9/10
·92 syf.··
2025 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 15:26
Hayat askında ying ve yang gibi değil mi? Tüm tezatlar bir arada ve bir bütün şeklinde. Tıpkı mutlu olmak ve mutsuz olmak gibi... Kitapta mutlular ve mutsuzlar şeklinde kutuplaştırarak aslında insanların hayata bakış açısı üzerinden yorumlara yer verilmiş. Modern hayatta mutlu rolü yapan aslında içten içe mutsuz insanların sürekli bir depresyonda değil yapı olarak melankolik oldukları üzerinde durulmuş. Melankolik olmakla kronik depresyon arasındaki farka bence yeterince değinilmemiş ve spesifik örneklere yer verilmemiş. Size umut ışığı olacak tarzda bir kitap değil. Ancak kitabı okuduğunuzda evet ya ben de melankolik bir insanım veya ben de hep bir an mutlu olduktan sonra çok mutsuz oluyorum gibi şeyler düşünmenize neden olacaktır.
1000Kitap
Mutsuz OlmakWilhelm Schmid · İletişim Yayınevi · 20206,3bin okunma
10/10
·542 syf.··
2024 145. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2024 18:54
"DEHLİZ" "Hepsi aynı demişti, ölü bedenleri kastederek. "Ruhlar çekildikten, bedenler soğuduktan sonra herkes birbirine benziyor; soğuk dönük ve ruhsuz. En neşeli insanların bile suratı asık . En mutlular ile en mutsuzlar, en güzeller ile en çirkinler, en zenginler ile en fakirler... Hepsi ama hepsi öldükten sonra aynı." Benim adım Eks. Bugün hiç olmadığım kadar ölüme yakınım. Bugün, doğumumun değil, ölümümün yirmi dokuzuncu yıl dönümü. Tekrar tekrar öldüğüm, her defasında yeniden doğduğum tam 29 sene… Benim gibi ölü doğanlar için ölüm, bir son değildir; bir alışkanlıktır. Dahası, bir bağımlılıktır. Ben, ‘Ölü Doğanlar Derneği’nin bir ferdiyim. Derneğimize üye olmanın tek şartı ölebilmektir. Çünkü ölmek bir kabiliyet ister; azim, irade ve sabır ister. Tekrar tekrar denemek ister. Ölmek ve ölü kalabilmek için mücadele etmek zorunluluktur. Bu bir savaştır. Ve bu savaşta ölen kazanır, hayatta kalan kaybeder. Vücuduna aldığın darbeler, kazandığın nişanelerdir; bedeninde asılı kalan ve seni bir üst rütbeye taşıyan ganimetlerdir. Ölüler ordusunda yükselmenin yolları farklıdır. Bazen kesici bir cisimle bileklerine indirdiğin darbeler, seni emrin ve komuta zincirinin özel bir yerine taşıyabilir. Her yara, her iz, bir nişane… Bir başarı. Biz, Ölüler Ordusu’nun savaşçıları, ölmek için savaşırız; öldükçe diriliriz, dirildikçe ölürüz. Bu döngü, sebebimiz tükenene dek devam eder. Ölmemek için mi sebebim var? Bunu merak ediyorsunuz, biliyorum. Sabredin, çok yakında cevabını alacaksınız. Bazen bir kitap, sadece bir hikâye anlatmaz; aynı zamanda düşündürür, sorgulatır ve okuru kendi iç hesaplaşmalarına sürükler. İşte X(Eks)’in hikâyesi tam da böyle bir yolculuk. “Dehliz” deyince aklınıza karanlık bir boşluk gelmesin. İçine girince benzese de, dışarıdan bakınca Dehliz, ilim ve irfan
Edebiyat
DehlizAres Kharon · Ritim Sanat Yayınları · 202341 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kişisel gelişim tadında gerçek hayattan bir kitap...
