Dini Konularda Kendini Kandırmanın 40 Yolu
Dini yükümlülüklerini yerine getirmemek için hem kendini, hem de çevresini kandırmada her türlü kurnazlığa aklı eren ama Allah'ın apaçık emir ve delilleri karşısında kör, sağır ve dilsiz kesilen insan. Allah'ın tüm uyarılarına rağmen şeytanın adımlarını izleyen, kendisini Allah'a beğendirmesi gerekirken Allah'tan başka herkese kendini beğendirme derdine düşen insan. Zaten bir gün kaçınılmaz olarak yüzleşeceğimiz hatalarımızla hemen yüzleşmek varken bunu ertelemek neden ve nereye kadar? 1- Benim Kalbim Temiz "Benim kalbim temiz" ifadesi sıklıkla karşılaştığımız bir cümledir. Hatta bu durum öyle boyutlardadır ki neredeyse kalbi temiz olmayan tek bir kişinin bile var olmadığını düşünebilirsiniz. Şüphesiz insan için en tehlikeli olanı, kalbinin temiz olduğu iddiasıyla dini buyrukları dikkate almamasıdır. Bunun için ileri sürülen bahaneler genellikle "Ben namaz kılmam, oruç tutmam, ama kalbim temiz" şeklindeki yaklaşımlarla ibadetleri önemsizleştirme ya da dinin tüm emir ve yasaklarını "Allah'ın insanlardan istediği temiz bir kalbe sahip olmaları değil mi?" şeklindeki kişisel anlayış ve yorumlara dönüştürmekle gösterir kendini. Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: 'Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman, hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkarmayın; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur.' Ayette de dikkat çekildiği gibi kimse kendini temize çıkartmaya çalışmamalıdır. 2- Dinlerin Özü İyiliktir İnsanı gaflete düşüren ve kendini kandırmasına sebep olan bir diğer yanılgı ise, kalp temizliği iddiasına benzer şekilde tarih boyunca gelen tüm dini buyrukların iyiliğe
Hayat ve İnsan
Cami | el-Cami İsminin Anlamı El-Cami’ ismi; toplamak, bir araya getirmek, birbirine katmak, yaklaştırmak anlamlarına gelmektedir. Cami’ isminin ıstılah anlamı: Cami’; bütün mükemmellikleri zat, vasıf, fiil ve isim olarak kendinde toplayandır. Cami’; birbirlerine benzeyen varlıkları bir araya getirendir. İnsanları yeryüzünde toplamıştır. Cami’; birbirinden farklı varlıkları bir araya getirendir. Gökleri, ayı, denizi, havayı, bitkileri, hayvanları, madenleri bir araya toplamıştır. Cami’; birbirine zıt olan varlıkları bir araya getirendir. Soğukla sıcağı, erkekle dişiyi, gece ile gündüzü, yaş ile kuruyu bir araya getirmiştir. Cami’; ruh ve cesedi bir araya getirendir. Cami’; kalpleri ve dostları birleştirendir. Cami’; cennette bütün mü’minlerin kalplerini birleştirendir. Cami’; cennette iman edenler ile onların zürriyetlerini birleştirendir. Cami’; mü’minleri Kur’an ile birleştirendir. Cami | el-Cami Dualar ve Zikirler EL-CÂMİ isminin zikri (114) adettir. Zikir saati Müşteri; zikir günü Perşembe’dir. Perşembe sabah gün doğarken ve ikindi namazı sonrası bu esma zikredilebilir. Gece oku­malarında ise tam gece yarısı okunur. Cami | el-Cami esmasıyla yapılacak Dualar:
Din
Reklam
