10/10
·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 23:40
Kuyuda Biri Var~Tuğçe Şifa ZORLU “Yolda yürürken mütebessim bir çehrenin verdiği selam hangimizin gönlünü güzelleştirmedi ki.” Çok duygulu, çok naif bir o kadar da berrak bir kitap. Tam bir başucu kitabı. İncecik ama çok derin. Hepimiz düşünürüz kuyuya düştüğümüzü. Hepimiz kaybolduk çünkü o kuyularda. Birinin kuyuda biri var diye bizim yerimize bağırmasını çok istedik belki. Velhasıl hepimiz hastalandık değil mi? Hepsine cevap veriyor bu kitap. Hasta kalpleri sevgi iyileştirir. Bir güleryüzün bir selamın nelere sebep olacağını bilemezsin diyor. Konuşuyor seninle sanki. Dertleşiyor derdini alıyor ağrı kesici veriyor sanki. Zamanın da mekanın da sahibini hatırlatıyor. Rabbimizin karşısına geçtiğimizde yüzümüz olmalı diyor. Daha neler diyor neler? Okumadan beni anlayamazsınız. İnanın bana. Öyle kıymetli bir kitap ki tahlili sabah namqzında yapıldı nasıl nasipli ordan anlayın.
1000Kitap
Kuyuda Biri VarTuğçe Şifa Zorlu · Aşina Yayınları · 202663 okunma
Nezih Uzel’in Ardından: Bir Zamanlar İstanbul
7/10
·240 syf.··
2026 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 22:36
Nezih Uzel sadece yorumuyla değil icra ettiği eserlerle ruhuma hissettirdiği canlı duygulardan dolayı severek dinlediğim bir isimdi. Kitaplığımda uzun süredir eşref saatinin gelmesini beklediğim bu eseri okumak nihayet şimdiye nasip oldu. Tasavvuf ve musiki alanlarındaki çalışmalarının yanısıra entelektüel bir gazeteci olan Uzel, 1987-1993 yılları arasında yazdığı köşe yazılarından oluşan bu eseriyle bizi 1980 yıllarının Türkiye'sine ve özellikle de o dönem İstanbul'una götürüyor. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecine bizzat şahitlik etmiş bir aydının gözünden bakarak، ülkemizin bu süreçten olumlu ve olumsuz anlamda nasıl bir değişim ve dönüşüm geçirdiğini daha iyi anlamamızı sağlayan eserin aynı zamanda olaylar, kişiler ve mekânlar hakkında net bilgiler sunması açısından da önemli bir vesika olduğunu düşünüyorum. Nezih Uzel'in samimi ve kendine has tatlı üslûbunu hep biraz "melâmi meşrep" bulmuş ve bu hâlin ona çok yakıştığını düşünmüşümdür. Onu dinlerken yüzümüzde istemsizce oluşan tebessüm de sanırım onun ruhundaki bu melâmet neşesinin tezahürü. Tüm eseri onun sesi ve mütebessim çehresinin hayali eşliğinde, karmaşık duygularla; zaman zaman eski İstanbul'a imrenerek, bazen yaşanan olaylar karşısında şaşırarak ama en derinlerde, gereken kıymeti veremediğimiz ,koruyamadığımız kültür ve sanat eserlerimizin , mimarimizin bozulan dokusu için üzülerek okudum. Okuyan herkesin de benzer duygularla o eski günlerin kokusunu içine çekeceğini düşünüyorum. Vesselam Dersaadet'ten İstanbul'a
Dersaadet'ten İstanbul'aNezih Uzel · Ketebe Yayınevi · 202516 okunma
Reklam
Puan vermedi·133 syf.··
2019 56. kitabı