Puan vermedi·258 syf.··
2024 41. kitabı
·
65 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 17:54
Normalde pek kişisel gelişim kitapları okumam. Ama bu kitap bende öyle bir etki bıraktı ki başucu kitabı tadında geceleri okuyup üzerinde düşünüp uyguladığım ve gerçekten hayata bakış açımı değiştiren bir tat bıraktı. Aslında kitabın özü bir tek kelime ile açıklanabilir. "Ne düşünürsen o olur." Başkaları için bile iyi şeyler, güzel şeyler düşünmek aslında "evrenin" sana geri dönüşünde pozitif şeyleri getirmesini sağlıyor. Ve evet düşünüldüğünde insanların hayatları ikiye ayrılıyor. Mutlular ve mutsuzlar... Neden mutlu olanlardan ve hayatımıza mutluluk çekenlerden olmayalım ki. Yazarımız gerçek hayatında yaptığı tüm çalışmalarını güzel bir üslupla gerçeği yansıtarak bizlere aktarmış. Bence özellikle kişisel gelişim kitapları arayanlar ve hayattan bir şeyler koparmak isteyenler için güzel bir kitap olabilir. Sevgilerimle...
Edebiyat & Roman
Bilinçaltının GücüJoseph Murphy · Koridor Yayıncılık · 200918,5bin okunma
7/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2023 132. kitabı
Merhaba Bugün sizlere @ritimsanat.yayinlari ’ndan Ares Kharon kaleminden Dehliz Karanlığın Doğuşu adlı kitabı ile geldim. Kitabımız karakterimizin kendini anlatması ile başlıyor,benim adım X (Eks)diyerek devam ediyor. X diye hiç isim olur mu? Hatta ölümümün 29. yıl dönümü ve Ölü Doğanlar Derneği’nin bir ferdi,tekrar tekrar örüp dirildiği için adına X diyor.Ölen kazanıyor hayatta kalan kaybediyor. İnsanları,yaşamı,hayatı,ölümü kısacası her şeyi sorgulayan karakterimiz X bir hukuk öğrencisi,dersleri ile de çok ilgisi olmayan karakterimizin arkadaş çevresi de yoktur bir asosyaldir kısacası. Okulda öğrencilerin bölünüp farklı farklı bir çok grup kurduklarını ve bu grupların okul düzenini bile etkilediğini düşünün ve hiçbir grubu yaklaşmadan tek başına kendi halinde X ‘i düşünün. Antisosyaller,Siyasallar,Bağımlılar,Burjuvalar,Bilgeler,Dindar ve Yalancılar hepsi de X ‘i kendi grubuna ister. Sizce X bir gruba dahil olacak mı? Katılırsa sizce hangi grubu seçecek? Okuldaki bu grup yönetim düzenini bozabilir mi?Üstünden ölü toprağı atmasını sağlayan Tuana ile neler olacak? Kitabı ilk eline alıp okumaya başladığımda beni neler bekliyor acaba diye düşünmedim değil çünkü kurgu hakkında hiçbir tahminde bulunamadım,bu yüzden daha bir merakla çevirdim sayfaları. Tam 542 sayfa,ölüler diyarına harika bir yolculuk.Yazarımızın kalemini çok sevdim anlatımı,betimlemesi,kurgusu,akıcılığı,mizahi dili kesinlikle çok iyiydi. Mutlaka okumanızı tavsiye ederim “En neşeli insanların bile suratı asık.En mutlular ile en mutsuzlar,en güzeller ile en çirkinler,en zenginler ile en fakirler… hepsi ama hepsi öldükten sonra aynı. ‘O zaman ne anlamı var’ dedim kendi kendime,diğer insanlardan bir farkım olmayacaksa ne anlamı var? Ne anlamı var yaşamanın,nefes almanın;ne anlamı var çalışmanın,mücadele
DehlizAres Kharon · Ritim Sanat Yayınları · 202341 okunma
7/10
·512 syf.··
2023 29. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 00:00