BİRİNİN ALINTISINI/İLETİSİNİ ALINTI YAPIYORSANIZ, YORUMU HERKESE AÇIK YAPIN Kİ CEVAP VERELİM, REDDİYENİZE. REDDİYENİZDEN Mİ EMİN DEĞİLSİNİZ, KARŞI TARAFI ALINTI YAPMANIZA RAĞMEN KONUŞMASINI MI İSTEMİYORSUNUZ? (Bu nasıl bir mantık) Kitapta Maide Suresi örnek verilmemiş! Kitabı belli ki okumamışsınız. Okumadan bu yargı, cahil cesareti sadece. Şefaat ayetlerde de nettir; yalnız Allah’tan “istenir”!!! Yalnız Allah’tan “istenir”!!! Şefaat yok demiyor kimse; Allah’tan isteriz. Hesap gününde Rabb’imizin izin verdiği takdirde şefaat edilir. Biz sanki şefaat “yok” diyormuşuz gibi lanse ediliyoruz. Buradaki amaçlarınız ne? Sayfaların hepsini okumadan bu yargıya vararak nasıl bir mantık paylaştığınız, alıntıda da bir nevi aynı şeyi anlatıyor. Paylaştığım sayfalarda da bazı şeyler var; neden anlaşılmak istenmiyor? Siz tam olarak ne istiyorsunuz, anlamış değilim. Siz ve sizin gibi düşünenler şefaati direkt şeyhinizden istemek istiyorsanız, buyurun isteyin. Hesap Allah’ındır. Ben bu konuda hesap vermeyeceğim, siz vereceksiniz. Ben yanlışı gördüm ve paylaştım. Yanlışı gördükten sonra bunu söylemeyelim mi? Hakkı öğrenip saklayamazdım. Hak ile batılı ayırt etmeliyim; Allah’ın (cc) gece ve gündüzü ayırt ettiği gibi. Hz. Ömer رضي الله عنه dediği gibi. Ayrıca örnek verdiğiniz kişi Mahmut Ustaosmanoğlu!!! (Onun kitabından) Kitaplarınızdan bazı örnekler vereyim: 1. Şeyhin şeklini hayal etmek, düşünmek, Hakk’ın zikrinden daha fazladır. Kaynak: Mahmud Ustaosmanoğlu, İrşad’ül Müridin, s.101 Kendini zikirden daha evla gören beşer… Subhanallah. Ayet: “Onlar ki iman edip kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain/huzur ve güven içinde olanlardır. Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ın zikriyle mutmain olur.” (13/Ra’d, 28) Kur’an’da, Sünnette, İslam’da herhangi bir beşeri hayal etmek ibadettir’in
Din
Gönderi kullanım dışı
Nefis yenilmeden zafer kazanılmaz köle olacaksan seni var edeni ara Onu bul eğer bulur isen sadece ona boyun eğ ve Onun kulu ve kölesi ol başkasının değil İlyas Ateş İnsan en büyük esaretini nefsine itaat ettiği zaman en büyük hürriyetini ise tam bir teslimiyet ile Cenabı Hakka lebbeyk dediğimiz zaman başlar değerli kalem sahininde dediği gibi madem birine köle olmamız gerekiyor o halde bizi var edene lebbeyk diyelim onun kölesi abdi olup ona secdemiz ile lebbeyk Allahümme lebbeyk diyebilelim insan tam bir teslimiyet ile ona boyun eğmeden iman etmiş sayılmaz Özgürlük diyince aklıma iskoçyalı William Wallace ın filmi cesur yürek geliyor son sahne freedoomm freedoomm diyip işkence görürken özgürlük diyen sesi gökte yankılanıyordu değerli kelam ehli İlyas Ateşin dediği gibi insan Özgür kalmadıkça kendi düşüncelerini asla ifade edemez ve buda başka bir köleliktir asıl hürriyet insanın nefsini terkedip kendini Cenabı Hakka teslim olmasıdır William Wallace Her insan ölür, ama her insan gerçekten yaşamaz diyor insanın gerçekten yaşayabilmesi tüm kötü duygu ve düşüncelerden arınmasına bağlıdır tüm kötülüklerin kaynağı kendi nefsimizdir çöle inen nur kitabında üstad Necip Fazıl İnsan olarak, hürriyetini bulmak isteyen, hakikate esir olsun diyip noktayı koyuyor en güzel galibiyet Lâ ilahe illAllah diyip Nefis ejderhasını yenebilmektir nefis yenilmeden düşmana karşı galiyet yoktur Güzel seçim yaptırsın Allah Teala Düğünlerde çekilen her zaman halay değil Eşi güzel olanlar bu dünyada gülmüşler, Kemal DOĞANAY Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyor demektir diyor İlber Ortaylı ancak ne yazıkki içi gülmeyenin yüzü gülmüyor ve fotoğraflara kimi zamanda hüzün yansıyor siz değerli kalem sahibinin dediği gibi düğünlerde çekilen her zaman halay