Her gün 6:27 treninde kağıt dönüşüm fabrikasından arda kalan birbirinden bağımsız sayfaları yüksek sesle okuyan Guylain Vignolles’i dinlerken aynı vagonda yolculuk yapma arzusu uyanıyor insanın içinde. Sonra dinleyicilerin yüzünde oluşan o mütebessim çehre gelip yerleşiyor yüzünüze. Yarım kalan öykülerin tamamlanışı başlıyor zihninizde.. . Hikaye kağıt geri dönüşüm fabrikasında isteksizce çalışan Guylain ile başlasa da, hayatın içinden kesitlerle masalsı bir havada geçiyor olaylar. Fabrikada bacaklarını kaybeden Guiseppe’nin o gün yeniden baskıya giren kitapları toplayarak bacağını tamamladığını düşünmesi ve bunu hayatının gayesi haline getirmesi.. . Sürekli veciz cümleler kurarak konuşan Yvon’un, kendine ihtiyarlardan oluşan bir dinleyici kitlesi bulmasındaki sevinci.. . Tuvalet temizleyen kızın yazdığı günceleri içinde barındıran usb’yi trende düşürmesi üzerine 6:27 treninde okunan sayfaların daha da keyifli ve ilgi çekici bir hal alması.. . Her karakterin abartısız, sıradan ama insanı etkileyen bir yanının olması, konunun merak uyandırması, akıcı betimlemeleri ve tatlı biten sonuyla; #hunharcaokuyanlarkulubu ile yine nekadar isabetli bir tercih yaptığımızın göstergesi oldu. . Fransız yazar Didierlaurent; edebiyat fenomeni olarak kabul edilen bu ilk romanıyla bir çok ödül kazanmış ve kısa sürede 29 dile çevrilmiş. #canyayınları ile 2017de dilimize kazandırılan bu eseri büyük bir keyifle okudum. . Herkesin kitap okumaya bir başlama hikayesi var, kimi trende bir kaç nüshayı yüksek sesle okurken kimi dinlemeyi sevdi bu kitapta.. Peki sizin hikayeniz nasıl başladı?
6.27 TreniJean Paul Didierlaurent · Can Yayınları · 20171,337 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 90. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 08:54
Merhabalar Padişah ve Kayıkçı, iki tarafı da Türkçe olup birisi günümüz alfabesiyle diğeri ise eskimez yazı ile basılan bu eser, hikayeleriyle yüzde mütebessim bir ifade bırakırken aynı zamanda da Osmanlıca okuma noktasında pratik yaptırıyor. İlgi duyanlara faydası olacağı kanaatindeyim. Kitapla kalın...
1000Kitap
Padişah ve KayıkçıKolektif · Hasbahçe · 202261 okunma
BAŞKANIN ADAMLARI YA DA KALBİNİ KAYBEDENLERİN ŞARKISI
Puan vermedi·192 syf.··
2025 9. kitabı
Başkanın Adamları BAŞKANIN ADAMLARI YA DA KALBİNİ KAYBEDENLERİN ŞARKISI Mustafa Kutlu Başkanın Adamları Mustafa Kutlu’nun Dergâh Yayınlarından Mayıs 2024’te çıkan son hikâye kitabıdır. Kutlu 2018’te yayımladığı Sevincini Bulmak adlı hikâye kitabının ardından geçen altı yıl aradan sonra yayımladığı yeni hikâye kitabıyla okurları ile buluştu. Bu altı yıllık arada Mustafa Kutlu gibi velûd bir kalem boş durmadı tabii ki. Hikâyeye ara verdiği bu dönemde Mustafa Kutlu dördü deneme ve üçü gezi yazısı olmak üzere toplamda yedi kitap yayımladı. Ama biz biliriz ki hikâyenin yeri Mustafa Kutlu’da farklıdır. Hikâye Kutlu’yu bilir, Kutlu’da hikâyeyi. Kitap, Kutlu’nun 2000 yılında yayımladığı Uzun Hikâye’yle başladığı ve bugün hâlâ devam ettirdiği, tek hikâyelik uzun hikâyelerinden biridir. Bir kitabın başlığının, kapağının ve ilk cümlelerinin Mustafa Kutlu için