciliğini yapacağı ve kendisine efendilik taslayacak olan kızını doğurması, yalın ayak, üstü başı çıplak, aç koyun çobanlarının yüksek yüksek binalar yapmalarını görmen" dedi. (Ömer); "Sonra bu adam yanımızdan ayrıldı gitti. Allah Resûlü (sav) bir süre sonra, bana; "Ey Ömer, soru soran -bu adamın- kim olduğunu biliyormusun?" dedi. "Allah ve Resûlü daha iyi bilir" dedim. "O Cibril idi size dininizi öğretmek için geldi." dedi.>>> Hadis 14 Ebu Said el-Hudri'den (ra) gelen bir rivayette Allah'ın Resûlü (sav) şöyle söyledi: "Abdest alırken Allah'ın adını zikretmeyenin abdesti yoktur. Hadis 16 Abdullah b. Amr'den (ra): O
Mütevatir Hadislerİmam Suyuti · Misak Dergisi Yayınları · 199248 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 22:15
Son zamanlarda Türk klasiklerindeki okumalarımın eksik olduğunu fark ettim ve her ay en az bir Türk klasiğini okuma listeme eklemeye karar verdim. Bu konuda İş bankası’nın modern klasikler serisini oldukça da beğeniyorum. Çevirileri gerçekten çok başarılı. Refet’e gelecek olursak kitap çok yoksul bir kızın çalışığ öğretmen olma sürecini anlatıyor. Biraz kendime benzettim Refet’i. Konusunu okuyunca alıp okumak istedim. Kitap konusu itibariyle oldukça gerçekçi ve çevirisi çok başarılı. Okurken hiç zorlanmadım, bazı yerlerde eski kelimelere mütabık kalınarak küçük notlarla açıklama yapılmış. Bu ayrıca hoşuma gitti çünkü tamamen Türkçeleşmiş olsaydı bu sefer eski dönemdd yazıldığı hissiyatını alamayacaktım bence. Ben çok beğendiim, siz de Türk klasiği okumak isterseniz göz atabilirsiniz
RefetFatma Aliye Hanım · İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,3bin okunma
7/10
·523 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitapta en değişik şey başlangıcından itibaren sizi programlaması. Kitap sanki size "bak beni okukan şöyle düşüneceksin" diyor ve algınızı baştan programlıyor. Temel konularda mutabık olduğunuzda insan doğası serüvenine çıkıyorsunuz. Kitaptaki düşüncelerin doğru yada yanlışlığından çok okuyucuya düşündürme yolunu tecrübe etmek için okunması gerek. Hobbes sanki evrenin en tepesinden en büyük resmi görüyor ve yanında sizede bir sandalye çekiyor sonrada yolu tarif ediyor.
LeviathanThomas Hobbes · Yapı Kredi Yayınları · 20241,268 okunma
Kötü...
5/10
·656 syf.··
2026 1. kitabı
Okuduğum bir kitabın inlemesini yapmadan önce, benden önce o kitap için yapılmış incelemeleri okuyorum. Aynı satırlara göz gezdirmiş kişiler olarak neler yakaladığımızı, yakalayamadığımızı karşılaştırmak hoşuma gidiyor. Sanırım ben ‘’ kıl kuyruk ‘’ denilen tiplerdenim. Her okuduğum kitaba methiyeler dizemiyorum Sevenlerine haksızlık olmasın diye 5 puan verdiğim ederinin 3 olduğunu düşündüğüm bir kitap oldu. Netflix’ te aynı kötü bilim-kurgu filmini 2 saatte izlerdim. 10 günüme yazık oldu. Beden dışı bilinç üzerine düşünülmüş, yazılmış bir kitap fena olmaz. Özellikle ölüme en yakın olduğumuz anın (epilepsi nöbetleri, rüyalar, anestezi altında iken öbür tarafa gidip geldiklerini ve gördükleri hakkında iddiaları olanlar vs.) görüleri daha fazla güçlendirdiği ve daha fazla görülmeyeni gördüğü fikri de fena eğil. Ancak kitap bilim etiğine aykırı ahlaksızlıklar barındırıyor. 1- Ulusal güvenlik adı altında (CIA) deney laboratuvarı neden Çekya’da ? 2- Deneylerde kullanılan ilk iki denek neden RUS? Deneyler sonucunda deneklerden biri ölüyor, diğeri Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (çoklu kişilik bozukluğu ) yaşıyor Bu fikrin baştan sona kadar kendisine ait olduğunu savunan bilim insanımız kitabın ilerleyen bölümlerinde ulusal güvenlik kaygıları sebebiyle bu çalışmaların çokta kötü olmadığı fikrine sıcak bakıyor ve hatta bu çalışmalarda çalışması için ona teklif geliyor. (iğrenç!) Deneklerin ise kendilerine hangi deneylerin yapılabileceği konusunda bilgilendirilirse ve rıza gösterirse bu çalışmaların yapılmasında hiçbir sakınca olmadığı konusunda mutabık kalıyorlar. Çoklu kişilik bozukluğu yaşamasına sebep olunan deneğimiz ABD’ye iltica talebinde bulunuyor Yani kitabın sonunda her şey süt liman oluyor. Mutlu son… peh !
Sırların SırrıDan Brown · Altın Kitaplar · 20253,971 okunma