On sekiz yaşındaki Stella kendisinden 15 yaş büyük bir adamın vahşice öldürülmesinden sorumlu tutulur.Saygın bir ailenin sıradan bir kızıdır.Karanlık işler peşindeki bir iş adamını bırakın öldürmeyi,tanıması için bile neden yok gibidir. Baba, ortaya konan onca kanıta rağmen kızının masum olduğuna inanıyor.Anne ise kimsenin doğru söylemediğini düşünüyor ve geleceğe dair hayalleri konusunda umutsuzluğa kapılan genç kız, ne kadar ileri gidebileceğini kimsenin anlamadığına inanıyor… “Çok kısa bir süre önce son derece sıradan bir aileydik.Şimdi ise acımasız spot ışıklarının altında hapsolduk” diye cümle kuruyor anne. ‘Sıradan bir aile’ derken ne kastediliyor? Sıradanlık ne demek oluyor? Gelir seviyesi yüksek bir aile mi sıradandır yolda düşük bir aile mi? Mutlular mı yoksa mutlu olduklarını sanıyorlar yoksa tamamen mutsuzlar mı? Tanınmış bir aile mi yoksa herkesten uzak sakince yaşamını sürdüren bir aile mi? Anne ve baba peki? Baskıcılar öı yoksa rahat mı?Gğvenen veya güven veren? Çocuk peki, o bir aileyi nasıl sıradan gösterebilir? Notlarıyla gurur duyulması mı yoksa derlerin hayatını etkilemeyeceğini düşünüp umursamaması mı?Sessiz, sakin,kavgacı…Hangi etkenler varsa sıradan bir aile olunur? Kitabı 3 Farklı karakterin ağzından okuyoruz ilk kısım babanın ağzından, ikinci kısım Stella yani kazım ağzından, üçüncü kısım da annenin ağzından. Üç
Neredeyse Sıradan Bir AileM. T. Edvardsson · Martı Yayınları · 2021188 okunma
Görmezden Gelinenlerin Öyküsü
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2021 22:00
Irene Nemirovsky’nin ve Can Yayınları Lacivert Klasikler serisinin okuduğum ilk kitabı, Don Juan’ın Karısı. Kitap, konsept gereği fazla uzun olmamasına rağmen içerisinde Nemirovsky’nin iki adet öyküsüne ev sahipliği yapıyor. İlk öykümüz, aynı zamanda kitaba da adını veren “Don Juan’ın Karısı”. Bu hikâyede esasen mutsuz bir çiftin çıkarlara dayalı zoraki evliliğini, zamanında onların yanında çalışmış olan bir hizmetçinin geriye bıraktığı mektuplarından öğreniyoruz. Bir tarafta doyumsuzluğu, paragözlülüğü ve çapkınlıklarıyla ünlü Mösyö; öbür tarafta da kendi annesinin gözünde bile hiçbir değeri olmayan, hayatı boyunca kocası dahil hiçbir erkek tarafından çekici bulunmamış olan Madam Nicole. Uzun yıllar boyunca kocasının her türlü kaçamağını ve Mösyö’nün dahi gizlemekten çekinmediği tek gecelik ilişkilerini sineye çeken Nicole’ün hayatı adeta bu Don Juan’ın “şanının” gölgesinde geçmektedir ve herkesin gözünde silik, soğuk, duyarsız bir karakter olarak hafızalara kazınmıştır. Aslında olay örgüsünün en can alıcı kısmı da Madam’ın etrafındaki herkes tarafından hor görülmesi ve göz ardı edilmesiyle başlıyor. Hikayenin sonlarında Nicole’ün aslında yıllardır kocasının yanında çalışan bir görevliyle ilişkisi olduğunu, yıllarca ona finansal destek sağladığını ve bunun karşılığında da içindeki sevgi açlığını biraz olsun onunla gidermeye çalıştığını öğreniyoruz. Hatta Nicole’ün bu adama olan tutkusu ve zaafı öylesine derin ki, nihayetinde kocasını öldürüp hapse düşmeyi dahi göze alabiliyor. Bu kısa ama çarpıcı eserde yıllarca aşağılanmış, salak yerine konulmuş ve etrafındaki hiç kimsenin ondan böylesi bir eylemi beklemediği “silik” bir karakterin kendi içinde ne fırtınalar yaşadığını ve gerektiğinde inandığı değerler veya hissettiği duygular uğruna bütün hayatını, soyluluğunu,
1000Kitap Gerçek Okurlar
Don Juan'ın KarısıIrene Némirovsky · Can Yayınları · 2021453 okunma