önemli olduğunu biliriz. Kapağa baktığımız zaman kitabın kapağı oldukça dikkat çekiyor ve okuyucuda merak uyandırıyor. Kitap kapaklarını kendi tasarlayan Kutlu’nun bu eserinin kapağı da özene bezene yapılmış. Kapakta yer alan altı kişinin silueti ve arka tarafta tozu dumana katmış olan hayvan sürüsü kitabı elimize aldığımızda bizi düşündürmüyor değil. Kitabın ismine gelince Başkanın Adamları… Bir gizemi içinde saklıyor sanki. Kim bu başkan ve adamları diye düşünmeden edemiyoruz. Kitabı merakla bir an önce açıp okumaya başlıyoruz. Çamlıpınar Belediye Başkanı Şemsettin Bilen’in evinde başlayan hikâyeye Mustafa Kutlu “Bu arkadaşı hatırladınız umarım.”şeklinde okuyucusuna bir hatırlatma yaparak başlar. Şemsettin Bilen’in 2003’te yayımlanan Tufandan Önce kitabının önde gelen simalarından olduğunu ve oradaki diğer kişilerinden yeri geldikçe sahneye çıkacağının bilgisini verir. Mustafa Kutlu’ya göre bu durum tanıdık bir kadronun yeni
Başkanın AdamlarıMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 0602 okunma
Puan vermedi·246 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
🅻O🅺🅼A🅽 🅷🅴🅺🅸🅼. 🅴🅵🆂A🅽🅴🅽🅸🅽 🅽🆄🆁🆄 Bir efsanenin izinden yürümek neye benzer, hiç düşündünüz mü? Şahmeran’dan sonra sanmıştım ki sırlar sona erdi. Meğer her sır, başka bir kapının kilidiymiş. O kapıyı, üçlemenin ikinci kitabı olan Lokman Hekim: Efsanenin Nuru ile araladım. İlk kitap, bir çocuğun ninesinden dinlediği Şahmeran efsanesiyle başlamıştı. Yarısı yılan, yarısı kadın; doğanın sırlarını bilen, insana zarar vermeyen ama insandan çok çekmiş bir bilgelik simgesi. Camsab ile birlikte bu efsaneyi yaşamıştık. Ona kalan miras, yani ölümsüzlük ve bilgelik tohumları, yıllar sonra yeşerip Lokman’a dönüşüyor. Babasından kalan siyah kaplı defterin bununla ne kadar ilgisi var bilinmez ama bence bazı yazgılar doğuştan yazılır insanın kaderine. Lokman’ın yolculuğu dışarıdan bakıldığında efsane gibi: Bitkilerle konuşan, hastalara şifa veren, ölümü bile kandıran bir adam. Ama aslında bu bir uyanıştır; kendi özünü, ruhunun ölümsüzlüğünü hatırlayış. O, sadece bedenin değil, hakikatin, sevginin ve hikmetin ölümsüzlüğünü arayan bir bilgedir. Allah’ın hikmetle donattığı, Cebrâil’i görmüş, ölümsüzlüğün sırrını arayan mütebessim bir doktor… Her sözü kalbime şifa gibi indi doğrusu. Bu anlatı, basit bir masal değil. Masallar, unutulmuş hakikatlerin örtüsüdür. Şahmeran kadim bilginin ve sezginin sembolüyse, Lokman da onun çağlar boyu taşıyıcısı olmuştur. Efsanenin Nuru kalpte saklıdır ve bu kitap ruhumuzdaki aynayı parlatır. Lokman Hekim sadece bir hekim değil, hakikatin peşinden giden bir bilgedir. Bu efsanede bize eşlik eden sır dolu bir kutu, beyaza dönen simsiyah taşlar ve yeni yolculuğumuzda Lokman ile birlikte bize eşlik edecek Kürşat… Yolumuz Kaf Dağı’na uzanacak belli. Gökyüzünde kanat çırpan bir Anka Kuşu var sanki… Yeni efsaneye ben hazırım, ya siz?
Lokman Hekim Efsanenin NuruHatice Üzgül · Yaren Kitap · 202568 okunma
Reklam
Reklam