Din
Cami | el-Cami İsminin Anlamı El-Cami’ ismi; toplamak, bir araya getirmek, birbirine katmak, yaklaştırmak anlamlarına gelmektedir. Cami’ isminin ıstılah anlamı: Cami’; bütün mükemmellikleri zat, vasıf, fiil ve isim olarak kendinde toplayandır. Cami’; birbirlerine benzeyen varlıkları bir araya getirendir. İnsanları yeryüzünde toplamıştır. Cami’; birbirinden farklı varlıkları bir araya getirendir. Gökleri, ayı, denizi, havayı, bitkileri, hayvanları, madenleri bir araya toplamıştır. Cami’; birbirine zıt olan varlıkları bir araya getirendir. Soğukla sıcağı, erkekle dişiyi, gece ile gündüzü, yaş ile kuruyu bir araya getirmiştir. Cami’; ruh ve cesedi bir araya getirendir. Cami’; kalpleri ve dostları birleştirendir. Cami’; cennette bütün mü’minlerin kalplerini birleştirendir. Cami’; cennette iman edenler ile onların zürriyetlerini birleştirendir. Cami’; mü’minleri Kur’an ile birleştirendir. Cami | el-Cami Dualar ve Zikirler EL-CÂMİ isminin zikri (114) adettir. Zikir saati Müşteri; zikir günü Perşembe’dir. Perşembe sabah gün doğarken ve ikindi namazı sonrası bu esma zikredilebilir. Gece oku­malarında ise tam gece yarısı okunur. Cami | el-Cami esmasıyla yapılacak Dualar:
Din İslam
‮بِسْمِ ‬‮اللّٰهِ ‬‮الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ‬ ‮سَبَّحَ ‬‮لِلّٰهِ ‬‮مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ⁠ۚ   وَهُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ ‬‮﴿‭١‬﴾‬‮ ‬ 1. Göklerde ve yerde var olan her şey, daima Allah’ın sınırsız kudret ve azametini övgüyle anarak yüceltmektedir. Şu muhteşem kâinat nizamı içerisinde yer alan her varlık, kendisini yaratan Sanatkârın her türlü kusur ve noksanlıktan uzak olduğunu vicdanlara haykırmakta, O’nun sınırsız ilim, kudret, merhamet, hikmet, iyilik, güzellik, adalet gibi yüce vasıflarını gözler önüne sermektedir. Eğer çevrenizdeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursanız, her zerresinin Allah’ı zikrettiğini göreceksiniz. Gerçekten O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen ve hükmüne karşı konulamayan Yüce Yaratıcıdır. İşte kudret ve hikmetinin bir örneği olarak: ‮لَا يَسْتَـوٖٓي اَصْحَابُ النَّارِ وَاَصْحَابُ الْجَنَّةِ⁠ۜ   اَصْحَابُ الْجَنَّةِ هُمُ الْـفَٓائِزُونَ ‬‮﴿‭٢٠‬﴾‬‮ ‬ 20. Bunun içindir ki, cennet halkıyla cehennem halkı asla bir olamaz. Dünyada ve âhirette kurtuluşa erecek olanlar, ancak cennet halkıdır. Fakat bunu hak edebilmek için, yeryüzünde Allah’ın hükümlerini uygulamakla görevli bir kul olarak taşıdığınız sorumluluğun bilincinde olmanız ve kulluk görevinizin ifasında Kur’an’ın yerini, önemini ve değerini çok iyi idrak etmeniz gerekir. Gerçekten bu Kur’an’ın ruhlar üzerinde öyle bir ağırlığı, öyle bir gücü ve etkisi vardır ki: ‮لَوْ اَنْزَلْنَا هٰذَا الْقُرْاٰنَ عَلٰى جَبَلٍ لَرَاَيْتَهُ خَاشِعاً مُتَصَدِّعاً مِنْ خَشْيَةِ ‬‮اللّٰهِ⁠ۜ ‬‮  وَتِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ ‬‮﴿‭٢١‬﴾‬‮ ‬ 21. Eğer Biz bu Kur’an’ı siz insanlara değil de, bir dağın üzerine indirseydik, o koskocaman dağın Allah korkusuyla ezilip paramparça olduğunu görürdün. Ama ne
Araştırma-İnceleme Tarih
Reklam
Reklam