İslâmiyet’i daima tecelli ettiren
İslâmiyet’i daima tecelli ettiren ve fikirlerinin gelişmesi nispetinde hakikatlerini inkişaf ettiren de yalnız İslâmiyet’in hakikat üzerine kurulmuş olması, burhan ve delil kılıçlarını kuşanması, akıl ile meşveret etmesi, hakikat tahtı üstünde bulunması ve ezelden ebede zincirleme uzanan hikmetin düsturlarına mutabık ve uygun bulunmasıdır
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Din
Vücudunu Bir Kurşunun Soğuttuğu Çocuk Katillerinden Devlet Olabilir mi? Yer Filistin Bir baba diyor ki; Çocuğum sabah kucağımda gülümsüyor ve sıcaktı Akşam çocuğumu kucağıma aldığımda çocuğumun vücudunu bir kurşun soğutmuştu. Bir çocuğun vücudunu bir kurşunun soğuttuğu bir coğrafyada terörist bir yapı var. Böyle devlet olur mu? Orman kanunlarının gün geçtikçe kabul gördüğü bir dünya da yaşama ve tüm paydaşlarına bu zulmü reva görenlere yaşam hakkı desteği verilebilir mi? Sizler bu soykırımcı yayılmacı tehdidi ortadan kaldırmak yerine barış adı altında aklama yapsanız ne olur? Ortadoğu da ki terörün tümü sizin eseriniz değil mi? Yeryüzünde bundan daha büyük bir utanç olabilir mi? Bu soyguncu soykırımcı yayılmacı, barbar yapıyı koruyan batılı ve dünyanın tüm devletleri ve haçlı batı eserinizden gurur duyarak insanlık adına hiç utanıyor musunuz? Her damla kan sizin için kaç milyar varil petrol ediyor? Meşruiyetini kaybeden birleşmiş milletler silah düşman ve savaş üretenleri korumak dışında mutabık kaldığımız bir konu var mı? Birleşmiş milletler soykırıma seyirci kalmak dışında hangi konuda birleşmiş? Hala doğal kaynak hırsızlığı, bir başka toplumunun haklarına çökmek için alavere dalavere yapmayı devlet yönetmek ve temsil mi sayıyorsunuz? Bakü Ceyhan boru hattından bu soykırımcı yapıya petrol, gıda vb mal tedariği yapanlar soykırım yapma gücü verenler sizlerde bu kanın ortaklarısınız. Filistin ve Gazze siyaseti ile insanları boşu boşuna aldatmayın. Tümünüz bu vahşiliğe seyirci bu yapıyla ticaret yaptığınız için bu yapının iflahını kesmediğiniz için soykırım suçunun ortağınız. Önder Karaçay
Hayata Dair
Reklam
Bilanço
Sonuncu namzedin kayıt numarası 9377... Cemiyet kurulurken... Bunlar ilkler... Yani beş yıldır inşa edilmekte bulunan Büyük Doğu ruhunun en taşkın sahipleri... O ruhun kayıtsız ve şartsız dâvetine, kayıtsız ve şartsız bir şitap asaletile koştular. Yarın, inşallah, her muvaffakiyet belirdiği ve dâva, kanun yolunda, muazzam bir silindir gibi görünmeğe başladığı zaman, ölçülerimize uygun olarak bize kim gelirse, şüphesiz ki, başımıza taç edeceğız. Fakat ilklerın mânası, yeniler arasında onları sevk ve idare edecek kabiliyette insanlar bulunsa da, daima başka olacak... Bu arada, bazı hususî şartlar yüzünden sesini yükseltememiş olanların hakkını mahfuz tutuyoruz... Anadolunun doksan küsur yerinden ses aldık. Bazı vilâyet merkezlerinden tek ses gelmezken bazı kaza ve hattâ nahiye merkezleri, bize, milyonluk şehirlerin gulgulesile "Evet!" diye bağırdı. Anadoludan gördüğümüz alâka derecesini, şehir şehir, kasaba kasaba, nüfus nisbetlerine göre sıraya koyduk: Birinciliği Gümüşhacıköy aldı. İkinci Urfa, Üçüncü Tavşanlı, dördüncü Haruniye, beşinci Malatya, altıncı Kayseri, yedinci Samsun, sekizinci Ödemiş... Bunların arkasından, nisbet sırasına konmamış olarak, sadece alâka bolluğu ölçüsile, Eskişehir, Afyon, Bursa, Erzurum, İstanbul, İzmir, Ankara geliyor. Ne gariptir ki, (Büyük Doğu), satış ve okunma alâkası bakımından, nüfus nisbetleri mahfuz, birinci derecede Kayseri ve Tavşanlı; ikinci derecede Urfa, Malatya, Konya, Eskişehir, Bursa; üçüncü derecede de Antalya, Adana, Elazığı vesairede muvattaktır. Demek ki, Cemiyet alâkası (Büyük Doğu)nun satışına tam mutabık zuhur etmemiş ve bazı mıntıkalardaki kuvvetli ve şahsiyetli (Büyük Doğu)cular, büyük bir kalabalığı peşlerinden çekmeyi bilmişlerdir. Öyle ki, bazı yerlerde tek tek istekliler bu gibi yerlerdekilerden birkaç misli
Sayfa 35 - (8 Temmuz 1949, Cuma Büyük Doğu Dergisi s.: 18)·Kitabı okuyor
Alıntı
Şunda mutabık kalalım; senin doğrun benim doğrum değil ve senin doğrun, bir an öyle görünse de senin doğrun da değil 
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Alıntı
1900'lü yıllara girerken istisnasız tüm yabancı gezginlerin üzerinde mutabık oldukları konu, Diyarbakır'da en az yirmi hamamın olduğu ve bunların şehrin dört kapısı civarında odaklandığı ve de kente her giren yabancının hastalıklarını kent dışında bırakarak, yıkanıp temizlenerek kente girmeleri yönündedir.
Sayfa 56 - Gelin Tanış Olalım·Kitabı okuyor
Son tahlilde birbirimizle paylaşabileceğimiz tek şey, hepimizin kafasında bazı sorular olduğudur. Bu sorulara yanit arama süreci icinde yollarımız kesişebilir. Sorgulamaktan ve yanıt aramaktan gelen o "tanıdık bakışı birbirimizin gözünde görebiliriz. Ne var ki, o bakışla paylaştığımız ortaklık duygusu arayış deneyiminden ağır bastığı anda, erişilmezin peşinde koşmak için gerekli olan tüm özgürlüğü de yitirmiş oluruz. Artık özgür değilizdir. Ait olmakla, mutabık oluruz. Fikir birliği bizi birbirimize kaynaştırır. O zaman da, yalnızca aynı soruları sormaya başlamaz, aynı zamanda aynı cevapları arar, hatta aynı kitapları yazarız.
Sayfa 178 - İletişim Yayınları
Reklam
Reklam